|
"Umudum,
çocukların okulda daha başarılı olmaları"
Anaokullarında
yüksek Almanca projesi, anaokulu öğretmeni Corina Erzinger'in
iki yıl önce, sadece göçmen çocuklarından oluşan sınıfında
yüksek
Almanca kullanımı ile ilgili bir deneme başlatmasıyla gündeme
gelmişti.
Sayın
Erzinger, anaokullarında yüksek Almanca eğitim verilmesi fikri
nasıl doğdu?
Yabancı
çocukların bize sadece ana dilleriyle geldiğini gördüm. Bazı
çocukların aileleri bizi çok az anlıyor, kıt bir yüksek
Almanca ile iletişim kurmaya çalışıyorlardı. Bazıları ise
bizi anlıyor, fakat yüksek Almanca kullanıyorlardı. Bu konuyla
ilgili eşimden dolayı da şahsi deneyimim oldu. Kendisi sonradan
Almanca öğrenmek durumunda kaldığından, yüksek Almanca'yı
diyalekte oranla daha çabuk anlamaya ve konuşmaya başlamıştı.
Bu olayın ardından konu üzerinde daha fazla yoğunlaşmaya başladım
ve düşündüm ki, yetişkinlerde durum böyleyse çocuklarda
durum nasıldır. Bölgesel diyalektlerin çokluğu, İsviçre'de
yabancı dilli çocukların dil yetisi kazanmalarını zorlaştıran
bir faktör. Kaldı ki bu çocuklar sadece kendi ana dillerini
kullanıyorlar. Bu konuya kafa yormamı sağlayan nedenler bunlardı.
Bu arada onlarla konuşurken daha yavaş ve anlaşılır bir yüksek
Almanca ile konuştuğumuzu fark ettik. Yani bütün bunlar
tamamen kişisel deneyim ve inisiyatife bağlı olarak oluştu.
Çocukların
bu duruma tepkisi nasıldı?
Şöyle
ki, kurumumuzda sadece beş tane iki yaş çocuğu bulunuyordu ve
bunlar başka bir dilin varlığını, diyalektin olduğunu
kavramak durumunda kaldılar. Çocuklar için bu normal bir şeydi,
iki yeni öğretmen geliyor ve yanlarında yeni bir dil
getiriyorlardı. Yeni öğretmen yeni dil demekti. Çocuklar bunu
doğal karşıladılar. Bu arada 12 çocuk hiç Almanca
bilmiyordu. Onların işi daha kolaydı, çünkü ana dillerinin dışında
öğrendikleri ilk dil oluyordu. Bu çocuklar için yüksek
Almanca, anaokulunda kullanılan dil oluyordu.
Sınıfınızda
bulunan, İsviçre Almancası konuşan iki çocuk, değişen koşulları
nasıl karşıladı?
Kızlar
kendi aralarında diyalekt konuşuyorlar. Anja, Liane ile oynarken
bilinçli bir şekilde diyalekte dönüyor ama diğer çocuklarla
yüksek Almanca konuşuyor. Bu arada evde de her iki
"dili" kullandığını belirtmeden geçemeyeceğim.
Liane ise diğer çocukların Almanca konuşmaya başlamasıyla yüksek
Almanca kullanmaya başladı.
Ailelerin
tepkisi nasıldı?
Yabancı
dilli ailelerin, çocukların sağlam bir dil yapısını öğrenmelerinden
memnuniyet duyduklarını söyleyebilirim. Gecen yıla kadar sınıfımızda
İsviçreli çocuklara eğitim vermiyorduk. Okuttuğumuz İsviçreli
çocukların aileleri ile özellikle tekrar görüştüm ve onlar
da bu uygulamanın yerinde olduğunu düşünüyorlar.
Projenin,
geniş kapsamlı bir reorganizasyon gerektirdiği söyleniyor.
Sizce de böyle mi?
Her
şeyin oyun yoluyla gerçekleşmesi bütün durumu değiştiriyor.
Bu da olayı cazip kılıyor.
Yüksek
Almanca'ya geçişi siz nasıl yaşadınız?
İlk
başlarda yeteri kadar yüksek Almanca konuşamadığımı düşünerek
panik yaşadığım oldu. Bu düşünceden bir an önce kurtulmam
gerektiğinin bilincindeydim. Çocuklarda bunu aşmam, işbirliği
içerisinde olduğum meslektaşlarıma oranla daha kolay oldu.
Daha yeni yeni meslektaşımla yüksek Almanca konuşmaya başladım.
Okulda yüksek Almanca konuşuyoruz, hazırlık aşamasında ise
diyalekt kullanıyoruz.
Dikkatimi
çeken bir konu oldu: Öyle ki, yüksek Almanca'da direktif
vermek, spontane ifadeden daha kolay. Teselli verirken ve kızarken
yüksek Almanca'ya mesafeliydim. Fakat zamanla yüksek Almanca'yla
barışık olmaya başladığımı düşünüyorum.
Eleştiriler
de aldınız mı?
Bu
programı bir anaokulu öğretmenleri konferansı sırasında tanıttık.
Orada bazı arkadaşlarla aramızda fikir ayrılıkları yaşandı.
Çünkü bu projeyi hangi nedenlerle gerçekleştirdiğimizi tam
olarak anlamış değillerdi. Bunun dışında başka bir eleştiri
olmadı.
Peki,
beklentileriniz ve hedefiniz?
Umudum,
çocukların eğitim dilini iyi kullanabilmeleri ve okul yıllarında
başarılı olmaları... Çalışmalara yön veren ana amaç bu.
|