snc, sadece günlük haberle

yetinmiyor, İsviçre'deki

önemli gelişmeleri de mercek

altına alıyor.

snc dosyaları >>>

 

Çocukların çevremizde giderek daha az görülebilmesinin ana nedeni olan İsviçre aile politikası, OECD tarafından da eleştiriliyor.

(fotoğraf: snc/ nuriye polat)

 

OECD’den İsviçre aile politikasına

kötü not

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yaptırılan bir araştırmada ortaya çıkan sonuç, İsviçre’de çocuk sahibi olan kadınların çoğu zaman aile ve meslekleri arasında bir tercih yapmak zorunda kaldıklarını gösteriyor.

snc/ sevim civil

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Başkan Yardımcısı Martine Durand, 28 Ekim’de Bern’de yaptığı bir basın toplantısında, kurumun hazırladığı bir raporun sonuçlarını kamuoyunun bilgisine sundu. Durand, "Babies and Bosses" adı altında yapılan araştırmada, İsviçre politikasının aile alanında yeterli çalışmalar yürütmediği ve birçok çiftin bundan dolayı çocuk sahibi olmaktan çekindiği sonucuna varıldığını belirtmesinin ardından, annelik sigortasının birkaç hafta önce halkoylamasıyla kabul edilmesini ise olumlu yönde atılan bir adım olarak değerlendirdi.

OECD raporunun, Portekiz, Yeni Zelanda ve İsviçre’de, çalışma ve aile yaşamının bir arada yürütülmesi doğrultusunda yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıktığı bildirildi. Rapor, İsviçre’de çocuk sahibi olan kadınların çoğu zaman aile ve meslek yaşamları arasında tercih yapmak zorunda kaldıklarını ortay koyuyor.

Önlemler paketi

OECD, kamu hizmetlerindeki harcamaların ailenin yanı sıra çocuk bakımı doğrultusunda da yükseltilmesi ve kadınların meslek hayatına atılmalarını sağlayacak tam gün okul uygulamasının yaygınlaştırılması doğrultusunda tavsiyelerde bulunurken, ufak çocukları olan anne ve babaların çalışma saatlerini sınırlı bir süreliğine kısaltma hakkına sahip olabilmelerini öneriyor.

Hükümet de rapora katılıyor

Bern'deki basın toplantısında hazır bulunan Hükümet Dönem Başkanı Joseph Deiss ve İçişleri Bakanı Pascal Couchepin de, yaptıkları konuşmalarda, OECD raporunun tespitlerine ve önerilerine katıldıklarını ifade ettiler. İsviçreli bakanlar, uluslararası uzmanlık çalışmalarından yararlanma imkanına sahip olmaktan duydukları mutluluğu dile getirirlerken, yeni bir aile politikası doğrultusunda yapılan çalışmaların sürdüğünü sözlerine eklediler.

Annelik sigortasının kabulünü sevindirici bir gelişme olarak niteleyen Joseph Deisss, çalışma yaşamının ve benzeri pek çok alanın aile dostu bir perspektifle yeniden düzenlenmesi amacıyla yapılan çalışmaların yavaş, plansız ve bir koordinasyona bağlı olmadan yürütülmesinin sıkıntı yarattığını söyledi. Hükümetin, sorunun çözümü için çocuk bakıcılarının eğitim düzeylerini yükseltmek gibi merkezi düzeyde üzerine düşenleri yapmak zorunda olduğunu kaydeden Deiss, ancak okula başlangıç yaşı ve tam okul günü gibi noktalardaki düzenlemelerin kantonların yetki alanına girdiğini belirtti.

Nüfus hızla eriyor

OECD raporunun ortaya koyduğu ve hükümetin de katıldığı sonuçlar, nüfusun hızla yaşlandığı ve eridiğini de gösteriyor ve yeni bir aile politikasının ertelenemez bir zorunluluk haline geldiğinin altını çiziyor.

İsviçre İstatistik Dairesi, geçtiğimiz yılın doğum oranının 1918 yılından bu yana en düşük seviyede gerçekleştiğini açıklamıştı. Yine istatistikler, 1998 yılından bu yana ölenlerin doğanlardan daha fazla olduğunu ortaya koymuştu.

İsviçreli yabancı ayrımı yapılmaksızın yapılan resmi değerlendirmeler, İsviçre’nin bugünkü nüfusunu koruyabilmesi için kadın başına 2,1 doğum beklendiğini gösteriyor. Oysa, bugünkü rakam sadece 1,4’te kalıyor. Yani, İsviçre nüfusu, yabancıları da dahil ederek değerlendirildiğinde dahi hızla eriyor. Bu hesaba yabancılar dahil edilmezse, nüfus buharlaşması daha da ürkütücü boyutlara varıyor. (snc)