|
Amnesty
International eleştirdi
İsviçre'de insan hakları ihlalleri
Amnesty
İnternational 2004 raporunun yankıları devam ediyor. İsviçre’nin
de mercek altına alındığı raporda özellikle göçmenlerin
polisler tarafından kötü davranışlara maruz kaldıkları ve
G8-Zirvesi'nde göstericilere karşı uygulanan şiddet sert bir
şekilde eleştirildi. İnsan hakları savucusu örgüt, iltica
hakkının sınırlanmasının yanı sıra 2003 sonbaharında İsviçre’de
yapılan parlamento seçimlerinde yabancı düşmanı sloganların
yer almasının endişe verici boyuta ulaştığını açıkladı.
Kadınlara
karşı uygulanan şiddetin yasal alanda verilen çabalara rağmen,
İsviçre’de önüne geçilmesi gereken ana sorunların başında
yer aldığı belirtilen raporda, 2003 yılında uluslararası
arenada insan haklarının hükümetler ve silahlı gruplar tarafından
sistematik bir şekilde çiğnendiği vurgulandı.
snc/
Sevim
Civil
CENEVRE/
LONDRA.
(snc) 2004 Amnesty İnternational raporunda İsviçre, polis
kontrolleri sırasında ya da polis karakollarında insanların ırkçı
terimlerle karşı karşıya gelmeleri ve kötü muamele görmelerinden
dolayı sert eleştiriler aldı. İnsan hakları yetkilileri, bu
doğrultuda somut bir örnek vermeyi ihmal etmediler ve polislerin
2003’te kanton Glarus’da bulunan bir iltica kampında bir
aramadaki uygulamalara dikkat çektiler: “İltica kampında yapılan
aramalar esnasında iltica başvurusunda bulunan kişilerin elleri
ve ayakları polisler tarafından kelepçelendi ve bazılarının
kafalarına bir şapka geçirilerek çıplak ya da yarı çıplak
bir şekilde fotoğrafları çekildi.”
Rapor,
Cenevre polisinin de Dünya Ticaret Örgütü Zirvesi ve G-8
toplantılarında göstericilere karşı şiddet uyguladığını
ve çok sayıda kantonda göstericileri geçici bir süre için
"hareketsiz bir duruma getirmek için" Taser adı
verilen elektroşok silahlarına başvurulduğunu belirtti. Taser
silahlarından atılan oklar, kişilerin derilerine saplanarak 50
bin voltluk elektrik akımı veriyor.
Raporda,
Birleşmiş Milletler’in (BM) ayrımcılıkla ilgili
komisyonunun, "İsviçre’de ev içi şiddet ve kadın
ticaretinin endişe verici boyutlara ulaştığı" şeklindeki
tespitine de yer verildi.
Ahlaki
değerler dikkate alınmıyor
Amnesty
İnternational Genel Sekreteri İrene Khan, "Hükümetler,
artık ahlaki ve etik değerleri dikkate almadan körü körüne
bir güvenlik arayışı içine giriyorlar ve bu doğrultuda insan
haklarını kurban ederek dünyamızı tehlikeli bir yaşam alanı
haline getiriyorlar“ dedi.
Amnesy
İnternational 2004 raporu, 155 ülkede insan haklarının çiğnendiğini
belgeliyor ve Irak’ta ABD’nin komutası altında görev yapan
koalisyon orduları ve silahlı gruplar tarafından tüm yasalar
çiğnenerek sivil halkın öldürüldüğünü gözler önüne
seriyor. Küba’da bulanan ABD’nin askeri üssü Guantanamo
Bay’da, Afganistan’da ve diğer bölgelerde yüzlerce insan
ABD ve ortakları tarafından tutsak tutuluyorlar ve çok sayıda
belge, tutsakların kötü muamele ve işkence gördüklerini açıklığa
kavuşturuyor. Tutsaklar, hiçbir dava ve mahkeme süreci yaşamadan
avukat tutma haklarından mahrum bırakılıyorlar.
ABD
protesto ediliyor
İsviçre
Amnesty İnternational aktivistleri bu duruma karşı üzerinde İsviçre
ABD Büyükelçiliği’nin adresi ve "ABD’nin hiç zaman
kaybetmeden Irak’taki işkence olayları üzerine geniş kapsamlı
ve bağımsız bir araştırma yapması ve sorumlu kişileri
mahkeme önüne çıkarması" talebi yazılı posta kartlarını
yaygın bir şekilde dağıtmaya devam ediyorlar.
Öte
yandan, Amnesty İnternational, "El Kaide" gibi silahlı
muhalif grupları da, sivil halka karşı uyguladıkları saldırılar
ve dünya halkının güvenliğini tehdit altına aldıklarından
dolayı sert bir şekilde yargıladı.
Gerçek
kitle imha silahları göz ardı ediliyor
Raporda,
"terörizme karşı" açılan savaşın ve Irak işgalinin
insan haklarının çiğnenmesi yönünde yeni dalgalanmalara
temel oluşturduğuna ve bu bunun da yıllardır yapılan bazı
insan hakları ihlallerinin göz ardı edilmesine yol açtığına
değinildi. Belgede Kolombiya, Nepal, Kongo Demokratik
Cumhuriyeti, Sudan ve Çeçenistan gibi ülkelerdeki ulusal çaptaki
çatışmalar, kargaşa ve sivil halkın bunlardan gördüğü
zarar ve yıkımın dünya kamuoyunun gündeminde artık fazla yer
almadığı kaydedildi.
Irene
Kahn, insan haklarıyla ilgili endişelerini şu sözlerle dile
getirdi:
"Hükümetler,
Irak’taki toplu imha silahlarının potansiyel tehlikesi üzerine
çalışırlarken yoksulluk, ayrımcılık, ırkçılık, ufak
silahların kontrolsüz ticareti, kadınlara karşı uygulanan şiddet
ve çocukların kötüye kullanılması gibi gerçek toplu imha
silahlarını tamamen unutmuş görünüyorlar“
Amnesty
İnternational, bu zor durum karşısında sivil toplum örgütlerinin
giderek daha fazla önem taşıdığını ve insan hakları doğrultusunda
gösterdikleri angajmanla gerçek bir dönüşüm sağlayabileceklerini
vurguladı. Örgüte göre, tüm dünyada milyonlarca insanın
Irak işgalini protesto etmek amacıyla sokaklara dökülmesi,
Madrid'deki terör olaylarından sonra çok sayıda İspanyol’un
insani prensiplere saygı duyulması için yaptıkları gösteriler
ve Brezilya’da yapılan Dünya Sosyal Forumu’na katılan dünya
yurttaşlarının gösterdikleri performans, dünya çapında küresel
adaletin hareketlenmesinin canlı örneklerini oluşturdular.
|