|
Belçika'yı dehşete
düşüren akıl almaz olaylar
İsviçre'de dört yıldır düzenlenen
Beyaz Yürüyüş (Marche Blanche), aslında başka bir ülke doğumlu:
Belçika...Yüz
binlerce Belçikalının 90’lı yıllarda, "Marc Dutroux
Olayı"nı protesto etmek amacıyla başlattıkları
“Marche Blanche”, hafızalarda tarihin karanlık bir noktası
olarak kalmaya devam ediyor.
"Marc Dutroux Olayı"
ya da sapkınlığın sınırsızlığı
Marc
Dutroux
adındaki Belçikalı, 1989’da 12 ve 19 yaşları arasında beş
genç kıza cinsel tacizde bulunmuş ve 13,5 yıl hapis cezası
almıştı. Ancak üç yıl sonra iyi hal nedeniyle serbest bırakılmıştı.
Marc Dutroux dosyasını
kapattığını sanan hukuk sistemi, ne kadar büyük bir yanılgıya
düştüğünü sonradan görecekti.
Dutroux'un
serbest bırakılmasından sonra 1995’te başlayan ve art arda
cereyan eden korkunç olaylar kayıtlara sırayla şöyle geçiyor:
24
Haziran 1995: Belçika’nın Lüttich kentinde sekiz yaşlarında iki
kız çocuğu Julie ve Melissa, evlerinin yakınında ortadan kayboluyorlar. Tüm ülke çapında
bir arayış başlıyor.
22
Ağustos 1995: 17 ve 19 yaşlarında An
ve Eefje adındaki iki
kız arkadaşın izleri, bir liman kenti olan Osten'de kayboluyor.
Polis, ilk aşamada, An
ve Eefje’nin yaşlarından yola çıkarak, olayın, küçük Melissa
ve Julie’nin kaybolmalarıyla bağlantısı olabileceğini düşünmüyor.
28
Mayıs 1996: Belçika’nın batısında bulunan bir kentte okula
gitmek için evden ayrılan Sabine
bir daha geri dönmüyor.
9
Ağustos 1996: 14 yaşındaki Laetitia,
Betrix kentinde, evinin yakınında bir minibüse bindirilerek kaçırılıyor.
Olaya şahit olanlar, minibüs ve plaka numarası üzerine bilgi
verebiliyorlar. Kısa bir süre sonra minibüs sahibi bulunuyor:
Bu kişinin, 1989’da iki kız çocuğuna tecavüz etmekten 13,5
yıl hapis cezasına çarptırılan ve iyi halden dolayı
1992’de serbest bırakılan Marc
Dutroux’dan başkası olmadığı anlaşılıyor.
13
Ağustos 1996: Dutroux, eşi Michelle
Martin ve suç ortağı Michel
Lelievre, Sabine ve
Laetitia’nın kayboluşlarıyla bağlantılı olarak
tutuklanıyorlar.
15
Ağustos 1996: Dutroux’un suçunu kabul etmesinin ardından, Sabine ve Laetitia,
suçlunun evlerinin birinden canlı olarak kurtarılıyorlar.
Polis, Dutroux’nun evinde ayrıca pornografik fotoğraf, film ve video
kasetleri buluyor. Güvenlik birimleri, eş zamanda, Belçikalı
emlakçi Jean-Michel Nihoul’u
suç ortağı olduğu şüphesiyle tutukluyorlar.
17
Ağustos 1996: Dutroux’nun
evinin bahçesinde, 24
Haziran 1995'te kaybolan
Julie ve Melissa’nın
cesetleri bulunuyor. İki küçük kızın açlıktan öldükleri
anlaşılıyor. (Araştırmalar, Dutroux'nun iki küçük kız çocuğunu
kaçırdıktan hemen sonra, başka bir suçtan bir süre
cezaevinde kaldığını, ölümlerin de bu sürede gerçekleştiğini
gösteriyor.)
18
Ağustos 1996: Dutroux ve suç ortağı Lelievre,
An ve Eefje’yi 22 Ağustos 1995'te
kaçırdıklarını kabul ediyorlar.
3
Eylül 1996: An ve Eefje’nin
cesetleri, Dutroux’nun
evlerinden birinde bulunuyor.
20
Ekim 1996: Belçika’da, "Marche Blanche“ yani "Beyaz Yürüyüş“
adı altında çoğu beyaz elbiseli 300 bin kişi, Dutroux olaylarının açıklığa kavuşturulması için bir araya
geliyor.
23
Nisan 1998: Dutroux, kaçmayı başarıyor, ancak üç saat sonra yakalanıyor.
Bunun üzerine, Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı ve Jandarma
Bakanı istifa ediyorlar.
Mayıs
2000: Dutroux, firar etmek suçundan beş yıl hapis cezasına çarptırılıyor.
Mahkeme, bu cezayı, Dutroux’nun
firar halinde olduğu kısa sürede, "tehdit" ve "hırsızlık"
suçlarını işlemesiyle gerekçelendiriyor.
22
Nisan 2002: Dutroux olaylarıyla ilgili araştırmalar son buluyor. Ancak, Dutroux
ve suç ortaklarının yalnız mı hareket ettikleri, yoksa bazı
suç şebekeleri ya da politikacılardan da aldıkları teklifler
üzerine mi cinsel taciz amacıyla çocuk kaçırdıkları
konusuna bir açıklık getirilmiyor.
1
Mart 2004: Marc Dutroux’nun tutuklanmasından yaklaşık sekiz yıl sonra,
onun, bu arada kendisinden ayrılan eski eşinin ve suç ortakları
olarak tutuklanan Lelievre
ve Nihoul’un mahkemeleri başlıyor.
17
Haziran 2004: Mahkeme jürisi, Dutroux’yu,
kaçırdığı çocuk ve genç kızları olduğu gibi, suç ortağı
Bernhard Weinstein’ı da öldürmekten suçlu buluyor. Dutroux’nun
eski eşi ve suç ortağı Lelievre
de önemli noktalarda suçlu bulunuyorlar.
***
Çocuklara cinsel tacizde bulunduktan sonra onları öldüren
Dutroux, ömrünün
geri kalan kısmını hapishanede geçirecek. Belçika ise, gördüğü
bu kabusun etkisinden uzun süre kurtulamayacağa benziyor. Bir
yandan mahkeme öncesi araştırmaların uzun yılları alması ve
konunun ağırlığı, diğer yandan ise Dutroux’nun yüksek makamlara kadar uzanan çocuklara cinsel
tacizlerde bulunan bir ağ içerisinde yer alıp almadığının
hala bilinmemesi, Belçika’da açılan derin yaranın kabuk bağlamasını
engellemeye devam ediyor. (snc)
|