|
Vania
Alleva ile söyleşi
Vizenin
kalkması
bir
başka (son)bahara
mı kaldı?
Avrupa
Birliği’nin (AB), birliğe üye olmayan ülkelerin İsviçre’de
yaşayan yurttaşlarına vize adı altında çektirdiği eziyet
ne zaman son bulacak? Schengen vizesi ne zaman kaldırılacak?
İsviçre’deki yüz binlerce göçmenin seyahat özgürlüğünü
fiilen ortadan kaldıran bu uygulama ne zamana kadar devam
edecek?
AB,
en yetkili ağızlardan vizenin çok yakında kaldırılacağı
sözünü veriyor, ama soru yine aynı: ne zaman?
İsviçre’de
yaşayan Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları da, kendileriyle aynı
kaderi paylaşan başka yüz binlerce göçmen gibi, bu soruların
acilen cevaplanmasını istiyorlar. Acilen, zira sürekli bir işkenceye
dönüşen bu çağ dışı uygulamanın olumsuz etkileri yaz
ayları yaklaşırken daha da büyüyor. Malum, izin mevsimi kapıda...
Vizenin
ne zaman kaldırılacağı sorusuna doğru bir cevap verebilecek
isimlerin başında Vania Alleva yer alıyor. Vizeye karşı
sayısız girişimde bulunan ve bu konumuyla
AB’nin baş muhatabı haline gelen İnşaat ve Endüstri
Sendikası GBI’nin göçmenler sorumlusu Alleva konuyu yıllardan
beri titizlikle takip ediyor. Zaten, AB kurumlarıyla ilişkileri
de bizzat o sürdürüyor.
Vania
Alleva’nın sorularımızı ayrıntılı olarak cevapladığı
söyleşiyle sizleri baş başa bırakmadan önce, onun verdiği
bilgilere göre bir iyi, bir de kötü haberimiz olduğunu hemen
söyleyelim. İyi haberimiz, vizenin kısa bir zaman sonra
kalkacağının kesinleşmiş olduğu... Kötü haberimiz ise,
AB’nin haziran başı için söz vermesine rağmen, tarih
konusunda henüz resmi bir karar alamadığı... Kötü haber,
özellikle izin yolculuğu için yaz aylarında AB üyesi ülkelerin
topraklarından geçişlerde, vizenin devam edebileceği
ihtimaline göre hazırlıklı olunması gerektiği anlamına
geliyor.
Yani,
sevinmek için henüz erken ve kısa da olsa bir süre daha
“ya sabır” diyeceğe benziyoruz.
söyleşi:
mazlum kılınç
Mazlum
Kılınç: Sayın Alleva, vizenin kaldırılmasıyla ilgili AB’nin
son olarak geldiği nokta ne? Ayrıntılara girmeden önce, söyleşimize
son durumu kısa ve net olarak aktarmanızı rica ederek başlamak
istiyorum.
Vania
Alleva: Böyle başlamayı ben de uygun görüyorum, zira
herkesin aslında merak ettiği de bu. Pek çok ayrıntı var ve
bunlara daha sonra girelim.
Önce
en son gelişmeden başlayalım. Biliyorsunuz Avrupa Komisyonu,
AB’nin yürütme organı, yani hükümeti... Avrupa Komisyonu,
geçtiğimiz mart ayı sonunda yaptığı toplantıda, vizenin
en geç haziran ayı başında kaldırılması konusunda görüş
birliği sağlandığı bilgisini verdi. Toplantı yapılırken
biz de oradaydık ve komisyondan bunun sözünü aldık.
Siz
bu sözü inandırıcı buluyor musunuz? Çünkü henüz resmi
ve kesin bir karar ortada yok.
Biz
Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Komisyonu’yla olduğu gibi,
AB’nin ilgili tüm kurumlarıyla da sürekli ilişki içindeyiz.
Bize verilen son resmi bilgiler, 1 Mayıs 2004 tarihinde AB’ye
katılan on yeni ülkenin de vizenin kaldırılmasıyla ilgili
onay vermesi gerektiği şeklinde... Bunun resmi karar alma sürecini
uzattığı söyleniyor.
Bu
durumda sizce vizenin mayıs ayı sonuna kadar kaldırılması
şansı var mı?
Yanılmayı
çok isterim, ama zaman olarak verdikleri sözü tutmaları zor
görünüyor. Vizenin kaldırılmasıyla ilgili süre sonbahara
kadar uzayabilir. Herkesin buna hazırlıklı olmasında yarar
var. Tabii özellikle de, yaz aylarında AB topraklarından geçiş
yapacak göçmenlerin...
Sizce,
AB, 1 Mayıs’taki genişlemeden önce karar alıp işi hızlandıramaz
mıydı? Yeni üyelerin onayı baştan alınamaz mıydı ya da
daha sonraya ertelenemez miydi?
Çok
haklısınız. Böyle olması gerekirdi. Zaten biz de bunu sürekli
talep ettik ve gecikmelerden dolayı onları her zaman eleştirdik.
25
Mart’ta Brüksel’deydiniz. Orada da AB’nin en yetkili
isimleriyle bir kez daha yüz yüze görüştünüz ve bu eleştirileri
dile getirdiniz. Onlar bu durumu nasıl açıklıyorlar?
Bakın,
birazdan daha ayrıntılı tarihler verebilirim, ama AB’de
vizenin kaldırılmasına karşı çıkan kimse yok. Herkes kaldırılmasından
yana olduğunu söylüyor. Parlamento da öyle, komisyon da öyle...
Bu gecikmeyi, AB’nin, bütün kurumlarıyla, on yeni ülkenin
katılımıyla 1 Mayıs’ta resmen gerçekleşen genişleme sürecine
konsantre olmasına bağlıyorlar.
Siz
bu açıklamaya inanıyor musunuz?
Benim
inanıp inanmamamın bir önemi yok. İsviçre’deki göçmenlere
uygulanan vize, AB’nin büyük bir ayıbıdır. Bu ayıbın
devamını hiçbir gerekçeyle izah edemezler. Zaten önceden de
dediğim gibi, AB içinde bu vizeyi açıkça savunan tek bir
kimse yok, ama vize uygulaması devam ediyor. Bunun ciddi hiçbir
kuruma yakışmayacağını herkes bilir.
Biraz
geçmişe dönelim istersiniz? GBI’nin vizenin kaldırılması
için gösterdiği çabanın, 2000 yılının ilk aylarında
vizeye karşı imza kampanyası çağrısıyla başladığını,
kısa bir sürede pek çok kişi ve kurumun da katkısıyla 36
bin imza toplandığını biliyoruz. Aynı yılın Mayıs ayında
bu imzaların İsviçre Hükümeti’ne teslim edilerek, vizenin
kaldırılması için ilk önemli resmi girişimde bulunulduğunu
hatırlıyoruz. Aradan geçen dört yılı kısaca özetleyebilir
misiniz?
Tabii.
İmzalar teslim edilirken, hükümetten bu konunun AB ile süren
ikili görüşmelerde gündeme getirilmesi talep edildi. Hükümetten
bu konuda söz alındı. Eş zamanlı olarak vizenin kaldırılması
için AB nezdinde de girişimlerde bulunmaya başladık. İsviçre
ile AB arasındaki ikili görüşmeler çok sayıda konuyu kapsıyor,
Schengen ve Dublin anlaşmaları gibi göçmenleri doğrudan
ilgilendirenleri de bilindiği gibi halen devam ediyor.
Vizenin
kalkması için diğer yöntemlerin yanı sıra diplomatik
kanalları da kullanmanızı, AB ile doğrudan ilişkiye
girmenizi ve doğrudan muhatap olmanızı devletler arası ilişkilerin
ağır yürümesiyle mi açıklıyorsunuz?
Tam
öyle değil. Biz zaten baştan beri AB’yle doğrudan ilişkiye
girmiştik. Zamanla, bu ilişkinin önemi arttı desek daha doğru
olur. Ama daha önemlisi, bu soruna müdahale etmek, göçmen üyeleri
çok fazla olan GBI gibi bir kurum açısından bir yükümlülük
ve görevdir.
Bu
zaman zarfındaki en önemli tarihler hangileriydi?
Tabii
pek çok görüşme, yazışma ve toplantı var. Ama Mayıs
2000’deki ilk girişimimizden sonra en önemli gelişme,
Avrupa Komisyonu’nun, 2002 yılında konuyu ele alması oldu.
Çözümle ilgili umut verici bir hava ortaya çıktı. Biz
Temmuz 2003’te Brüksel’de AB yetkilileriyle bir dizi görüşme
yaptık ve ısrarlı olduğumuzu gösterdik. Vizenin 1 Mayıs
2004 tarihinde kaldırılacağı sözünü aldık. Nitekim,
Temmuz 2003’te Avrupa Komisyonu’nun Portekizli üyesi
Antonio Vitorino, sorunu Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı
Renzo İmbeni’ye taşıdı ve çok somut bir adım atıldı.
Ekim
2003’te AB Vize Komisyonu konuyu ele aldı ve Hukuk
Komisyonu’na havale etti.
Kasım
2003’te işin takibi amacıyla biz yine Brüksel’deydik. AB
yetkilileri, İsviçre’de yaşayan göçmenlerden Schengen
vizesi istenmemesi kararına varıldığını, ancak birliğe
yeni katılacak ülkelerin görüşlerinin beklendiğini söylediler.
AB
yetkilileri Aralık 2003’te, vizenin 2004 yaz aylarından önce
mutlaka kaldırılacağına bir kez daha söz verdiler.
Evet,
yeni on üye artık AB’ye resmen katıldı ve vizenin kalkması
için şimdi onların onayı bekleniyor. Belki tekrar olacak,
ama bu uzun söyleşi içinde okuyucularımızın gözünden kaçmış
olabilir, vizenin bugünlerde, örneğin mayıs sonuna kadar
kalkması ihtimal dahilinde mi?
Biz
vizenin kaldırılması için gereken resmi kararın bir an önce
çıkmasına yönelik olarak elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.
Ama daha önce de söylediğim gibi, bu kararın çıkması
sonbahara kalabilir. Biliyorsunuz, vize işlemleri uzun sürüyor.
İsviçre’de yaşayan ve Schengen vizesi uygulanan göçmenler,
özellikle izin döneminde eğer AB ülkelerinden geçmek
zorundalarsa, bu olumsuz duruma karşı hazırlıklı olmalılar.
|