snc, sadece günlük haberle yetinmiyor, İsviçre'deki önemli gelişmeleri de mercek altına alıyor.

snc dosyaları >>>

İsviçre hükümeti üyeleri toplu halde: 10 Aralık'tan itibaren bu

fotoğraf anılarda kalacak...

(Sağdan sola) Pascal Couchepin, Annemarie Huber-Hotz, Samuel

Schmid, Moritz Leuenberger,  Micheline Calmy-Rey, Kaspar Villiger,

Joseph Deiss und Ruth Metzler-Arnold. (foto: hükümet foto servisi)

İsviçre'de nefesler tutuldu

Yeni hükümet yarın seçiliyor

İsviçre parlamentosunu oluşturan iki meclis, Ulusal Temsilciler Meclisi ve Kanton Temsilcileri Meclisi, İsviçre Hükümetinin yeni üyelerini seçmek üzere yarın bir araya geliyor. Her iki meclis üyelerinin katılımıyla düzenlenecek ortak oturumdan nasıl bir sonuç çıkacağı merakla bekleniyor.

snc: zafer sayar

BERN. (09.12.03) İsviçre tarihinde hiçbir hükümet seçimi, kamuoyunda bu ölçüde heyecan ve ilgi yaratmamıştı. Genel seçimlerden sonra toplanan parlamentonun yeni hükümet için yaptığı seçimlerin, sıradan bir işlem olarak karşılanması, bugüne kadar İsviçre'de neredeyse siyasal bir gelenek haline gelmişti. Peki bugün değişen ne?

Bu soruyu yanıtlamak için, 19 Ekim'de yapılan genel seçimlerle ortaya çıkan yeni siyasal tabloya kısaca göz atmakta yarar var. Hatırlanacağı gibi, İsviçre Halk Partisi SVP, 19 Ekim seçimlerinde büyük bir zafer kazanmış, İsviçre'nin en büyük partisi haline gelmişti. Meclisin sol kanadı, yani sosyal demokratlar ve yeşiller, bir önceki seçimlere göre sandalye sayılarını küçük bir artışla korusalar da, deprem merkez sağda meydana gelmişti. İsviçre merkez sağını mecliste temsil eden iki büyük parti, Hür Demokrat Parti FDP ve Hıristiyan Halk Partisi CVP, seçimlerden tarihi bir yenilgiyle ayrılmışlardı.

SVP, dört yıl önce yapılan genel seçimlerde kazandığı başarının tesadüf olmadığını, bu seçimlerde aldığı sonuçla kanıtlarken, İsviçre'de asırlık siyasal dengeler de alt üst olmuştu. Zira, SVP, 1999 seçimlerini bir yana koyarsak, 20. yüzyıl boyunca Ulusal Temsilciler Meclisi'nde temsil edilen dört büyük siyasal partinin en küçüğü olma vasfını korumuştu. Birincilik ve ikincilik FDP ile SP arasında seçimden seçime el değiştirirken, CVP, ikinci büyük partiye çok yakın bir üye sayısıyla, ama istikrarlı olarak üçüncü büyük parti olarak kalmıştı.

Bu noktada, dört büyük partinin hükümette temsil edilmesini mümkün kılan ve "sihirli fomül" olarak adlandırılan anlaşmayı hatırlamakta yarar var. 1959 yılından bu yana geçerli olan partiler arası anlaşmayla, hükümetteki 7 sandalyenin, seçmenin istikrarlı bir şekilde ortaya koyduğu eğilime göre paylaştırılması kabul edilmişti. Buna göre, ilk üç büyük parti SP, FDP ve CVP'nin ikişer, dördüncü parti konumundaki SVP'nin ise bir üyeyle hükümette temsil edilmesi benimsenmişti.

Aşırı sağ ve yabancı düşmanı propaganda sloganları kullanmakta sakınca görmeyen SVP'nin 19 Ekim seçimleriyle en büyük parti haline gelmesinin siyasal yaşamda hangi etkileri yaratacağı belirsizliğini korumaya devam ederken, yeni hükümetin, artık sihirli formüle göre kurulamayacağı kesinlik kazanmış durumda.

Yarınki hükümet seçimleri öncesi, SVP, hükümette iki üyeyle temsil edilmesi konusunda taviz vermeyeceğini açıkça ortaya koymuş durumda... Dahası, politik aşırılıklarıyla tanınan Blocher'in hükümete girmesinde ısrarlı olacağını da söylemeye ve taleplerinin kabul edilmemesi halinde muhalefete geçebileceğini ilan etmeye devam ediyor.

SP ve FDP'nin ikişer sandalyeyle yeni hükümette temsil edilmesi genel olarak benimsenirken, seçimlerle dördüncü sıraya düşen CVP de iki üyelikte ısrarlı görünüyor. Başka bir sıkıntı da, FDP başta olmak üzere partilerin göstereceği adaylar ve parlamentonun bunları benimseyip benimsemeyeceği noktasında ortaya çıkıyor.

Evet, İsviçre, tarihinde ilk kez, bu kadar büyük belirsizliklerle hükümet seçimine gidiyor. Başlarken de söylediğimiz gibi, artık nefesler tutulmuş ve İsviçre yarına kilitlenmiş durumda... İsviçre, krizi atlatıp yeniden istikrarı yakalamanın yollarını aramaya devam ediyor.

snc arşiv

19 Ekim 2003 Genel Seçimleri >>>