|
1995ten
bu yana yaşananların kısa tarihi
26
Kasım 2000
Konu:
Emeklilik yaş sınırı, esnek emeklilik
ve emekli aylıkları
Söz
seçmende
26
Kasım 2000 tarihinde seçmenler, emeklilik kurumuna yeni bir düzenleme
getirecek nitelikte ve birbirlerine oldukça yakın taleplere
sahip iki öneri üzerine oy kullandılar.
Birinci
öneriyle ilgili soru, Kadınların emeklilik yaşının yükseltilmemesini,
AHVnın esnekleştirilmesini istiyor musunuz? şeklindeydi...
Bu soruyu, hükümet gibi parlamento da halkoylamalarından önce
olumsuz yanıtlamıştı. Ulusal temsilcilerden oluşan büyük
meclis, bu talebi 67ye karşı 110 oyla, kanton
temsilcilerinden oluşan küçük meclis ise beşe karşı 39 oyla
reddetmişti.
İkinci
soru ise, Kadınlar ve erkeklere 62 yaşından sonra esnek
emeklilik uygulaması getirilmesini istiyor musunuz? şeklindeydi.
Buna da parlamentonun verdiği cevap olumsuzdu. Ulusal Temsilciler
Meclisinde yapılan oylamada 107 hayır oyuna karşı 65 evet
oyu kullanılmış; Kanton Temsilcileri Meclisinden ise 39 hayır
ve 5 evet oyu çıkmıştı.
Seçmen,
hükümet ve parlamentonun görüşleri doğrultusunda davranıp
mevcut işleyişe devam mı diyecekti? Yoksa sendikalar, meslek örgütleri
ve sol politikaların taleplerini destekleyip, emeklilik
sisteminin emeklilerden yana yeniden düzenlenmesine yeşil ışık
mı yakacaktı? Halkın ne diyeceği merakla bekleniyordu.
Bu
halk inisiyatiflerini savunanların gerekçeleri nelerdi? Hükümet
ve parlamento bu inisiyatiflere niçin karşıydı? İşte bu
soruların cevaplarını, ilerleyen satırlarımızda birlikte
bulmaya çalışacağız.
26
Kasım 2000: 1995 ve 1998in rövanşı
Emeklilik
kurumunun yeniden düzenlenmesini talep eden halk inisiyatiflerini
savunanlarla karşı çıkanlar arasındaki anlaşmazlığı
anlamak için 1995 ve 1998 yıllarındaki iki halkoylamasını hatırlamak
zorunlu...
2000
yılında, İsviçrede resmi emeklilik yaş sınırı kadınlar
için 62, erkekler içinse 65 idi. 1995 yılındaki halkoylaması,
yaşlılık sigortasındaki (AHV) 10. Yeniden Düzenlemeyi
(revizyon) kabul etti. Buna göre, emeklilik yaş sınırı,
erkeklerde 65 olarak kalmaya devam ederken, kadınlarda 2001 yılından
itibaren 63e, 2005 yılından itibaren ise 64e yükseltildi.
10. AHV Revizyonunu, kadınlara ve erkeklere resmi yaş sınırından
iki yıl önce emekli olma imkanını, ancak, kalıcı olarak düşük
emekli aylığı almayı kabul etmeleri koşuluna bağladı.
1998
yılında, kadınların emeklilik yaş sınırının önce 62 ve
sonra da 64e çıkarılmasına itiraz eden halk inisiyatifi
oylandı. Seçmenlerin bu itirazı kabul etmemeleriyle, 2001 yılından
başlayarak kadınların artık 62 yaşında emekli olamayacakları
kesinlik kazandı.
Evet,
işte böylelikle 26 Kasım 2000 tarihindeki halkoylaması, 1995
ve 1998 halkoylamalarının bir rövanşı niteliğine dönüştü.
Kesintiye uğrayan emekli haklarının tekrar kazanılması ve
geliştirilmesi hedeflendi.
26
Kasım 2000: Ne istenmişti?
Birbirine
paralel taleplerle seçmenden evet oyu isteyen iki halk
inisiyatifinden biri sendikalar, diğeri ise Yeşiller Partisi
tarafından kamuoyuna sunulmuştu. Benzerliklerinden dolayı, yalnızca
birini özetle aktaralım istiyoruz.
10.
AHV Revizyonu kadınların emeklilik yaşını 64e yükseltti.
11. AHV Revizyonu ise bunu 65e yükseltmeyi planlıyor. Dahası,
kadınların ve erkeklerin emeklilik yaşının 67 ya da 68e yükseltilmesi
gerektiği söylemleri giderek daha sık duyulur oldu.
Bu
satırlar, Yeşiller Partisince düzenlenen inisiyatifin sunu
yazısında yer alıyordu. Birlikte okumaya devam edelim:
Ancak,
emeklilik yaşının yükseltilmesi, yaşamın ve iş pazarının
gerçeklerine aykırı. Günlük gelişmeler, yaşlı işçilerin,
ekonomik durumdaki iyileşmeye rağmen iş bulamadıklarını ve
erken emekli olduklarını gösteriyor.
Bu
nedenle, inisiyatifin, gerçekleri göz önünde bulundurarak
esnek emeklilik yaşının herkes için 62 olması çözümünü
getirdiği belirtiliyor ve şöyle devam ediliyor:
Erken
emekli olmak şu anda da mümkün. Ancak, bunun sonucunda emekli
aylıkları kalıcı bir biçimde kesintiye tabi tutuluyor ve az
gelirlilerin erken emekli olabilmeleri zorlaşıyor. Oysa bu
inisiyatif sosyal bir çözüm sunuyor ve 62 yaşında emekli
olmak isteyenler, bu kararlarını, emeklilik aylıklarında bir
kesinti yaşamadan uygulamaya koyabilecekler.
Emekliye
ayrılma hakkının 62 yaşında başlamasını savunan
inisiyatif, tam ya da kısmen çalışmak isteyenlerin önünde
bir engel olmadığını da vurguluyordu. Emekliye ayrılanların
tam ve kesintisiz emekli aylıklarının garanti altına alınması,
kısmen çalışmaya devam edenlerin ise kısmi bir emekli aylığına
kavuşabilmeleri, inisiyatifin en önemli talepleri olarak ortaya
çıkıyordu.
Hükümetin
itirazı
AHV,
yani yaşlılık sigorta sisteminin mali durumunun, emeklilik yaşı
ve yaşam beklentisiyle doğrudan bağlantılı olduğu bir gerçek.
Hükümet, son 50 yılda İsviçrede ortalama ömür süresinin
erkeklerde 3,9 yıl, kadınlarda ise 6,3 yıl uzadığını gerekçe
göstererek, emeklilik yaşının düşmesi halinde yaşlılık
sigorta sisteminin ağır bir darbe alacağını ileri sürmekteydi.
Hükümetin
itirazı ekonomik gerekçelere dayanıyordu. İnisiyatiflerin
kabul edilmesi halinde, isteyenlerin 62 yaşında aylıklarında
kesinti olmaksızın emekliliğe hak kazanılacağını hatırlatan
hükümet, endişesini şöyle dile getiriyordu:
Yurtdışındaki
tecrübe, emeklilik hakkı kazananların çoğunun, aylıklarda
bir kesinti olmaması halinde, en erken bir zamanda emekliye ayrılmayı
tercih ettiğini gösteriyor.
Mali
külfet, hangi ölçülerde?
Hükümetin
hesaplarına göre, 26 Kasımda evet oyları çoğunluk sağlarsa,
bu, AHV için yılda 2 milyar frank ek bir yük anlamına
geliyordu. Çeşitli tasarruflarla yaratılabilen iç kaynaklarla
bunun 900 milyon franklık bölümünün karşılanabileceğini
ifade eden hükümet, bu noktada frene basıyordu. Evet, düşünülen
enerji vergisiyle kalan açık da önemli ölçüde kapatılabilirdi,
ama hükümet bu kaynağı emeklilik yaşının indirilmesi için
kullanmak niyetinde olmadığını söylüyordu.
Hükümetin
önerisi:
Kadınlara
da 65 yaşında emeklilik
Hükümetteki
çoğunluk görüşüne göre, yaşam süresinin ve buna bağlı
olarak emekli sayısının artışı karşısında, emeklilik yaşını
düşürmenin AHV sistemini mali açıdan çökertecekti.
AHV
için 11. Revizyon şart diyen hükümetin planı, inisiyatifi
savunanlarla neredeyse taban tabana zıttı. Öncelikle kadınların
emeklilik yaş sınırı 65e yükseltilmek isteniyordu. Sonra,
62 ve 65 yaşlar arası esnek bir emeklilik sistemi diyordu
hükümet, ama aylıklardan kesinti yapılmak kaydıyla... Hükümet,
bu esnek emeklilik sisteminin ufalttığı aylıklarla geçinemeyeceği
belli olan pek çok emekliye, sosyal fonlardan asgari geçim sınırına
göre yardım yapılabileceğini belirtiyordu.
AHV
gerçekten çökebilir mi?
62
yaşından itibaren aylıklarda kesinti yapılmadan uygulanan
esnek emeklilik sisteminin yaklaşık 2 milyar franklık bir
gidere karşılık geleceğini onlar da kabul etmesine rağmen,
inisiyatifi
savunan çevreler, hükümetin hesaplarını abartılı
buluyorlardı.
Ama
soru şuydu: Bu para nereden bulunacak?
İlk
kaynak konusunda, hükümetle inisiyatifi savunanlar arasında görüş
farklılığı ortaya çıkmıyordu. AHVnın çeşitli
tasarruflarla 1 milyar franga yakın iç kaynak yaratabileceği
konusunda taraflar hemfikirdi...
Ama,
geriye yine de 1 milyar frank kalıyordu...
İşte
bu noktada, hesaplar da farklılaşıyordu.
Hükümet
bunun kaynağı yaratılamaz diyor, inisiyatifi savunanlar ise düşünülen
enerji vergisinden sağlanacak gelirin kaynak olarak kullanılabileceğine
dikkat çekiyor ve başka kaynaklara da işaret ediyorlardı:
Askeri
harcamalarda, zenginlere ve bankalara sunulan vergi hediyelerinde
de tasarruf yapılabilir...
Yani,
istendikten sonra yapılır deniyordu özetle...
Çalışırken
ölmek
Düşüp
ölene kadar mı çalışıyoruz?
26
Kasım 2000de evet çağrısı yapan bir duyuruda soruluyor bu
soru... İsviçre, diğer Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında,
resmi emeklilik yaş sınırının yüksek olduğu bir ülke
olarak hemen dikkati çekiyordu.
Tabii
çalışma hayatındaki gerçek rakamlar daha da önemliydi... Bu
açıdan da bakıldığında, İsviçre, oldukça özel bir ülke
olarak hemen liste başındaki yerini alıyordu.
İsviçrede
55-64 yaş grubundakilerin yüzde 72si çalışmaya devam eder
durumda oldukları anlaşılıyordu. Aynı yaş grubunda çalışmaya
devam edenlerin en az olduğu iki Avrupa ülkesiyle, yani Belçika
ve Macaristanla karşılaştırıldığında zıtlık daha açık
ortaya çıkıyor gibiydi... Bu ülkelerde, 55-64 yaş grubunda çalışmaya
devam edenlerin oranı sadece yüzde 25ti.
İnisiyatifi
savunanlar da, Belçika ve Macaristandaki durumun İsviçre için
ancak bir rüya olabileceğinin farkındaydılar, ama hiç
olmazsa küçük de olsa bir adım da biz atalım diyorlardı.
26
Kasımda halkoylamasından nasıl bir sonuç çıkacağının
bilinmesinin imkansız olduğu günlerde, bilinen kesin bir şey
vardı:
Karşıtlar
çoğunluk sağlarsa, İsviçrede emekli olmak giderek zorlaşacaktır.
Sonuçlar:
Yine hayal kırıklığı
26
Kasım 2000de açıklanan sonuçlar, çalışan kesimleri bir
kez daha hayal kırıklığına uğrattı. Böylelikle kadınların
emeklilik yaşının giderek yükseltilmesi ve erken emeklilik
halinde emeklilik maaşlarında sürekli kesintiler gibi
uygulamaları içeren sosyal güvenlik politikası, seçmen
halk tarafından da benimsenmiş oldu.
Hatırlanacağı
gibi, halkoylamasındaki birinci soru, Kadınların emeklilik
yaşının yükseltilmemesini, AHVnın esnekleştirilmesini
istiyor musunuz? şeklindeydi. Bu öneri, seçmenlerin yüzde
60,5i tarafından reddedildi. Kadınlar ve erkeklere 62 yaşından
sonra esnek emeklilik uygulaması getirilmesini istiyor
musunuz? şeklinde formüle edilen soruyu da seçmenlerin yüzde
54ü hayır dedi.
Ve
11. AHV Revizyonuna giden yol da böylelikle açılmış
oldu.
|