snc, sadece günlük haberle

yetinmiyor, İsviçre'deki

önemli gelişmeleri de mercek

altına alıyor.

snc dosyaları >>>

 

İsviçre Hükümeti Dönem Başkanı Samuel Schmid'in konuşması, ırkçı sloganlarla sık sık kesildi...

 

Rütli’de ırkçı gövde gösterisi

1 Ağustos kutlamalarında Neonazi

işgali

İsviçre’nin ulusal bayramı 1 Ağustos, bu yıl da aşırı sağ gösterilerin gölgesinde kaldı. Geleneksel olarak kutlama etkinliklerinin kalbi durumundaki Rütli’deki tören alanını işgal eden aşırı sağ gruplar, İsviçre Hükümeti Dönem Başkanı Samuel Schmid’in konuşmasını da yabancı düşmanı ve ırkçı sloganlar atarak engellemeye çalıştılar.

snc/ Sevim Civil

İsviçre Hükümeti Dönem Başkanı Samuel Schmid’in Rütli’de yaptığı 1 Ağustos konuşması radikal sağ grupların protestolarıyla engellenmeye çalışıldı.

Yaklaşık olarak iki bin katılımcının arasında yer alan 700’e yakın Neonazi’nin taşkınlıkları, Schmid’in, konuşmasında yabancıların uyumu konusuna yer vermesiyle birlikte doruk noktaya ulaştı. “İhanet”, “Yalanın bacakları kısa olur, Samuel Schmid bize bacaklarını göster” şeklindeki ifadelerle Schmid’e karşı kişisel hakaretlerde de bulunan aşırı sağcı gruptan “Bize kim ihanet etti? Pek tabii ki demokratlar” ya da “Halk biziz. İsviçre İsviçrelilere aittir” sloganlarının yükseldiği gözlemlendi.

Aşırı sağcıların tepkileri arasında konuşmasını sürdüren Schmid, 60 yıl önce sona eren İkinci Dünya Savaşı anısının herkesi yeni totaliter hareketlere karşı olmakla sorumlu kıldığını vurguladı ve sözlerine şöyle devam etti: “Antisemitist, ırkçı gibi her türlü aşırı sağ düşüncenin önüne geçilmelidir. Tarihin bu karanlık süreci hiçbir şekilde tekrarlanmamalıdır.”

Schmid, 1 Ağustos İsviçre Ulusal Bayramını “şükran günü” olarak adlandırdı ve mevcut İsviçre’nin günümüze gelmesi için büyük çaba gösteren kendilerinden önceki kuşaklara ve İsviçre’nin refah düzeyinin yükselmesinde katkıda bulunan yabancılara teşekkür etti.

Konuşmasının hemen ardından güvenlikten sorumlu kişiler tarafından kürsüden uzaklaştırılan Schmid, İsviçre televizyonuna verdiği demeçte aşırı sağcıların gösterdikleri tavrın İsviçre’ye uymayan bir davranış şekli olduğunu açıkladı.

“Aşırı sağcılara hoşgörü konusunda yanılmışım.”

Öte yandan organizatörler, aşırı sağ grupların kışkırtıcı eylemleriyle şoka uğradılar. Rütli Komisyonu Başkanı Judith Stamm, böylesi onursuz davranışların Rütli’de hiçbir zaman hoşgörüyle karşılanmayacağının altını çizdi.

Stamm, “Şimdiye kadar 1 Ağustos’ta Rütli’nin herkese açık olmasını ve aşırı sağ grupların da belli temel kurallara uyacağını savunan bir kişi oldum. Ancak, ne yazık ki, yanıldığımı anladım” dedi.

Stamm, 2000 yılında 1 Ağustos konuşmasında Kaspar Villiger’in de aşırı sağ gruplar tarafından ıslıklarla protesto edildiğini, ancak Villiger’in Schmid gibi bu denli saygısızca bir kişisel saldırıya maruz kalmadığına dikkat çekti.

Rütli kutlamalarının sonu mu?

Bu arada, önümüzdeki yıl 1 Ağustos şenliğinin Rütli’de yapılmaması önerisini de Stamm şöyle değerlendirdi: “Böylesi bir karar alındığında Rütli’deki şenlik alanının 31 Temmuz ile 2 Ağustos arasında kapatılması gerekir ki, aşırı sağcı gösteriler engellenebilsin.”

Önümüzdeki yıl Rütli’nin sadece davetli misafirlere açık olması fikrinin önünde yasal bir engel olmadığını, bunun İsviçre Hükümeti’nin tasarrufunda olduğunu dile getiren Stamm, konuşmasında konuyla ilgili şu görüşlere yer verdi:

“Ancak, aşırı sağ görüşlüleri oradan uzak tutmak için oldukça fazla polisin görev yapması gerekecektir ve bu durumda belki de Davos’taki Dünya Ekonomi Forumu WEF’e benzer bir durum ortaya çıkabilecektir.”

Aşırı sağın gücü

Uzun yıllardır İsviçre’de aşırı sağ grupları gözlemleyen Hans Stutz da, Rütli’de gövde gösterisinde bulunan aşırı sağ grupların sayılarında 1996’dan günümüze kadar düzenli bir artış kaydedildiğini açıkladı.

Stutz, aşırı sağ grupların son yıllarda öncelikle kendi görüşlerindeki kişileri hareketlendirme kabiliyetlerinin çoğaldığına dikkat çekti ve bunu sanıldığının tersine internetin sunduğu yeni imkanlardan yararlanarak değil, kulaktan kulağa propaganda yaparak başardıklarına dikkat çekti.

Stutz, Neonazilerin 1 Ağustos dışında başka bir gösteri platformuna sahip olmadıklarını vurgulamayı da ihmal etmedi.

İsviçre Polisi Fedpol’un “İsviçre 2004 İç Güvenlik” raporunda ise aşırı sağın sağlam yapılara sahip olmadığı ve bunların sadece bir kaç gruptan ibaret olduğu belirlemesi yer alıyor.

ne nedir?

1 Ağustos -

İsviçre Ulusal Bayramı

İsviçreliler ulusal bayramlarını 1 Ağustos’ta şenliklerle kutluyorlar. Bu kutlamaların vazgeçilmez bir parçası olan havai fişek gösterileri ise beraberliğin sembolü haline gelmiş durumda.

“Rütli Yemini”

Kanton Uri’de “Vierwaldstätter“ gölü kenarında bulunan Rütli, İsviçre’nin doğum yeri olarak tanınıyor. Uri, Schwyz ve Unterwalden kantonlarının temsilcileri Walter Fürst, Werner Stauffacher ve Arnold von Melchtal’in 1 Ağustos 1291 tarihinde Rütli’de bir araya gelerek sonsuz birlik için yemin ettiklerine yaygın bir şekilde inanılıyor. Bu inanışa göre, zamanla diğer kantonların da birliğe katılmasıyla ortaya çıkan bugünkü İsviçre’nin, “Rütli Yemini” üzerinde yükseldiği kabul ediliyor.

günün

sorusu

Genç kadınlar neden aşırı sağ gruplara ilgi duyuyorlar?

Aargau gazetesinde yayımlanan sosyolog Kurt Imhof ile yapılan söyleşide, genç kadın ve erkeklerin hangi nedenle 1 Ağustos’ta Rütli’de aşırı sağ grupların inisiyatifindeki gösterilere katıldığı sorusuna cevap arandı.

Imhof, aşırı sağ grupların medyanın ilgisini çekmek istedikleri ve 1 Ağustos’un buna iyi bir olanak sağladığını belirtti. Bu grupların akşam televizyonlarda ve ertesi gün de gazetelerde kendilerinden söz edilmesinden hoşlandıklarını ve bunu kendilerinin önemsendiği şeklinde algıladıklarını ifade eden Imhof, lider yapıların dışında bu genç insanların hangi düşünceleri yaymak istedikleri doğrultusunda pek fazla bilgiye sahip olmadıklarını ve genelde eğitim düzeylerinin düşük olduğunu kaydetti.

Gösterilere katılan genç kadınların sayısının dikkat çekici olduğunun hatırlatılması üzerine Imhof bunun nedenleriyle ilgili şu tespitte bulundu:

“Neonazi gruplarda maçoluk ve erkek olmaya yapılan aşırı vurgu ön planda tutuluyor. Bu, örneğin giydikleri askeri kıyafetlerde de kendini gösteriyor. Belki de bu, bazı genç kadınlar için çekici olabiliyor.”