"Olay Yeri Stadyum"

Futbol, dünyada en çok ilgi

gören spor dalı... Ancak,

statlardan ırkçılık, şiddet ve

ayrımcılık dolu kitlesel

dalgalar yayılıyor. Basel'de

açılan bir sergi, futboldaki

vahşete varan şiddeti gözler

önüne seriyor. >>>

 

Söyleşi: Prof. Peter

Albrecht

Göçmenler daha mı fazla

suç işliyorlar?

«Hakimlik deneyimlerime

dayanarak bundan çok,

yabancı kadın ve erkeklerin,

İsviçreli nüfusa göre daha

sert cezai yaptırımlara maruz

kalarak zarar gördüklerini ve

hatta farklı uygulamalara tabi

tutulduklarını söylemek

isterim.» >>>

 

Çaresiz kaldığımızı

sandığımız durumlarda

uzanan bir yardım eli

Yardım hattı- Telefon 143

Yaşamınızda yakınlarınızla

paylaşamayacağınız bir şey

yaşıyorsunuz. Birileriyle

konuşmak ihtiyacı içindesiniz,

ama buna cesaret

edemiyorsunuz. Ya da

çevrenizde böyle biri yok.

>>>

 

İsviçre'den, günde bir ton

altın satışına devam

BERN. (26.09.03) Merkez

Bankası, ihtiyaç fazlası 1'300

tonluk altın stokunu eritmeye

devam ediyor. İsviçre

frankının değerinin altına

bağlı olarak belirlendiği

geleneksel mali politikanın

terk edilmesinin ardından

başlatılan uygulamayla

bugüne kadar 886 ton altın

satıldı. >>>

 

snc fotoğraf arşivi

Dış Politika, İç Politika,

Göçmenlik, Entegrasyon

ve ...

Fotoğraflar internete göre

düzenlenmiştir

orijinaller için:

info@sncweb.ch

tüm fotoğraflar: ©2003 snc

>>>

30 Eylül 2003

"Çocuklar, cinsel tatmin aracı

olamaz!"

"Beyaz Yürüyüş"ün yankıları

sürüyor

BERN. (30.09.03) Geçtiğimiz hafta sonu, İsviçre'nin 12

kentinde binlerce insan, başta

pornografik bir nesne olarak

kullanılmaları olmak üzere

çocuklara karşı yapılan çirkin

davranışları protesto etmek için

sokaklardaydı."Beyaz Yürüyüş"

olarak adlandırılan gösterilerin

kamuoyundaki yankıları sürüyor.

"Marche Blanche" (Beyaz Yürüyüş):

Çocuklar seks oyuncağı değil!

 

Silahsız askeri tatbikat

BERN. (30.09.03) İsviçre Savunma Bakanlığı’nın verdiği bilgiye göre, Birleşmiş Milletler Örgütü (BM) bünyesinde görev alan askeri gözlemciler için Nidwalden kantonunda düzenlenen ve 16 Ekim tarihine kadar sürmesi planlanan eğitim çalışmaları dün başladı.

Hastalık ve doğal afete

iltica yok

BERN. (29.09.03) İltica

işlemlerinde "üst kurul" niteliği

taşıyan "İtiraz Komisyonu",

içtihat değişikliğine giderek,

hastalık ve doğal afetlerin

İsviçre'ye sığınma nedeni

sayılamayacağına karar verdi.

Komisyon, böylelikle, iltica

başvurucusunun geldiği ülkede

yaşayamama nedenlerini,

sadece "insanlardan

kaynaklanan" tehditle sınırlamış

oldu.

Basel'deki İltica Kabul Merkezi

       

"Çocuklar, cinsel tatmin aracı olamaz"

"Beyaz Yürüyüş"ün yankıları sürüyor

Geçtiğimiz hafta sonu, İsviçre'nin 12 kentinde binlerce insan, başta pornografik bir nesne olarak kullanılmaları olmak üzere çocuklara karşı yapılan çirkin davranışları protesto etmek için sokaklardaydı. "Beyaz Yürüyüş" olarak adlandırılan gösterilerin kamuoyundaki yankıları sürüyor.

BERN. (30.09.03) Öğretmenler, memurlar, sosyal danışmanlar, hatta yargıçlar ve polisler, çocuk pornografisinin müşterileri arasında yer alıyorlar. Bu yasadışı sektör, her geçen gün daha da büyüyor. Çocuk ticareti toplumsal bir yara olmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler'in çocuk sorunlarıyla ilgili örgütü UNICEF'in rakamlarına göre, İsviçre'de her beş kız çocuğundan biri cinsel tacize uğruyor ve bu oran erkek çocuklarında da onda birin altına düşmüyor.

Geçtiğimiz hafta sonu İsviçre'nin 12 kentinde binlerce insanın katıldığı sessiz gösteri yürüyüşlerinin amacı, çocuklara karşı yapılan çirkin davranışlara karşı kamuoyunu duyarlı kılmaktı. "Beyaz Yürüyüş" olarak adlandırılan protesto eylemleri, zaman zaman oluşan, ancak bir süre sonra küllenmeye yüz tutan tepkileri yeniden canlandırmayı başarmış görünüyor. St. Gallen kantonundaki gösteriye İsviçre Adalet ve Polis Bakanı Ruth Metzler'in konuşmacı olarak katılması, "çocukları korumaya kararlı olduğu" şeklindeki bir devlet mesajı olarak yorumlanıyor. Medyaların gösterdiği ilgiyse, son yıllarda sorulmaya başlanan "niçin bu çirkinliklerin önü alınamıyor" sorusunun yeniden ve daha yüksek sesle bir kez daha dile getirilmesine yol açmışa benziyor.

Uzmanlara göre yaşananlar, sorunun sadece yasal ya da polisiye önlemlerle aşılamayacak kadar büyük olduğunu gösteriyor. Örneğin, İsviçre'de, çocukların kullanıldığı pornografik malzemelerin üretimi, alımı, satımı ve elde bulundurulması, geçtiğimiz yılın nisan ayından bu yana yasak olup, cezai müeyyideye tabi suç sayılıyor. İsviçre polisinin, büyük bir gizlilik içinde hazırlandığı ve geçtiğimiz yılın sonbahar aylarında ülke çapında düzenlediği "Genesis Operasyonu" da bir başka örnek olarak gösteriliyor. İnterpol'ün, ABD kaynaklı bir istihbaratı değerlendirerek verdiği bilgilerin araştırılmasıyla işe başlayan polisin, durumun, bildirilenden de vahim olduğu sonucuna vardığı hatırlatılıyor. Çok sayıda ev ve işyerine önce ülke çapında merkezi bir planla baskınlar düzenlenmiş, kantonlar alınan ilk sonuçlarla ilgili olarak bilgilendirilmiş ve bundan sonra da operasyonun ikinci halkası başlamıştı. Kuşkulular listesinde adı geçen adreslerin hemen yarısında yasadışı pornografik malzeme bulunmuş, aralarında çocuklarla cinsel ilişki kuran kişilerin de bulunduğu çok sayıda kişi göz altına alınmıştı.

"Genesis Operasyonu" ile ulaşılan ilk sonuçların değerlendirilmesine henüz devam edildiği bildiriliyor. Ancak, verilerin, olayın yaygınlığında olduğu gibi faillerin ortak profilindeki tahminlerde de yanılgıya düşüldüğünü bugünden gösterdiği belirtiliyor. Çocukların bir cinsel tatmin aracı olarak kullanımının yaygınlığı, bu olgunun, "münferit hadiseler" biçiminden çoktan çıktığını, aralarında çocuk sahibi olanlar, toplumda çok saygın olarak kabul gören mesleklerden insanların da bulunduğu ortak özellikleri olmayan bir topluluğun alışkanlığı haline dönüştüğünü gösteriyor.

Başka ülkelerdeki araştırmalar da benzeri sonuçları ortaya koyuyor. Örneğin, suçluların ortak bir profili olmadığı sonucuna ulaşan Alman polisinin İsviçre'ye de sunduğu ve Adalet ve Polis Bakanı Ruth Metzler tarafından "Beyaz Yürüyüş" gösterisinde yaptığı konuşmada açıklanan son bilgilere göre, aralarında İsviçre'nin de bulunduğu toplam 166 ülkede 26 bin 500 kişinin çocuklara karşı işlenen cinsel suçlara çeşitli biçimlerde katıldığı saptanmış durumda.

Metzler, bir başka ürkütücü gerçeğe daha dikkat çekiyor: Artık kadınlar da, tüketici olarak istisna durumunda kalmaya devam etmekle birlikte, üretim ve pazarlama aşamalarında, çocuk pornografisi ağının içinde giderek daha fazla yer almaya başlıyorlar. Uzmanlar, bu durumun oldukça yeni bir gelişme olduğu hususunda fikir birliği içindeler. Bu noktada, yıllardır konuyla ilgili yaptığı araştırmalarıyla tanınan Londra Polisi'nin, yakın zamana kadar hiçbir kadın zanlı tespit edememiş olduğu örneği veriliyor.

Çocukların cinsel tatmin aracı olarak kullanımının psikolojik bir bozukluk mu, sosyo-psikolojik bir olgu mu olduğu tartışılırken, giderek bunun bir sosyal davranış biçimi haline dönüşmesi, endişeyle izleniyor. İsviçre Adalet ve Polis Bakanı Metzler'in miting konuşmasında altını çizdiği bir nokta, olayı tam olarak açıklar görünmese de, kamuoyunu düşünmeye davet ediyor:

"Beğenmediğimiz şeyleri görmezden gelme alışkanlığından kurtulmalıyız."

BM askeri gözlemcileri İsviçre'de

Silahsız askeri tatbikat

BERN. (30.09.03) İsviçre Savunma Bakanlığı’nın verdiği bilgiye göre, Birleşmiş Milletler Örgütü (BM) bünyesinde görev alan askeri gözlemciler için Nidwalden kantonunda düzenlenen ve 16 Ekim tarihine kadar sürmesi planlanan eğitim çalışmaları dün başladı.

BM'nin askeri gözlemcilik misyonu çerçevesindeki çalışmalarında üç haftalık bir uzmanlık eğitiminden geçecek askerlere teori ve uygulama alanındaki dersler, aralarında İsviçre'nin de bulunduğu 12 ülkenin subaylarınca verilecek.

Tıp alanındaki temel bilgilerini de tazeleyecek olan katılımcılar, "gözlemleme", "rapor hazırlama", "devriye gezme" ve "müzakere etme" konularının yanı sıra iletişim teknikleri, telsizle konuşma kuralları ve BM'nin çalışma modelleri üzerine de kurs görecekler.

Mavi bereliler olarak da anılan askeri gözlemciler, BM Güvenlik Konseyi’nin “kulakları ve gözleri” olarak tanımlanan silahsız askerler... Açık ve net bir şekilde tanımlanmış bir vekalet, eski ya da olası savaş taraflarının ya da asker çıkartacak olan ülkelerin onayı ve maddi güvencesi, askeri gözlemcilik misyonu için gerekli ön koşulları oluşturuyor.

Ortadoğu, Gürcistan, Eritre, Ethopya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Kosovo’da halen 21 İsviçreli subay, askeri gözlemci statüsüyle görev yapıyor. İsviçre, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü'nün askeri gözlemcilik misyonuna da katkı sunuyor.

snc redaksiyonunun notu:

İsviçre, 10 Eylül 2002 tarihinde BM'ye 190. üye olarak kabul edilmişti. Tarihi önemdeki bu adımla ilgili ayrıntılı arka plan enformasyonunu, 3 Ekim Cuma günü snc sayfalarında bulabileceksiniz.

"STOP AİDS" kampanyası dev ilan panolarında

BERN. (29.09.03) Geçtiğimiz yıl AİDS vakaları ve bu hastalığa yol açan virüs (HİV) taşıyıcılarının sayısındaki beklenmedik büyük artış, halkın konuya dikkatini çekmeye yönelik etkinliklere de hız kazandırıyor. "STOP AİDS" kampanya afişleri için alışılmadık bir şekilde caddelerdeki dev ilan panoları kullanılarak, tehlikenin boyutlarıyla ilgili uyarı mesajı veriliyor.

İsviçre'de, 1992 ve 2000 yılları arasında önce duraklama, sonra da gerileme gösteren HİV taşıyıcıları sayısının, 2001 yılında yeniden artış göstermeye başladığını belirten yetkililer, 2002 yılının ise alarm zillerinin çalmasını gerektirecek bir tablo sunduğunu dile getiriyorlar. Sağlık Bakanlığı'nca açıklanan rakamlara göre, virüs 2001 yılında bir önceki yıla göre yüzde sekize yakın bir artışla 631 kişiye bulaşırken, bu sayı geçtiğimiz yıl yaklaşık yüzde 25'lik bir yükselişle 792'ye ulaştı. Bunun 161 kişilik bir çoğalma olduğuna hatırlatan sağlık uzmanları, AİDS'e karşı sürdürülen kampanyaya bu yıl ayrılan üç milyon frankın, sadece bu grubun yıllık tedavi ve bakım harcamalarından daha az olduğuna dikkat çekiyorlar.

İsviçre'de bugüne kadar yaklaşık 26 bin kişiye bulaşan virüsün, 7500'ü aşkın can aldığı bildiriliyor.

Hastalık ve doğal afete iltica yok

BERN. (29.09.03) İltica işlemlerinde "üst kurul" niteliği taşıyan "İtiraz Komisyonu", içtihat değişikliğine giderek, hastalık ve doğal afetlerin İsviçre'ye sığınma nedeni sayılamayacağına karar verdi. Komisyon, böylelikle, iltica başvurucusunun geldiği ülkede yaşayamama nedenlerini, sadece "insanlardan kaynaklanan" tehditle sınırlamış oldu.

"İtiraz Komisyonu", "İsviçre İltica Dairesi"nin iltica talebini kabul etmediği Romanya kökenli bir ailenin itirazı üzerine söz konusu karara vardı. Çocuklarının ender görülen bir epilepsi rahatsızlığına yakalandığını, bunun Romanya'da tedavisin mümkün olmadığı ya da altından kalkılamayacak bir masrafa mal olacağı gerekçesini gösteren aile, İsviçre'de kalmaktan başka çarelerinin olmadığını belirterek iltica başvurularının kabulünü talep etmişti.

Komisyon, itirazı, "iltica başvurusunun kabulü" açısından reddederken, ailenin sınır dışı edilmesi uygulamasının ise, çocuğun sağlık durumunu göz önünde bulundurarak, insani nedenlerle geçici olarak durdurulmasına karar verdi. Romanyalı aileye verilecek geçici bir oturum izniyle, çocuğun tedavisine İsviçre'de devam edilebilecek.

Geçen yıl 15 bin "sınır dışı"

İsviçre'de, 2002 yılı sonu itibariyle kesinleşen rakamlara göre, işlemlerinin sonuçlanmasını bekleyen yaklaşık 94 bin kişi "iltica başvurucusu" statüsünde yaşıyor. Geçtiğimiz yıl, 26 bini aşkın sığınma talebinde bulunulurken, 15 bin başvuru sahibi ise, gerekçeleri yetersiz görülerek sınır dışı edildi.

İsviçre’nin cesaretli insanlara ihtiyacı var

ZÜRİH. (29.09.03) Beobachter Dergisi'nce geleneksel olarak verilen "Prix Courage" (medeni cesaret) ödülünü bu yıl Prof. Christian Sauter aldı. Sauter, çalıştığı Zürich Üniversitesi’nde, bölüm şefinin sahte unvanla bilimsel çalışmalara imza attığını ortaya çıkarmıştı. Halk jürisi ödülüne ise İsviçre'de artık "Helikopter Melekleri" olarak tanınan Marcus Levy ve Albert Pfıster layık görüldü. Levy ve Pfister, bir doğal afette çamur kütlesinin içinde mahsur kalan üç kişinin hayatını, kötü hava koşullarından ötürü profesyonel yardım ekiplerinin giremediği bölgeye, görevli olmadıkları halde, helikopterle ulaşarak kurtarmışlardı.

Kanser uzmanı Christian Sauter, görev yaptığı Zürih Üniversitesi’ndeki bir unvan sahtekarlığını gün yüzüne çıkarmıştı. Bölüm şefi Rainer W. Grüssner’in, hakkı olmadan bilimsel çalışmalara akademik bir unvan olan "Ph.D."yi kullanarak imzasını attığını öğrenen Sauter, bu durumdan önce fakülte dekanını haberdar etmişti. Dekan, bu konuda hiç bir girişimde bulunmadığı gibi, Sauter’in bu skandalı dışarıya yansıtmasını da engellemeye çalışmıştı. Zürih'in üniversite ile ilgili Hükümet Üyesi Ernst Buschor’ın da, dekanla benzeri bir tutum sergilemesi üzerine, Sauter bu durumu kamuoyuna açıklamıştı.

Sahte bilimsel unvan kullanan Rainer W. Grüssner'in görevine, skandalın ortaya çıkmasından bir yıl sonra son verilmiş, ancak tazminat olarak da 1,2 milyon frank ödenmişti. Sauter ise gösterdiği medeni cesaretten ve üniversite meclisinin susmasını öngördüğü belgeyi imzalamamasından dolayı maddi olarak cezalandırılmıştı. Sauter’in ücretinde bu süre zarfında herhangi bir artış yapılmamış ve bu da emeklilik maaşına olumsuz olarak yansımıştı.

Eski İsviçre Hükümet Üyesi ve Jüri Başkanı Otto Stich, ödül töreninde yaptığı konuşmada, hukuk devletinin tıp fakültesinin ve üniversite kapısının önünde son bulmaması gerektiğini vurgulayarak, gerçekleri cesaretle dile getiren Prof. Sauter'i kutladı.

Adaylar arasında Türkiye kökenli bir göçmen

"Prix Courage" ödül jürisinin aralarından seçim yaptığı 10 aday arasında Türkiye kökenli bir göçmenin de yer alması dikkat çekti. Çocuklara hizmet veren bir engelliler yurdunda bakıcı olarak çalışan Hüseyin Günsel, burada engelli çocuklara yapılan kötü muameleyi kamerasıyla görsel olarak belgelemiş ve suç duyurusunda bulunmuştu. Günsel, yurttaki şiddetin ortaya çıkarılması üzerine işinden olmuştu.

 snc türkçe: sevim civil-zafer sayar