snc, sadece günlük haberle

yetinmiyor, İsviçre'deki

önemli gelişmeleri de mercek

altına alıyor.

snc dosyaları >>>

 

Usame Bin Ladin, İsviçre'de değil ama,  ya burayı kullanırsa...

Suya atılan taş misali, sadece endişeler bile, bir ülkede amacını aşan tedbirler için meşru bir zemin oluşturabiliyor...

 

Herkese kimlik bildirimi mecburiyeti getiren yasa sonrası

Mülteciler artık kontör yükleyemeyecek

Kontör yüklenerek çalışan cep telefonu hatlarının kullanımında kimlik bildirimini zorunlu kılan yasanın 1 Ağustos 2004 tarihinde yürürlüğe girmesinin ardından, bu kez de hükümetçe çıkarılan bir kararnameyle uygulamaya yeni sınırlamalar getirildi. Buna göre, geçici oturum izinleriyle İsviçre'de yaşayan göçmen ve mültecilere İsviçre resmi makamlarınca verilen kimlik kartları, kontörlü hatlar için yapılan kayıtlarda geçerli sayılmayacak.

snc/ sevim civil

BERN. (17.09.04) İltica başvuruları henüz karara bağlanmayanlarla, geçici oturum izniyle İsviçre'de yaşayanlar, bundan böyle kontör yüklenerek çalışan cep telefonu hatlarına sahip olamayacakları gibi şimdiye kadar kullandıklarını da kaydettiremeyecekler. İsviçre'de yaklaşık 80 bin kişiden oluşan bir topluluğu hedefleyen ve insan hakları savunucularınca ağır bir şekilde eleştirilen konuyla ilgili hükümet kararnamesinin, güvenlik endişeleriyle çıkarıldığı bildiriliyor.

Hükümet, geçici oturum izinleriyle İsviçre'de yaşayan göçmen ve mültecilere yönelik kararıyla, "hazır kartlı" cep telefonu kullanımının kontrol altına alınmasını hedefleyen yasanın uygulanmasına ek bir boyut da getirmiş oluyor. Öte yandan, kısaca "F" ve "N" olarak adlandırılan kimlik kartlarının, kontörlü cep telefonu hatlarının kullanımında zorunlu hale gelen kayıt işlemlerinde aranan "geçerli kimlik" şartına uymadığının karara bağlanması, hukuksal tartışmalara yol açıyor.

Zorunlu kimlik bildirimi

Geçtiğimiz yıl parlamentodan geçen ve 1 Ağustos 2004 tarihinde yürürlüğe giren yasaya göre, "Swisscom Natel Easy", "Sunrise Pronto" ya da "Orange Prepay" bağlantılı cep telefonu hatlarını tercih eden kullanıcılar, bu imkana ancak kimlik bildirimi yoluyla sahip olabiliyorlar. 1 Kasım 2002 tarihinden sonra bu kontörlü hatları kullananmaya başlayanlarsa, en geç Ekim 2004 sonuna kadar ilgili kayıt merkezlerine başvuruda bulunmak zorundalar.

Yasa neyi hedefliyor?

Cep telefonunda kayıt yükümlülüğüne karşı geçtiğimiz yıla kadar olumsuz görüş bildiren parlamentonun tutum değiştirmesine ve yasanın kabulüne yol açan ana nedenin, "El-Kaide" militanlarının 11 Eylül saldırılarına hazırlık esnasında İsviçre malı "hazır kart"lar kullandıkları yönünde alınan istihbarat olduğu biliniyor. Başsavcılık, konuyla ilgili olarak yaptığı durum değerlendirmesinde, İsviçre'yi "alışveriş cenneti" olarak tanımlamış ve uygulamanın değiştirilmesini talep etmişti.

Kayıt yükümlülüğüyle, güvenlik güçlerinin, özellikle organize suçlarla daha etkin mücadele edebilmesi hedefleniyor. Polisin ve istihbarat birimlerinin tahminlerine göre, uyuşturucu tüccarlarının yüzde 90'ı, "hazır kart" kullanıcılarının anonimliğinden, yani kimlik bildiriminde bulunulmaksızın alınabilir oluşundan yararlanıyordu.

Son kararnameye sert eleştiriler

Hükümetin, 1 Ağustos 2004 tarihinde yürürlüğe giren yasanın ardından çıkardığı kararnameyle iltica başvuruları henüz karara bağlanmayanlarla, geçici oturum izniyle İsviçre'de yaşayanlara kontörlü hatları kullanma yasağı getirmesi, insan hakları savunucularınca tepkiyle karşılanıyor. Kararın, İsviçre'de geçici statülerle yaşayan 80 bin kişilik bir topluluğun potansiyel suçlu olarak ilan edilmesi anlamına geldiğine dikkat çekilen eleştirilerde, resmi makamlarca düzenlenen "F" ve "N" kimliklerinin bazen geçerli, bazen de geçersiz sayılmasının hukukun ana ilkelerini zedelediği dile getiriliyor.

Bu arada, kararnameye göre ortaya çıkan uygulamanın hukukla olduğu gibi mantıkla da çeliştiği ifade edilirken şu örneğe yer veriliyor:

"İsviçre'ye yasal yollardan giriş yapan bir kişinin pasaportu, kontörlü cep telefonu hatları için aranan 'geçerli kimlik' şartını karşılıyor. Ancak aynı kişi, iltica başvurusunda bulunduğunda, pasaportu resmi makamlarca elinden alındığı için, bu şansını kaybetmiş oluyor. Zira, kendisine verilen yeni kimlik kartı geçerli sayılmıyor ve geçerli kimlik kartını ise resmi makamlara teslim etmiş olduğu için, yanında bulundurma imkanına sahip değil."