|
25
Eylül’de sandıktan “evet” çıkarsa
Kimler
serbest dolaşım hakkından
yararlanabilecek?
İsviçreli
seçmen, 25 Eylül’de, serbest dolaşımın AB’nin on yeni üye
ülkesini de kapsayacak şekilde genişletilmesi konusunu karara
bağlayacak. AB’nin 15 eski üye ülkesi için bugün geçerli
olan serbest dolaşım, sandıktan “evet” çıkması halinde
25 üye ülkeden oluşan tüm AB’yi kapsar hale gelecek.
İsviçre
parlamentosunun her iki kanadı da 17 Aralık 2004 tarihinde, bu
tarihi önemdeki soruyu büyük bir çoğunlukla “evet” şeklinde
cevaplamıştı. Ulusal Temsilciler Meclisi, serbest dolaşımın
on yeni AB üye ülkesini kapsar şekilde genişletilmesini
142’ye karşı 40, Kanton Temsilcileri Meclisi ise 40 oyla,
oybirliğiyle kabul etmişti.
Parlamento
kararına karşı çıkan çevreler, İsviçre politik sisteminin
kendilerine verdiği hakkı kullandılar ve kısa sürede 50 bin
imza koşulu sınırını aşıp 75 bin geçerli seçmen imzasını
toplayarak referandumun yolunu açtılar. Bu gelişme üzerine hükümet,
referandum tarihini 25 Eylül 2005 olarak ilan etti.
Referandumda
seçmen, iki önemli soruya kesin cevabı verecek ve kamuoyundaki
tartışmalara son noktayı koyacak. Birincisi, serbest dolaşım
AB’nin on yeni üye ülkesiyle genişletilmesi… İkincisi ise,
serbest dolaşım hakkının, çalışma koşullarının kötüleştirilmesi
ve ücretlerin aşağıya çekilmesi şeklinde işverenlerce kötüye
kullanımının engellenmesine yönelik önlemlerin sertleştirilmesi…
“Kamuoyunun
eksik, açık olmayan ya da sadece uzmanların anlayabileceği
bilgilerle yeterince bilgilenemediği”, referandumun yaklaştığı
şu günlerde İsviçre’de giderek daha kuvvetli bir şikayet
konusu halini alıyor. Bu nedenle, akla öncelikle gelen soruları
öne çıkarmaya çalışarak hazırladığımız satırlarımızla
sizleri baş başa bırakıyoruz.
snc/
sevim civil
Serbest
dolaşıma hangi yeni ülkeler dahil
oluyor?
İsviçre
ve AB arasındaki serbest dolaşımla ilgili düzenlemeler, sonuçları
25 Eylül 2005’te belli olacak halkoylamasından “evet” çıkması
halinde Estonya, Letonya, Litvanya,
Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Slovenya, Macaristan, Malta
ve Güney Kıbrıs’ı da kapsayacak. Bu ülkelerin toplam nüfusu
75 milyon.
Kimler
İsviçre’de oturum sahibi olabilecek?
Serbest
dolaşım, ücretli çalışanlarla doktor, avukat ya da mimar
gibi serbest mesleklere mensup kişilerin yanı sıra işyeri
sahiplerini de kapsıyor. Öte yandan kendi geçimlerini sağlayabileceklerini
kanıtlayan emekli, öğrenci ya da varlıklı kişiler de İsviçre’de
oturum iznine sahip olabilecekler.
Aile
birleşimi mümkün olacak mı?
Evet.
Bir yıldan kısa süreli ve geçici oturum iznine sahip olanlar dışındaki
yeni AB üyesi ülke yurttaşları eş, anne-baba, eşlerinin
anne-babaları ve çocuklarını İsviçre’ye getirebilecekler.
Burada kişilerin aylık ücretleri dikkate alınmayacak. Aylık
ücretlerinin ailelerini geçindirmeye yeterli olmaması halinde
ise sosyal yardımlardan faydalanabilecekler.
Serbest
çalışanlardan kimler İsviçre’de işyeri açabilir?
Herkes
bunu deneyebilir. Ancak altı ay sonra gerçekten serbest çalıştığını
sosyal sigortalar başvurusu, işyeri alanları ve kazancıyla geçimini
sağlayabildiğini kanıtlaması gerekir. Serbest çalışanlarla
ilgili kontenjan sınırlamaları 2007 yılına kadar geçerli
olacak.
İkametgahları
yeni AB ülkelerinde olan firmalar, İsviçre’de hizmet
verebilecekler mi?
Evet.
Yılda üç ay boyunca İsviçre’ye gelerek iş yapabilecekler.
Bunun için izin almak gerekmeyecek. Ancak, inşaat, güvenlik,
bahçe işleri gibi alanlarda 2011 yılına kadar uygulamada
kalacak sınırlamalar var.
İşsizler
de gelebilecekler mi?
İş
aramak için işsizler de İsviçre’ye gelebilecekler. Üç ay
boyunca herhangi bir başvuru yapmaksızın, üç ay sonra ise başvuruda
bulunarak tekrar üç aylık bir ikamet izni alabilecekler. İş
bulma şanslarını kanıtlayacak durumda olanlar ise kalış sürelerini
bir yıla kadar uzatabilecekler.
İşsizlik
parası ve sosyal yardım hakkı
AB’ye
yeni üye ülkelerden gelenler işlerini kaybettiklerinde işsizlik
parası alabilecekler mi?
Azami
bir yıl gibi kısa vadeli oturma ve çalışma izni alanlar, İsviçre’de
12 ay boyunca çalıştıklarında işsizlik kasasından
faydalanabilecekler. Buna karşı beş yıllık oturum ve çalışma
izni olanların kendi ülkelerinde ödedikleri işsizlik parası
da bu 12 aya eklenebilecek. 2011’den itibaren bu uygulama bütün
kısa süreli oturum ve çalışma izni olanlar için de geçerli
olacak.
Sosyal
yardım alabilecekler mi?
Kısa
süreli oturma ve çalışma izni olanlar işlerini
kaybettiklerinde sosyal yardım alamayabilecekler. Sürekli çalışma
ve oturum hakları olanların ise İsviçreliler gibi sosyal yardım
hakları olacak. Serbest çalışanlarda ise, kazancın geçim için
yeterli olmaması halinde oturum hakları ellerinden alınabilecek.
Yaşlılık
sigortasından (AHV) faydalanarak
emekli olabilecekler mi?
Yaşlılık
sigortasından İsviçrelilerle eşit bir şekilde
faydalanabilecekler. Ancak, emeklilik maaşları ne kadar sigorta
ödediklerine bağlı olacak.
Serbest
dolaşımda adım adım ilerleme
Serbest
dolaşım, hangi geçiş koşullarına bağlı olacak?
2011’e
kadar yerlilere öncelik tanınacak. Bir firma AB’ye yeni üye
ülkelerden yeni gelenleri, sadece İsviçreli ya da oturum hakkına
sahip bir göçmen bulamadığında işe alabilecek. 2011’e
kadar kantonlar, çalışma izni vermeden önce işyerlerindeki çalışma
koşullarını ve ücretleri kontrol edebilecekler.
İsviçre’ye
ne kadar işgücü gelebilecek?
İsviçre’ye
çalışmak için gelenlerin sayıları giderek yükselen
kontenjanlarla düzenlenecek.
AB’ye
yeni üye ülkelerin yurttaşlarına ilk aşamada yılda en fazla
1300, daha sonra ise yılda 3000 yeni sürekli oturma ve çalışma
izni verilebilecek. Bir yıldan kısa süreli oturma ve çalışma
izni olanlarda ise (L oturumu) başlangıçta yılda 12 bin 400,
daha sonra ise 29 bin kişiyle sınırlanmış bir kontenjan söz
konusu. 2011’den sonra bu sınırlamalar kaldırılacak.
Malta
ve Güney Kıbrıs’tan gelenlere özel bir uygulama yapılacak mı?
Kıbrıs
ve Malta’nın nüfus bakımından küçük ülkeler olması
dikkate alındığından, bu ülkelerin yurttaşları, yeni AB üye
ülkeleri arasında en şanslıları. Kıbrıs ve Malta yurttaşları,
iş pazarında İsviçreliler ve oturum hakkına sahip göçmenlerle
eşit fırsatlara sahip olacaklar. Bu iki ülkeden gelenlere
getirilen tek sınırlama ise 2007’ye kadar sürecek olan sayı
sınırlaması olacak.
İsviçre,
işgücü akınına uğradığında frene basabilecek mi?
2011’e
kadar iş pazarının ihtiyacının üstünde bir işgücü göçünün
ortaya çıkması halinde, İsviçre, 2014’e kadar eski AB üye
ülkelerini de kapsayacak şekilde tekrar yeni sayı sınırlamaları
getirebilecek.
Ücretlerin
aşağıya çekilmesine karşı koruma
Uygulamayla
ilgili önlemler paketinin amacı ne?
Uygulamayla
ilgili önlemler paketiyle, ülkeye yeni gelecek göçmenlerin
ucuz işgücü olarak kullanılmaları ve kötü koşullarda çalışmalarının
yanı sıra İsviçre’deki ücretlerin aşağı çekilmesinin de
engellenmesi hedefleniyor. 1 Haziran 2004’te yürürlüğe giren
uygulamayla ilgili önlemler, ve seçmenlerin
25 Ekim 2005’te serbest dolaşımın yeni AB üye ülkelerine
genişletilmesini onaylaması durumunda sertleştirilecek.
Uygulamayla
ilgili önlemler, ücretlerin aşağıya çekilmesini engellemek
doğrultusunda hangi araçlara sahip olacak?
Yabancı
bir firma İsviçre’de bir iş aldığında ve buraya işgücü
gönderdiğinde, onlara İsviçre’de geçerli olan ücretleri ödemekle
yükümlü kılınacak. Toplu iş sözleşmeleri aynı branştan
olan tüm firmalar için geçerli olacak. Toplu iş sözleşmelerinin
olmadığı durumlarda asgari ücret belirlemesi yapılacak.
Yabancıların
gerçekten İsviçre’deki ücretlere göre çalıştıklarını
kim kontrol edecek?
Yaklaşık
150 müfettiş inşaat, çiftlik ve fabrikalara giderek çalışma
koşullarını ve ücretleri kontrol edecek. Kurallara uyulmadığının
belirlenmesi halinde, müfettişler bu durumu sendikaların, işverenlerin
ve yetkili makamların içinde yer aldığı özel bir komisyona
ileterek gerekli önlemlerin alınmasını talep edebilecekler. Bu
durumda, firmalara geçici bir süre İsviçre’de iş yapma yasağı
getirilebilecek.
Halkoylamasından
sonra AB ve İsviçre arasındaki ilişkiler
25
Eylül’de seçmenler serbest dolaşımın yeni AB üye ülkelerine
genişletilmesini kabul etmezlerse ne olacak?
Sandıktan
“hayır” oyu çıkarsa, bu İsviçre’nin ilerlediği ikili
anlaşmalar yolunu toplu bir şekilde tehlikeye sokar. Bir yandan
hukuki olarak serbest dolaşımla bağlı olan ikili anlaşmalar
tamamen geçersiz hale gelebilir, öte yandan ise AB, Şengen
ve Dublin anlaşmalarını yürürlüğe koymayabilir. AB’nin
nasıl bir tepki vereceği şu an için çok net olmasa da, on
yeni üye ülkeye karşı takınılan ayrımcı tavra karşı göstereceği
sert tepki, bir şekilde kendini gösterecektir.
Peki,
25 Eylül’de seçmenler “evet” derse...
O
zaman serbest dolaşım AB’ye yeni üye ülkeler çapında genişletilecek.
Eş zamanda çalışanların korunmasını sağlayan sertleştirilmiş
uygulamayla ilgili önlemler de yürürlüğe girecek. 2009 yılında
İsviçre parlamentosunun serbest dolaşımı yeniden onaylaması
gerekecek. Buna karşı referanduma gidilebilecek. 2011’de ya da
en geç 2014’te serbest dolaşım, sınırsız bir şekilde ve tüm
kapsamıyla geçerli olacak.
Türkiye,
Bulgaristan ve Romanya’nın AB’ye üyelik başvuruları kabul
edilirse ne olacak? Bu ülkelerin yurttaşları serbest dolaşım
hakkından yararlanabilecekler mi?
Hayır.
Serbest dolaşım anlaşmaları, bu ülkeler için otomatikman geçerli
olmayacak. Önce parlamentoda bu durumla ilgili oylamaya
gidilecek. Tabii referanduma gidilmesi halinde ise son kararı seçmen
verecek.
Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşları
İsviçre’de
5 Haziran 2005 tarihindeki “Şengen
ve Dublin” halkoylamasından “evet” çıkarsa, İsviçre’de
yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı göçmenlere AB tarafından
uygulanan Şengen Vizesi’nin kalkacağı
yolundaki inanışlara rağmen vize uygulaması devam ediyor.
Neden?
Türkiye,
Şengen Antlaşması’na taraf bir ülke
değil ve AB üyesi de değil. Bu nedenle 5 Haziran 2005’teki
halkoylamasının, AB üyesi olmayan ve Şengen
Antlaşması’na imza koymayan ülkelerin İsviçre’de yaşayan
yurttaşlarını doğrudan ilgilendiren bir boyutu olamazdı. İsviçre’deki
göçmenlere Şengen Vizesi uygulaması,
doğrudan AB’nin tasarrufunda ve bir AB üye ülkesi olmayan İsviçre’deki
halkoylamalarından çıkacak kararlar bunu sadece etkileyebilir.
25
Eylül’de sandıktan “evet” çıkarsa Şengen
Vizesi kalkabilir mi?
Kalkması
için gerekli koşullar ortaya çıkmış olur. Ancak,
zamanlamayla ilgili kararı yine de 25 üye ülkeli AB verecektir.
İsviçre’de
çifte vatandaşlık statüsünde yaşayan Türkiye kökenli göçmenler,
25 Eylül’de sandıktan “evet” çıkarsa, istemeleri halinde
eski 15 üye ülkede olduğu gibi, yeni on üye ülkede de oturma
ve çalışma iznine sahip olabilecekler mi?
Evet.
Geldikleri ülkelere bakılmaksızın İsviçre yurttaşı statüsünde
sayılan bütün göçmenler bu haktan yararlanabilecekler.
|