|
Şiddet sanal dünyadan dışarı sızıyor
mu?
Bilgisayar oyunları
İnternet mi yoksa dile giderek daha fazla
yerleşen adıyla “Playstation” mı? Çocuklar
ve gençler için bu sanal dünyadaki oyun alanları artık vazgeçilmez
bir olgu haline gelirken anne ve babalara büyük sorumluluk düşüyor.
snc türkçe/ serdal civil
“Beobachter” dergisinde yayımlanan bir yazıda
online oyunların çok sayıda risk taşıdığı bilgisine yer
veriliyor. Sanal oyun alanlarına gizlice yerleştirilen numaralarla
farkında olmaksızın abone olunuyor. İnternet hizmetleri üzerinden
hesaplanan bu numaralar İsviçre’de yasak olmalarına rağmen yurtdışında
serbest bırakılmış durumda. Uzmanlar, istenmeden abone olunmaya karşı
en iyi önlemin 0900’lü numaraların kapatılması olduğunu açıklıyorlar.
Film endüstrisinden daha fazla kazanç elde
ediliyor
Medya kuşağı internetle büyüyor ve gençler
yasak olan şeylere ulaşabilmek için çoğu zaman farklı yöntemler
geliştiriyorlar. Dünya çapındaki ağ, artık günlük kullanılan
bir medya haline geldi. Online oyunların yanı sıra bilgisayar oyunları
da para kasalarının dolmasını sağlıyor. Internet oyun üreticileri
2003 yılında dünya çapında 30 milyar frank ciroyla film endüstrisinin
önüne geçmeyi başardı. İsviçre firmalarının ise pastadan yaklaşık
200 milyon franklık pay aldığı kaydediliyor.
Gençlerle tartışma kültürünü geliştirmek
Gençlerin hobilerinin arasında artık film ve müzik
dinlemenin yanı sıra bilgisayar oyunları da yer almakta. ''Biz hemen
hemen aynı tartışmayı edebiyat değeri olmayan kitaplar ve daha
sonraları ise pornografi üzerine yapmıştık'' diyor Basel Üniversitesi
Eğitim Uzmanı Wassilis Kassis. Kassis'e göre veliler çoğu zaman çocuklarını
''kötü” olarak tanımladıkları şeylerden uzak tutabilmek için
engelleme taktikleri uyguluyorlar. Oysa eğitsel tecrübeler açısından
bakıldığında, görev, çocukları bu sanal dünyada gezdirerek var
olan imkanlar ve riskler doğrultusunda aydınlatmak da… Araştırmacı,
anne babalara çocuklarıyla beraber bilgisayarda bir kez oyun oynamalarını
ve daha sonra onlarla tartışmalarını tavsiye ederken şu tespitte
bulunuyor:
“Üzerinde konuşulmadan ve gerekçeleri açıkça
dile getirilmeden uygulanan yasaklar çoğu zaman hiç bir işe yaramıyor
ya da gençleri tehlikelerden korumak bakımından çok sınırlı bir
faydası oluyor.”
Şiddet sadece sanal dünyayla sınırlı kalmıyor
Gençler, bu sanal dünyayı dolaşırken sık sık
kaba kuvvetle karşılaşıyorlar. Bilim adamları, öğrencilerin şiddete
başvurmalarının ana nedenlerinden birinin bilgisayar oyunları olduğu
yönünde tartışmaya devam ediyorlar. Peki, gençler, hayal ve gerçek
arasındaki farkı görebiliyorlar mı? Eğitim uzmanı Kasis’in bu
konuda şiddet öğeleri içeren oyunları oldukça fazla oynayanlarla
yaptığı araştırmanın sonuçları ise şöyle:
Araştırmaya katılanların yüzde 90’ı hayal
ve gerçek dünyalar arasında net bir ayırım yapabilirken yüzde
10’u hem kendileri hem de başkaları için tehlike arz ediyorlar.
''Azınlıkta olan bu kişilerde her an şiddete yönelme
potansiyeli ürkütücü derecede yüksek ve bu gençler özellikle
cinsel saldırganlıkla iktidar arayışı içine giriyorlar” diyen
Kassis, bu arada önemli bir noktaya da şöyle dikkat çekiyor:
“Ama bu noktada suçu sadece bilgisayar
oyunlarında bulmak doğru olmaz. Ayrıca bu gençlerle sınırlanmış
bir durum da değil. Şiddet içeren bilgisayar oyunları yetişkinler
tarafından geliştiriliyor ve pazarlanıyor.”
İsviçre’de bilgisayar oyunları için
yetkililer tarafından belirlenen bir yaş sınırı yok. Ancak,
bilgisayar ve video oyunları üretenlerin kendi inisiyatifleriyle
Avrupa çapında yaş grupları ve oyunların içerikleri üzerine bilgi
vermeye başlamaları sevindirici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
(snc/ 04.01.06)
|