snc, sadece günlük haberle

yetinmiyor, İsviçre'deki

önemli gelişmeleri de mercek

altına alıyor.

snc dosyaları >>>

 

Pek çok insan, hayallerini süsleyen zenginlik sembollerine kolay yoldan kavuşmak isteğiyle kar topu sistemlerinin tuzağına düşebiliyor...

 

Kar topu tuzağına düşenler anlatıyor

"Bu bir beyin yıkamasıydı"

"Kar topu sistemi" sadece bir aldatmaca. Üstelik İsviçre yasalarına göre hapis ve para cezası gerektiren suç kapsamında. Buna rağmen birçok insan bu tuzağa düşmeye halen devam ediyor.

snc/ sevim civil

İşsiz insanlar, internet üzerinden örneğin "Jobpilot“ gibi iş borsalarında kolaylıkla "Innoflex" firmasının tuzağına düşebiliyor. Bu internet sayfalarında "Dünya ekonomi tarihinin en büyük paylaşım evresinin başında yer alın. Sakın bu şansı kaçırmayın" ya da "Firma kurucu damarınızı hissedin" gibi reklam sloganlarına rastlamak mümkün. Bu ilanlardan yola çıkarak iş başvurusunda bulunanlar, karşılarında "Innoflex" firmasının bir satıcısını buluyorlar.

Bu dağıtım firmalarının ana amacı provizyon karşılığı yeni dağıtıcı ortakları bulmak. Hangi ürün ya da hizmeti vermeleri ikinci planda bir rol oynuyor ya da ürün sadece kafalarda gelişen bir hayal oluyor.

Cüzdanınızdan birdenbire 1800 frank eksiliyor

İki yıldır İsviçre’de aktif olan Alman firması "Innoflex" işte bu şekilde çalışıyor. Tabii, sistemin nasıl işlediğini anlamak için ona biraz daha yakından bakmak gerekiyor.

Satıcılık başvurusunda bulunan kişiler önce bir miktar "ayak bastı" parası ödüyor. Yeni müşteriye verilen içeriği değersiz kağıtlarla ve anlaşmalarla dolu bir dosyanın fiyatı 114 frank. Her kim piramit sisteminde yukarıya tırmanmak ve en yakın bir zamanda daha fazla para kazanmak istiyorsa ek olarak 1768 frank ödemek zorunda kalıyor.

Söz konusu olan firma kendi verdiği bilgilere göre, telefon iletişim ürünleri, elektrik anlaşmaları ve internet üzerinden ürünler sattığını bildiriyor. Firma konuşmacısı, dağıtım ortaklarının, insanların "Flexphone" adlı telefon şirketine abone olmaları doğrultusunda bir ikna çalışması yaptıklarını söylüyor. Ancak, İsviçre’de "Flexphone" adında bir telefon şirketi yok. Ayrıca, İsviçre’de elektrik kontratlarını satın almak diye bir şey yok.

"Hemen katıl, yoksa fırsat kaçar"

Bu tuzağa düşen Aargau Kantonu'ndan Roger Hefti, Saldo dergisine başından geçenleri anlatırken, "Para yatırımı yapıyorsun, ancak hiç bir satış yapamadığından dolayı kazanç elde edemiyorsun“ diyor.

Hefti, bir "Innoflex" toplantısına arkadaşları vasıtasıyla katılıyor ve o günü şöyle anıyor:

"Aslında, böylesi bir organizasyona katılmaya hiç niyetim yoktu, ama ertesi sabah uyandığımda 1800 frank ödeyerek firmanın dağıtım ortağı olduğumu anladım. Şöyle bir geriye baktığımda anladım ki, onların yaptığı bir beyin yıkaması. Sürekli, eğer hemen katılmazsan kaybedeceksin hissine kaptırıyorlar insanı."

Hefti, gibi kuşkucu birinin dahi aldatılması psikoterapist Theodor Itten’i şaşırtmıyor. Itten, "İnsanlar, kolay ve çabuk yollardan para kazanma özlemini taşıyorlar. İkna edilen insan sonunda çok zeki olduğuna ve bir defaya mahsus olan bir şansı geri tepmediğine inandırılıyor“ şeklinde analiz yapıyor.

Göze batan bir başka gerçek ise, bu tür kar topu sistemlerinin çoğunlukla erkeklerin ilgisini çekiyor olması. Aslında yine aynı mantıkla işleyen yardımlaşma süsü verilmiş "hediye çemberleri" gibi sistemler ise daha çok kadınlar tarafından rağbet görüyor.

Psikoterapist Itten’e göre bu kadınlar ve erkekler arasındaki rol paylaşımlarıyla ilintili. Erkekler, kendilerini iş dünyasında güçlü görüyorlar ve "yatırım yap, o zaman sen de iş dünyasında saygı görür ve sosyal alanda yükselirsin" yansıtmalarına açık oluyorlar.

İsviçre Hukuk Dairesi’nden Reto Brand bu çevreyi iyi tanıyanlardan biri olarak, insanların oldukça sık bu kar topu sistemine inandıklarını belirtiyor. Brand, "İnsanlar sistemden zarar görmelerine ve yıllardır bunun riskleri üzerine bilgilendirildikleri halde denemeye devam ediyorlar" şeklinde bir açıklamada bulunuyor.

Kar topu sistemleri yasa dışı

Psikoterapist Itten bu konuya şu sözlerle ışık tutmaya çalışıyor:

"Bazı insanlar vardır ki, onlar kumarcılar gibi kaybedenler tarafında olduklarını kabul etmezler. Onları motive eden şey oyunu kazanma ihtimalinin verdiği yüksek mutluluk duygusu. Diğerleri ise kaybettiklerini kazanmak için yine aynı sistem içerisinde yer alıyorlar."

Ancak, hangi nedenle olursa olsun, her kim kar topu sistemine girerse kaybettiği gibi yasalara karşı geldiğinden dolayı cezaya çarptırılma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Lenzburg Mahkemesi, "Innoflex" firmasından bir satıcıyı, yasal olmayan kartopu sistemiyle ortaklar aradığı ve İsviçre Şans Oyunları Yasası'na karşı geldiği gerekçesiyle iki bin frank para cezasına çarptırmıştı.

Tuzağa giden yol

Kar topu ve piramit sistemleri genel olarak aynı prensip doğrultusunda işliyor ve insanların parasını kapmak gibi tek bir hedefi gözetiyor.

İş ilanlarında ya da internet üzerinden faaliyet gören iş borsalarında ek gelir ya da serbest meslek sahipliği görüntüsünde karşımıza çıkıyor bu sistem. Herkes hiçbir ön bilgiye sahip olmaksızın bir ürünle ya da olağanüstü bir sistemle çok çabuk zengin olabilir sözü veriliyor. Bazen tanıdıklar ya da akrabalardan edinilen adreslerle, bu tür teklifler elektronik posta yoluyla da ulaştırılıyor. Somut olarak bu sistem üzerine bilgi sahibi olmak ve bu gizemli perdeyi aralamak için yapılan toplantılardan birine katılmak gerekiyor.

Tuzak toplantıda kuruluyor

Toplantıda "Bölge Başkanı" ya da "Menajer" kimliğine bürünmüş, satış alanında tecrübeli olduğu anlaşılan bir firma profesyoneli, karşılanan konuklara sistemin ya da ürünün ne kadar harika olduğunu renkli tablolar çizerek anlatıyor. Karşıt bir görüş geldiğinde ise ya onu duymazlıktan geliyor ya da tüm ikna gücüyle bu fikri çürütmeye çalışıyor. Örneğin, bunun bir kar topu sistemi değil, internet ağı içerisinde yapılan bir pazarlama yöntemi olduğu anlatılıyor. Katılımların sağlanması içinse, yüksek provizyon gibi avantajların yanı sıra dağıtım yapısı içinde yükselme ve kariyer sahibi olma olanaklarının olduğu öne sürülüyor. Ancak, tüm bu olanaklardan faydalanabilmek için toplantıya katılanların ödeme yapmaları gerekiyor, hem de hemen.

Kölelik

Kurbanlar, her ne kadar kısa bir sürede bunun dolandırıcılıktan başka bir şey olmadığını kavrasalar da, en azından yatırdıkları parayı kurtarabilmek için dağıtım ortakları aramak zorunda kalıyorlar. İşin ustası olmadıkları için müşteri kazanma çalışmalarında başarı sağlayamıyorlar ve en yakınlarındaki kişileri bu çemberin içerisine çekmeye çalışıyorlar. Artık kurban, kurban olmaktan çıkarak suçlu durumuna düşüyor. Kaybettikleri maddi ve manevi değerlerin yanı sıra, yasalara göre onları hapis ve 10 bin franka varan para cezaları bekliyor oluyor. (snc)