snc, sadece günlük haberle

yetinmiyor, İsviçre'deki

önemli gelişmeleri de mercek

altına alıyor.

snc dosyaları >>>

 

Hükümet Üyesi Pascal Couchepin, sonuçları sevinçle karşıladı.

(foto: snc/ mehmet gürz)

 

28 Kasım 2004 Halkoylamaları

Hükümet politikalarına seçmen

desteği

Kök hücre araştırmaları artık İsviçre'de de yasal

Ulusal gelir, kantonlara daha adil dağıtılacak

İsviçreli seçmen, 28 Kasım halkoylamalarında kök hücre araştırmalarının tıbbi amaçlarla serbest bırakılmasını onayladı. Tüp bebek çalışmalarında elde edilen, ancak kullanılamayan embriyonların kök hücreleriyle sınırlanan araştırma alanı, bugün çaresiz gibi görülen birçok hastalığın tedavisinde bir umut ışığı olarak görülüyor.

Halkoylamalarında seçmenlerce kabul edilmelerinin ardından kesinlik kazanan diğer iki yasa ise, İsviçre'de merkezi hükümetle kantonlar arasındaki mali ilişkilerin yeniden düzenlenmesini öngörüyor. Buna göre, İsviçre Hükümeti ve zengin kantonların maddi durumları iyi olmayan kantonlarla dayanışma içinde olduğu bir sistemin ortaya çıkarılması hedefleniyor.

snc: sevim civil

BERN. snc. Kök hücre araştırma yasasının, sonuçları 28 Kasım'da belli olan halkoylamasında seçmen çoğunluğu tarafından kabul edilmesi, sevincin yanı sıra yeni kaygıların da ortaya çıkmasına neden oldu. İsviçre Hükümet Üyesi Pascal Couchepin sonuçları, “Kök hücre araştırma yasasının kabul edilmesi, İsviçre araştırma alanına olan güvene işaret ediyor” şeklinde değerlendirirken, Protestan Halk Partisi (EVP) ve Yeşiller Partisi “hayır” oyu verenlerin kaygılarının önemsenmesine dikkat çektiler. İsviçre'de ulusal gelirin kantonlar arasında daha adil dağılımını hedefleyen iki yasaya seçmenlerce onay verilmesi ise büyük bir çoğunlukça olumlu karşılandı.

Yeni tedavi umutları, insan klonlanması korkusuna üstün geldi

Şeker hastalığı, çeşitli kalp rahatsızlıkları, felç ya da Parkinson gibi çaresiz hastalıkların tedavi edilebilmesi yönündeki çalışmalar açısından oldukça önemli bir bilimsel gelişme olan kök hücre araştırmalarını mümkün kılan yasa, halkoylaması öncesinde kamuoyunda yoğun tartışmalara yol açmıştı. Sınırlı tıbbi amaçlar için kullanımı büyük bir çoğunluk tarafından olumlu bulunan kök hücre araştırmaları, buna rağmen ahlaki nedenlerle ya da insan klonlamasına giden yolu açabilme özelliğinden dolayı endişe ve kuşkuyla da karşılanmıştı.

Kök hücre araştırmalarını destekleyenler, sonuçlarının bilim dünyası açısından yeni bir fırsat olduğuna işaret ettiler. Karşıtlar ise bundan sonra atılacak adımlarda, "klonlama" kaygılarının önemsenmesinin ve hükümetin bu konuda verdiği sözü tutması gerektiğinin altını çizdiler.

Bu endişeler, partilerin halkoylaması sonuçlarını değerlendirmelerine de yansıdı. Kök hücre araştırmalarının, yeni tedavi imkanları sağlayabileceği yönünde ilerlemeler kaydedildiğine ve bunun bir çok insana umut vermesinden duyulan memnuniyetin dile getirildiği açıklamalarda da, "kök hücre araştırmalarının hiçbir şekilde klonlamaya giden bir yol olmaması gerektiği" özenle vurgulandı.

İsviçre bilim dünyasından gelen ilk tepkilerde ise oylama sonuçları olumlu karşılandı ve “kök hücre araştırmalarının temel tıbbi araştırmalar içerisinde yer aldığına” değinilerek “halkın bu alana gösterdiği güven çok sevindirici bir durum” olarak nitelendi.

Özerk ama yardımsever bir maliye

İsviçre'de merkez ve kanton bütçelerinin düzenlenmesine yeni esaslar getirilmesinin önünü açan yasa tasarıları da, katılım oranının yüzde 36 olduğu halkoylamasında seçmenlerin çoğunluğu tarafından kabul edildi. “Merkez ve kantonlar arasındaki mali denge ve görev paylaşımının yeniden düzenlenmesi” yüzde 64,4 oranında kabul oyu alırken, yeni mali düzenlemeyi öngören yasa tasarısı da seçmenlerin yüzde 73,8'inden destek buldu.

Halkoylaması sonuçlarının belli olmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan İsviçre Hükümet Üyesi Rudolf Merz, “Kantonlar ve İsviçre düzeyinde finans durumunun yeniden düzenlenmesinin kabul edilmesi, federalizme verilen olumlu bir oy, alınan sonuç olgun bir sonuçtur” dedi. Merz, Nidwalden, Schwyz gibi zengin kantonların tasarıyı kabul etmemelerinin kendisini şaşırtmadığını, ancak Zug kantonunun reddetmesini düşündürücü bulduğunu ifade etti.

İsviçre Hükümeti'nce 28 Kasım Halkoylaması öncesi yapılan açıklamada, "merkezi hükümetin günümüzde oldukça fazla görev üstlendiği, bunun kantonların özgür iradesini kısıtladığı ve federalizmin kan kaybına uğradığı" belirtilmiş ve "kantonlar arasındaki maddi güç farklılıklarının ortadan kaldırılmasının zorunluluğuna" dikkat çekilmişti.

Partilerden olumlu tepkiler

Hıristiyan Halk Partisi (CVP) tarafından yapılan yazılı basın açıklamasında, "yasa değişikliğinin kabul edilmesiyle federalizmin güçlendiği" görüşüne yer verilerek şöyle devam edildi:

"Kantonlar arası ve ülke düzeyindeki görev paylaşımında gelişme kaydedilmesine ihtiyaç vardır ve bu yönde yapılan çalışmaların devamının gelmesi gerekmektedir. Halkoylamasıyla bu çalışmaların ancak önü açılmıştır."

Hükümette yer alan diğer partiler CVP ile benzer açıklamalarda bulundular ve oylama sonuçlarını federalizme ve İsviçre’ye "evet" olarak yorumladılar.

Zenginden fakire

Seçmenlerce kabul edilmelerinin ardından kesinlik kazanan iki yasa, İsviçre'de merkezi hükümetle kantonlar arasındaki mali ilişkilerin yeniden düzenlenmesini öngörüyor. Kantonların merkezle ve kendi aralarındaki ortak çalışması ve görev bölüşümü somut olarak yeniden tanımlanacak. Bu çalışmalar, 27 anayasa maddesinde de değişikliğe gidilerek sürdürülecek. Çalışmalarda, İsviçre Hükümeti ve zengin kantonların maddi durumları iyi olmayan kantonlarla dayanışma içinde olduğu bir sistemin ortaya çıkarılması hedeflenecek. (snc)

ne nedir: kök hücre araştırmaları

 

 

Kök hücre araştırmaları biyoloji ve tıp alanında yeni bir gelişme ve çok sayıda tedavisi henüz mümkün olmayan hastalığa cevap verebilme umudunu beraberinde getiriyor. Ancak, İsviçre’de kök hücreler üzerinde araştırmaların yapılabilmesi yeni yasal düzenlemelerle mümkün.

İnsan embriyosundan elde edilen yaklaşık 200 kök hücre, bu aşamada, hangi hücre tipine dönüşeceği doğrultusunda kararsız durumda bulunuyor. Belli bir dokuya ait kök hücrelerinin; bir diğer dokunun kök hücrelerine dönüştürülmesi mümkün. Örneğin sinir kök hücreleri, kan, kalp kasları gibi kök hücrelerine çevrilebiliyor. Bu da şeker, kalp enfarktüsü, felç ya da Parkinson gibi çaresiz hastalıkların tedavi edilebilmesi yönündeki araştırmalar açısından oldukça önemli bir bilimsel gelişme.

Etik sorunlar

Henüz çözümlenmemiş etik sorunlar bilim dünyasının bu gelişme karşısında duyduğu heyecanın hızını kesiyor. İsviçre hükümeti ve parlamentosu bu etik sorunları ciddiye aldıklarını ve yasanın bu etik değerleri göz ardı etmediğini önemle vurguluyor. Yeni yasaya göre, araştırma amaçlı olarak embriyonlar üretilmesi ya da klonlanması sert bir şekilde yasaklanmış durumda.

Hükümet, sadece tüp bebekler için üretilenlerden arta kalan embriyonal kök hücrelerin araştırma amaçlı kullanılabileceğinin altını çiziyor. Arta kalan embriyonların şimdiye kadar geçerli olan yasalar doğrultusunda yaşamlarına son verilmesi gerekmekteydi.

Etik sorumluluğun yurtdışına bırakılmayarak İsviçre’de de kök hücre araştırmalarına yeşil ışık yakılması geniş çevreler tarafından olumlu olarak karşılanırken, referandum komitesi, kaygılarının bundan sonra da ciddiye alınmasını talep ediyor ve bu yöndeki çalışmaları dikkatle izleyeceklerini vurguluyor.

Referandum komitesi, insan onurunun her şeyden önce geldiğini, embriyonun araştırma amaçlı kullanılmasının bunu zedeleyeceği görüşünü savunmuş ve tüm gücüyle yeni yasaya karşı direnmişti.

Kök Hücreler Nasıl Elde Ediliyor?

Çocuğu olmayan çiftler için uygulanan yöntemde, sperm ve yumurta tüpte döllenerek çok sayıda embriyon yaratılıyor. Embriyonlardan biri anne adayına nakledildikten sonra bağışlanan fazladan embriyonlar, kök hücre yetiştirilmesinde kullanılıyor.

Kök hücreler, bedenimizdeki tüm hücrelerin kaynağı. Kendilerini bölünme yoluyla yenileyebildikleri gibi herhangi bir başka hücreye dönüşebilme yeteneğine de sahipler. Bunlar, yaşamımızın en başında, sperm hücresiyle yumurtanın birleşmesinden hemen sonra var olabiliyorlar, daha sonra bedenimizin öteki hücrelerini ve dokularını oluşturmak üzere farklılaşmaya başlıyorlar. Geçtiğimiz yıllarda araştırmacıların bu hücreleri farklılaşmadan üretme yöntemini keşfetmeleri, tıp ve doku mühendisliği alanında neredeyse sınırsız olanaklar yarattı. Kök hücrelerin istenen başka bir hücreye dönüştürülmesi tekniğinin mükemmelleştirilmesiyle, yalnızca hasta ya da eskimiş dokular onarılmakla kalmayacak, eskisinden de daha güçlü belleklere, kaslara, daha sağlam kemiklere kavuşabileceğiz. Kök hücrelerin, 20. yüzyılın en önemli buluşları arasında sayılması boşuna değil. (snc)