snc, sadece günlük haberle

yetinmiyor, İsviçre'deki

önemli gelişmeleri de mercek

altına alıyor.

snc dosyaları >>>

 

 

İsviçre'de bir çevre turu

PET şişeler, gürültü kirliliği ve sekiz

dişli ladin kabuk böcekleri

snc/ Zafer Sayar

Küçük İsviçre, PET şişelerin geri kazanılmasıyla ilgili işlemlerin yapıldığı Avrupa'nın en büyük ve en modern tesisine sahip… Ülkede kullanılmış PET şişelerin toplanmasını sağlayan zaten çok iyi işleyen bir sisteme bu tesis de eklenince, ortaya büyük bir başarı çıkıyor. Bu atık maddelerin yüzde 70'i doğaya zarar vermeden yeniden endüstriye kazandırılabiliyor. Ancak İsviçre, çevreyi koruma konusunda gösterdiği bu duyarlılığı, yine çevreyle ilgili bir başka konuda, gürültü kirliliğinde gösteremiyor. Ülkede yarım milyon insanın, trafiğin yol açtığı gürültüden belirgin sağlık sorunları yaşayacak düzeyde rahatsız olduğu kaydediliyor. Bunun yılda yarım milyar franklık ek sağlık harcamasına neden olduğu tahmin ediliyor. "Peki sekiz dişli ladin kabuk böcekleri de ne?" diyorsanız, hep birlikte kısa bir çevre turuna çıkmaya ne dersiniz?

Kullanılmış PET şişeleri yeniden endüstriye

İsviçre'de kullanılmış PET şişelerinin doğaya zarar vermeden ekonomiye yeniden kazandırılması için kurulan sistem, başarıyla işliyor. Frauenfeld'de bu amaçla kurulan tesis, Avrupa'daki benzerlerinin en büyüğü olmasının yanı sıra en moderni olma sıfatını da taşıyor. Beş milyon franka mal olan tesiste, saatte 140 bin PET şişe, yeniden değerlendirilmek üzere renk ve malzemesine göre ayrılabiliyor.

İstatistik Dairesi'nin verdiği bilgiye göre, İsviçre'de yılda toplam ağırlığı 46 bin tonu bulan 1,2 milyar PET şişe kullanılıyor. Bu atıkların toplanabilen yüzde 71'i ise özel işlemlerden geçirilerek bazı spor giysileri, uyku tulumu, şeffaf büro kağıtları ve ambalaj üretiminde kullanılmak üzere hammadde haline getiriliyor. PET endüstrisi de, bu hammaddeden yararlanıyor.

İsviçre'de PET şişelerin toplanması ve yeniden kazanılması için kurulan sistemin tüm giderleri, tüketicilerin katkısıyla karşılanıyor ve ekonomiye ek bir yük getirmediği gibi, bir gelir kaynağı da oluşturuyor.

Tüketici, satın alırken her PET şişeye, bunun yeniden kazanılması için dört rappe ödüyor. Bu ek ödeme fiyata dahil olduğu için pek çok tüketici aslında farkında olmadan sisteme katkı sunuyor. İşte bu dört rappeler, bu amaçla kurulan "Recycling" fonunda toplanıyor ve yeniden kazanma işlemleriyle ilgili bütün harcamalar buradan karşılanıyor. Yetkililer, bu yolla 2003 yılında fona giren para miktarının 43 milyon frank olduğunu belirtiyorlar.

İsviçre'de PET şişelerin toplanmasına halkın sunduğu katkı da giderek artıyor. Depozit ödenmeyen PET şişelerin çoğu eskiden çöpe atılırken, bugün alışveriş yerleri ve mahallelerdeki toplama merkezlerinde toplanabiliyor. Yetkililer bu durumu, halkın çevre koruma bilincindeki artışın yanı sıra fiyatları oldukça pahalı olan çöp torbalarına da bağlıyorlar. Çoğu insan oldukça fazla para ödediği çöp torbalarını PET şişelerle doldurarak cüzdanına zarar vermek istemiyor.

Gürültü kirliliği hasta ediyor

Uluslararası Gürültüyle Mücadele Günü olarak ilan edilen 20 Nisan'da, İsviçre Çevre Bakanlığı, gürültünün insan sağlığına verdiği zararların boyutlarıyla ilgili resmi rakamları bir kez daha kamuoyunun dikkatine sundu. Buna göre ülkede yarım milyonu aşkın kişi, başta trafiğin yol açtığı olmak üzere, gürültü kirliliğinden ciddi sağlık sorunları yaşayacak ölçüde etkileniyor.

Bakanlık bünyesinde gürültü kirliliğine karşı çalışmalar sürdüren dairenin başkanı Urs Jörg, İsviçre'nin bu uluslararası güne ilk kez katılmasının, toplumda yeni bir duyarlılığın doğmasına vesile olmasını diliyor ve sorunun önemine dikkat çekiyor.

Gürültünün insan sağlığını ne ölçüde olumsuz etkilediğinin çok kişi tarafından tam olarak bilinmediğini söyleyen Jörg bunları bir bir sıralıyor.

Gürültü kirliliği, uyku ve konsantrasyon bozukluğuna yol açarak stres reaksiyonlarının ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Örneğin, bir kamyonun çıkarttığı aşırı gürültü, kanda adrenalin ve kortizon miktarlarını çoğaltıyor. Bu da tansiyonu yükseltiyor ve kalp atışlarını hızlandırıyor.

Yapılan araştırmalar gürültünün genel olarak kalp ve damar hastalıklarını kışkırtıcı bir etkiye sahip olduğunu, özel olarak kalp enfarktüsü riskini de arttırdığını gösteriyor.

İsviçreli yetkili, “Gürültünün hastalıklara yol açtığı bilimsel açıdan kanıtlanmış durumda” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:

"İsviçre’de yaklaşık yarım milyon insan trafiğin doğurduğu gürültü kirliliğinden sağlık sorunları yaşayacak şekilde rahatsız oluyor. Uçak gürültüsünden ise yaklaşık 50 bin kişi olumsuz yönde etkileniyor. Yapılan tahminlere göre, gürültü kirliliği yılda yaklaşık olarak yarım milyar franklık ek sağlık harcamasına mal oluyor."

Gürültü kirliliğine karşı alınan önlemlerin fazla bir işe yaramadığı anlaşılıyor ve bu da uzmanları kara kara düşündürmeye devam ediyor.

Ladin kabuk böcekleri: Niyetleri kötü değil ama...

İsviçre'nin uçsuz bucaksız ve olağanüstü bakımlı ormanları, minik bir canlıya boyun eğmiş durumda... Biyoloji literatüründe Latince "Ips Typographus" ismiyle yer alan ve pek tanınmayan bu küçük canlının Türkçe'deki adı "sekiz dişli ladin kabuk böceği"...

İsviçreli yetkililer, kendi dillerindeki karşılıklarında "sekiz dişli" gibi bir tanımlama olmadığı için diş sayısını saymayı akıl etmemelerine rağmen, bu orman zararlısının ağaçları devirmeye devam ettiğini kesin olarak biliyorlar.

Sekiz dişli ladin kabuk böceklerinin, sadece geçtiğimiz yıl toplam bir milyon metreküplük ağaca zarar verdiği kaydediliyor. 1999 yılından bu yana zarar gören toplam ağaç miktarı ise toplam altı milyon metreküp olarak hesaplanıyor.

Burada tarihlemenin 1999 yılına göre yapılması tesadüf değil. Hatırlanacağı gibi, söz konusu yılda, patlayan "Lothar" fırtınası, yerleşim birimlerinde olduğu gibi ormanlarda da büyük bir tahribata yol açmıştı. Bu fırtınanın orman yaşamındaki en önemli etkilerinden biri, daha sonra görülmeye başlanmış ve sekiz dişli ladin kabuk böceklerinin sayısında olağanüstü bir artış ortaya çıkmıştı.

Bu şiddetli doğa olayı sonucu çam ağaçlarının kabuklarına yerleşen bu canlılar, büyük bir hızla çoğaldıkları gibi bir daha da sığındıkları yerden çıkmıyorlar.

Bu olayda aşırı yaz sıcaklarının da etkisi olduğunu söyleyen uzmanlar, bu yaz, kuraklık ve fırtına gibi olağanüstü olaylarla karşılaşılmadığı takdirde sekiz dişli ladin kabuk böceklerinin sayısında İsviçre çapında azalma beklendiğini dile getiriyorlar.