|
Büyüyen
tehlikeye dikkat
İsviçre
eğitim sistemi mercek altında
Araştırmalar,
dünya çapında en iyi eğitim sistemi olarak gösterilmeye alışık
olan İsviçre'nin, bu öncü rolünü kaybetmeye başladığını
ve sorunların giderek ağırlaştığını gösteriyor.
snc/ ali yılmaz
İsviçre'de
ulusal bir araştırma programının (NFP43), eğitim ve meslek yaşamı
arasındaki ilişkiyi konu alan bilimsel bir çalışması,
dikkatlerin yine eğitim sistemiyle ilgili sorunlar üzerinde
odaklanmasına yol açtı. Araştırmaya göre, gençlerin yaklaşık
yüzde 15'i dokuz yıllık zorunlu okul dönemi sonrası eğitimlerini
sürdürmüyor ve eğitim sistemi de pek çok yönüyle zamanın
gereklerine cevap vermekten uzak görünüyor.
Sistemin
geleceği güvence altında değil
Eğitim
sisteminin geleceğinin güvence altında olmadığı sonucuna varılan
araştırmada, zorunlu okul döneminden sonra herhangi bir meslek
eğitimi görmeden çalışma yaşamına atılan gençlerin
durumuna özel olarak dikkat çekilirken, öğretim programlarının
da yenilenmesinin gereğine işaret edildi. Çalışmada, zorunlu
okul yıllarında öğrencinin lisan, matematik, bilgisayar ve
toplumsal beceriler alanlarında asgari düzeyde de olsa gerekli
donanıma sahip olmasının önemi vurgulanırken, eski meslek öğretimi
anlayışına da artık veda edilmesi zamanının geldiğine değinildi.
Araştırma programınca yayımlanan raporda, çalışma yaşamının
bugünkü ihtiyaçlarının, mesleki alanda tek yönlü şekillenme
yerine, yeni sorunlara çözüm arayışı gösterme becerisi,
yeni teknolojilere uyum sağlayabilme ve proje yöneticiliği
konusuna yabancı olmama gibi kriterleri aradığı da kaydedildi.
Fırsat
eşitliği de zedeleniyor
İstatistiklere
göre, İsviçre'de zorunlu okul yıllarından sonra eğitime
devam eden gençlerin yüzde 60'ı çoğu uygulamalı meslek
okullarında istihdam edilirken, kalan kısım henüz meslek
tercihine bağlı olmayan okul yaşantısını sürdürüyor. İkinci
bölümdeki gençler, ya kendilerini doğrudan üniversitelere, ya
da sağlık, sosyal hizmetler, eğitim ve sanat gibi alanlarda yüksek
öğrenim görebilecekleri okullara hazırlayan liselere devam
ediyorlar.
Uzmanlara
göre, lise öğrencileri, zorunlu dokuz yıllık eğitimdeki
eksikliklerini daha sonraki yıllarda yine okul aracılığıyla
tamamlayabilmek şansına kısmen de olsa sahip olmalarına karşın,
meslek okullarına devam edenler bu noktada genellikle aynı fırsata
sahip olamıyorlar. Bu nedenle, zorunlu okul döneminde
edinilenlere kuşkuyla bakan pek çok işyeri, çıraklık için
kabul edeceği meslek okulları öğrenci adaylarını ayrıca sınavdan
geçirmeyi tercih ediyor. İsviçre'de meslek okulları büyük
bir çoğunlukla sadece teorik eğitim veriyor; uygulamaya yönelik
bilgi ise işyerlerinde çıraklık yapılarak öğreniliyor. Bu
bakımdan, bir öğrencinin çırak olarak çalışacağı bir işyeri
bulmaksızın meslek eğitimi görmesi de çoğunlukla mümkün değil.
Zorunlu okul döneminde elde edilen bilgi ve becerinin önemi,
sadece meslek eğitimi açısından bakıldığında da kendiliğinden
ortaya çıkıyor.
Eğitim
sisteminin, fırsat eşitliğini de zedeleyici karakterinden en
fazla zarar görenleri ise, zorunlu okul eğitiminde yeterli başarıyı
gösteremeyenlerle, göçmen kökenli gençler ve cinsiyete göre
bakıldığında da kız öğrenciler oluşturuyor. Bu öğrenciler,
çok erken yaşlarda telafisi zor önemli dezavantajlara sahip
olarak geleceklerini oluşturmaya çalışıyorlar.
İsviçre,
dünyanın neresinde?
İsviçre
eğitim sisteminin eğitimcilerce mercek altına alınması için
uyarı niteliğindeki bir çalışma da geçtiğimiz yıl yayımlanmıştı.
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) şemsiyesi altında
İsviçre'yi ele alan bilimsel bir çalışma, 15 yaşındaki gençlerin
okuma yazma gibi temel bir alanda sorun yaşadıklarını göstermişti.
Dünya çapında en iyi eğitim sistemi olarak gösterilmeye alışık
olan İsviçre'nin, son araştırmalara göre artık matematik dışında
bu öncü rolünü kaybetmeye başladığı, Danimarka, Japonya,
Polonya, Almanya ve Finlandiya'nın gerisine düştüğü ortaya
çıkmıştı. (snc)
|