snc, sadece günlük haberle

yetinmiyor, İsviçre'deki

önemli gelişmeleri de mercek

altına alıyor.

snc dosyaları >>>

 

Grip, her yıl 100 bin ile 300 bin kişinin yatağa düşmesine ve bin ila beş bin kişinin hastaneye yatmasına neden oluyor. Ayrıca grip virüsü yılda 400 ila 1000 kişinin ölümüne yol açıyor. 

 

Grip salgını endişesine karşı,

aşı kampanyası

"Yaşlılıkta Yaşam Kalitesi" adı altında başlatılan gribe karşı önlem alıcı kampanya, “yaşamda aktif olmak” mesajıyla bu yıl ulusal çapta kamuoyunun dikkatini çekmeyi amaçlıyor. İsviçre Sağlık Bakanlığı’nca yapılan açıklamada, gribin hafife alınacak bir rahatsızlık olmadığı, risk grubundaki insanların sağlık durumlarında ciddi kötüleşmelere yol açabileceği belirtiliyor ve doktor meslek örgütlerinin girişimleriyle 29 Ekim 2004 tarihinin İsviçre’de ilk defa ulusal aşı günü olarak ilan edildiği duyuruluyor.

snc/ sevim civil

Araştırma sonuçları, grip aşısının yaşlı insanların yaşam kalitelerinin korunmasında etkin bir rol oynadığını gösteriyor. Bu belirlemeden yola çıkan Sağlık Bakanlığı'nda, son yıllarda giderek daha fazla bir hareketlenme görülüyor. Düzenlenen kampanyaların olumlu etkilerinin, rakamlara da yansıdığı gözlemleniyor. Örneğin, İsviçre'de geçtiğimiz yılın sonbahar aylarında 65 yaş üzerindeki insanların yüzde 60'ının gribe karşı korunmak için aşı olmaları sevindirici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Ancak, rakamların ortaya koyduğu bir başka gerçek de, bu oranın 66-70 yaş grubunda oldukça düşük olduğu şeklinde ortaya çıkıyor. Bu, sağlıkla ilgili yerleşik bir alışkanlıkla da uyum sağlıyor. Yaşlılar arasında, 70 yaş sınırından önce sürekli doktor kontrolünden geçenlerin oranının fazla olmadığı biliniyor. Kendilerini henüz sağlıklı hisseden insanların bu şekilde davranmalarında da, kuşkusuz şaşılacak bir yan yok.

İşte Sağlık Bakanlığı'nın, doktor meslek örgütleriyle ortak çalışmasıyla düzenlenen bu yılın aşı kampanyasıyla, öncelikle sağlıklı yaşlı insanların özendirilmesi hedefleniyor. "Yaşamda aktif olmak" gibi yeni sloganlar ve afişlerle sürdürülen kampanya, yaşam kalitesinin yüksek düzeyde tutulmasının önemine işaret ederken, kronik rahatsızlıkları olanların yanı sıra sağlık personeli gibi risk gruplarına da aşı olma çağrısı yapılıyor.

Kampanyanın doruk noktasına, 29 Ekim Cuma günü ulaşacağı bildiriliyor. Grip aşısı yaptırmak isteyenler, daha önce randevu almaksızın bu tarihte doktor muayenehanelerine gidebilecekler ve bu hizmetten yararlanabilecekler.

Grip hafife alınacak bir hastalık değil

Grip, her yıl 100 bin ile 300 bin kişinin yatağa düşmesine ve bin ila beş bin kişinin hastaneye yatmasına neden oluyor. Ayrıca grip virüsü yılda 400 ila 1000 kişinin ölümüne yol açıyor. Her yıl yaygınlık göstermesi beklenen virüs türlerine göre yeniden hazırlanan aşı maddesi, virüsten kaynaklanmayan soğuk algınlığı ve öksürük gibi rahatsızlıklardaysa etki sağlamıyor. Bu arada, yetkililer, ekim ve kasım aylarının aşı için en uygun zaman olduğu görüşünde birleşiyorlar.

Salgın korkusu

Grip salgının tüm dünya açısından giderek büyüyen bir tehlike haline geldiğine ve önlem alınmaması halinde olağanüstü sağlık sorunlarına yol açabileceğini dile getiren yetkililer, Uzak Doğu'da ortaya çıkan "Kuş Gribi"nde de görüldüğü gibi, grip virüsünün sürekli mutasyona uğradığına ve insandan insana geçmesi durumunda dünya çapında büyük bir salgının ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyorlar.

Antibiyotik stoklarının belirlenen sınırların altına inmemesini zorunlu kılan kararnamenin 1 Nisan 2004 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere değiştirildiğini hatırlatan yetkililer, olası bir grip salgınında kullanılması planlanan ilaçların da artık yeterli miktarda depolandığını belirtiyorlar.

Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) salgınların engellenmesine yönelik gerekli önlemlerin alınması ve ortaya çıkması halinde ise etkin bir mücadele için hazırlıklı olunması çağrısının ardından durum değerlendirmesi yapan İsviçreli yetkililer, ülkedeki önlemlerin olası bir salgın durumunda yetersiz kalacağı sonucuna varmışlardı. Bir grip salgını durumunda İsviçre'de iki milyon kişinin doktor yardımına ihtiyaç duyacağı, 14 bin kişinin hastanelerde tedavi altına alınacağı ve çok sayıda insanınsa hayatını kaybedeceği tahmininde bulunan uzmanlar, bunun büyük bir ekonomik krize de yol açabileceği endişesini dile getirmişlerdi. (snc)