snc, sadece günlük haberle

yetinmiyor, İsviçre'deki

önemli gelişmeleri de mercek

altına alıyor.

snc dosyaları >>>

 

AB üyesi olmayan ülkelerin İsviçre'de yaşayan yurttaşlarına uygulanan Schengen Vizesi'nin kaldırılması için Brüksel'de gösteriler sürerken, aynı zamanda "sınır kartı krizi" de yaşanıyordu... (fotoğraf: mazlum kılınç)

 

Sınır bölgesindeki göçmenler, üç aydır basitleştirilmiş vize konusunda Almanya’ya mı, İsviçre’ye mi inanacağına şaşırmıştı

Almanya özür diledi, kargaşa son

buldu: Davetiye zorunluluğu kalktı!

Avrupa Birliği’ne üye olmayan ülkelerin İsviçre’de yaşayan yurttaşlarına uygulanan Schengen Vizesi’nin ne zaman kaldıracağıyla ilişkili belirsizliğin yarattığı sıkıntı sürerken, bu kez de İsviçre ve Almanya resmi makamlarının “sınır kartı” ile ilgili çelişkili açıklamaları herkesi şaşkına çeviriyordu.

İsviçre, “Almanya’ya sınır bölgelerde yaşayan göçmenlere basitleştirilmiş vize uygulaması” başladı derken, Almanya, “böyle bir şey yok, ama...” diyordu. Bu, “ama” herkes tarafından farklı yorumlandığından, Almanya Büyükelçiliğinin vizeyle ilgili görevlileri de başvuru sahiplerine farklı cevaplar vermeye devam ediyorlardı.

Kargaşa, Almanya’nın Bern Büyükelçiliği Basın Ataşesi Wolfgang Spliesgart’ın 8 ve 11 Haziran tarihlerinde yaptığı iki resmi açıklamayla son buldu. Almanya, büyük sıkıntı yaratan karışıklığın sorumluluğunu üstlenerek özür diledi. Böylelikle, sınır bölgesinde yaşayan göçmenlerin, vize başvurularında “Almanya’dan davetiye” getirmeleri zorunluluğunun son bulduğu, Almanya tarafından resmen kabul edilmiş oldu.

snc Türkçe:

Sevim Civil - Zafer Sayar

“Türkiye ve eski Yugoslavya gibi Avrupa Biriliği’ne (AB) üye olmayan ülkelerin İsviçre’nin Almanya’ya sınır bölgelerde yaşayan yurttaşları, artık Almanya’nın Bern’deki elçiliğinden kolaylaştırılmış bir işlemle vize alabilecekler. İsviçre’de oturum statülerine göre en fazla beş yıl geçerli olacak vizeler, Schengen antlaşmasına dahil tüm AB ülkelerine giriş çıkışlar için geçerli olacak.”

Yukarıdaki sözler, İsviçre Göç ve Entegrasyon Dairesi’nin (IMES) 11 Mart 2004 tarihinde yaptığı “Basitleştirilmiş Schengen Vizesi” başlıklı resmi açıklamada yer alıyordu. IMES, yeni uygulamanın ne zaman başlayacağı sorusunu da “derhal” şeklinde cevaplayarak, “randevu almak için Almanya Büyükelçiliğinin 0901 577 077 numaralı telefon numarasına başvurulması gerektiği” bilgisini veriyordu.

Almanya sürpriz yapıyor:

Schengen Vizesi değil, “sınır kartı” kaldırılıyor

AB üyesi olmayan ülkelerin İsviçre’de yabancı statüsünde yaşayan yurttaşları, kendilerine uygulanan Schengen Vizesi’nin bugün yarın kaldırılacağını beklerlerken, Almanya, geçtiğimiz yılın ağustos ayında sürpriz bir girişimle, “Schengen Vizesi değil, ama ‘sınır kartı’ uygulamasının kaldırıldığını” açıklamıştı. Bu karar, Almanya’ya sınır bölgelerde yaşayan göçmenlerde, soğuk duş etkisi yaratıyordu. Zira, artık sadece alışveriş için sınırın hemen karşısına geçmek bile, Schengen Vizesi almakla mümkün olabilecekti.

Bir Alman sınır kasabasındaki dükkana alışverişe gitmek için Schengen Vizesi almayı kaç kişinin göze aldığına dair resmi bir istatistik yok kuşkusuz, ama, bu girişimin fazlaca mantıklı olmamasının yanı sıra, başarı şansına da pek sahip olmadığı kolayca düşünülebilirdi.

Akıldışı bir vize uygulaması

Her şeyden önce, Almanya Büyükelçiliği, o günlerde Schengen Vizesi başvurusunda bulunanları, randevu vermek için kullandığı paralı telefon hattında o kadar fazla bekletiyordu ki, bir telefon görüşmesi için yüz franktan fazla para ödemek az rastlanır bir olay değildi. Bunun, biraz ucuz olsun diye karşıdan alışveriş yapmak isteyen bir müşteriyi özendirici bir unsur olmadığı açıktı. “Olsun” deyip vize almak için aylar sonrasına verilen randevulara gidecek ölçüde sabır ve inat sahibi olunsa dahi, sorun ortadan kalkmıyordu. Çünkü, Bern’deki Alman yetkililer, vize vermek için Almanya’dan “davetiye” istiyorlardı. “Alışveriş yapmak için kimden davetiye alınabileceği” ise, cevaplanma imkanı olmayan bir soru olarak ortada duruyordu. Örneğin, sınırdaki Türkiye kökenli bir dükkan sahibinin, “filanca şahsı tanırım ve dükkanımdan sucuk ve sivri biberin yanı sıra beyaz peynir de satın alması için kendisini bizzat Almanya’ya davet ediyorum” gibi bir belge, resmen “davetiye” statüsünde sayılmadığından, alışveriş amacıyla Schengen Vizesi almak için konsolosluğa gidenler, elleri boş dönüyordu.

Kendi kalesine de gol atmak

Uygulamanın sadece mizahi tarzda ele alınabilecek ölçüdeki aşırı akıldışılığı, Almanya’nın aslında kendi ekonomisine verdiği zararla daha da büyüyordu. Almanya’nın İsviçre sınır bölgelerindeki ticari canlılık, kayda değer ölçülerde azalmaya başlıyordu. Bu açıdan bakıldığında, “Almanya’dan yeni bir ayrımcılık örneği” gibi değerlendirmeler de olayı tek başına açıklamaya yetmiyordu. Zira Almanya, aldığı kararla, sadece göçmenleri değil, kendi ekonomisini de sıkıntıya sokuyordu.

Haberi veren basın organlarına mesaj yağmuru

İsviçre Göç ve Entegrasyon Dairesi IMES’in, AB üyesi olmayan ülkelerin Almanya’ya sınır bölgelerde yaşayan yurttaşlarına basitleştirilmiş Schengen Vizesi uygulamasının başladığı açıklaması, snc haber ajansı tarafından Almanca’nın yanı sıra, Türkçe, Arnavutça, Kürtçe’nin ve Sırpça-Hırvatça’nın da aralarında bulunduğu çeşitli dillerde haber haline getirilince, ilk anda pek çok göçmenin kapıldığı umut, kısa sürede yerini karamsarlığa bırakıyordu. Haber ajansına elektronik posta ve telefon yoluyla ulaşan çok sayıda göçmen, Alman vize görevlilerinin haberi doğrulamadığını söylüyor ve snc’nin yanlış haber verdiğini ima eder serzenişlerde bulunuyordu. Aynı kaderi paylaşanlardan biri de, haberi Türkçe yayımlayan Merhaba gazetesiydi. Merhaba Yayın Koordinatörü Bektaş Petek, çareyi, IMES’in resmi açıklamasını, gazete bürosuna başvuran çok sayıda okuyucusuna postalamakta buluyordu.

Ancak, burada daha da garip bir nokta, büyükelçilik görevlilerinin hemen herkese bir başka gerekçe sunması olarak ortaya çıkıyordu. Bazılarına sınır kartının kalkmadığı, bazılarına kalktığı, bazılarınaysa basitleştirilmiş vizenin sadece Almanya için geçerli olduğu söyleniyordu. Bazı elçilik görevlilerinin ise hiçbir gelişmeden haberleri olmadığı anlaşılıyordu. Almanya’ya sınır bölgelerden yaşayan göçmenlerin kiminden “davetiye” isteniyor, kiminden istenmiyor, kimilerineyse, “Vallahi, getirseniz fena olmaz” anlamına gelen belirsiz cevaplar veriliyordu.

Kim fantezi kuruyor:

Göçmenler mi, konsolosluk görevlileri mi?

Bu kadar çok göçmenin aynı anda hayal ürünü olaylar anlatmasının mümkün olamayacağından yola çıkan snc muhabirleri, vize için randevu ve bilgi vermek amacıyla hizmet veren elçiliğin 0901 577 077 numaralı telefon hattını, haftanın değişik günlerinde ve günün değişik saatlerinde bir ay içinde yaklaşık 40 kez arıyorlardı. Tabii, gazeteci olarak değil, Almanya’ya sınır bölgelerde yaşayan, basitleştirilmiş vize için ne yapmaları gerektiğini soran göçmenler olarak... Bu hatta çalışan görevlilerinin verdikleri cevaplar, alınan istihbaratı tamamen doğruluyordu. Verilen 40 cevabın neredeyse hiçbiri birbirini tutmuyordu. Yani göçmenlerin, bilgilenmek amacıyla dakikasına 3 franktan fazla para ödedikleri telefon hattında, farklı farklı ama tamamen yanlış bilgilendirildikleri ortaya çıkıyordu.

Kim doğruyu söylüyor:

IMES mi, Alman Büyükelçiliği mi?

Stephan Häberli ve Wolfgang Spliesgart, gerçeğin ne olduğunun anlaşılması açısından bakıldığında iki kilit isim olarak ortaya çıkıyorlardı. Häberli, İsviçre adına IMES tarafından yapılan resmi açıklamanın altında altında daha fazla bilgi için başvurulacak yetkili olarak gösteriliyor, Spliesgart ise Almanya’nın Bern Büyükelçiliği Basın Ataşesi sıfatıyla görev yapıyordu.

Stephan Häberli, sorunun ortadan kaldırılması için Alman tarafıyla derhal ilişkiye geçileceği sözünü veriyordu. Diğer IMES yetkilileri ise, yapılan resmi açıklamada esasa dair bir hata olmadığını, sorunun Alman tarafından kaynaklandığını kesin bir dille söylüyorlardı.

Konunun özünün, sınır kartı uygulamasının Almanya tarafından kaldırılmasından sonra, ortaya çıkan sorunlara çözüm bulunması için gösterilen gayretler olduğunu belirten IMES yetkilileri, Almanya'nın, sınır bölgelerinde yaşayan AB üyesi olmayan ülke yurttaşlarına sınır kartı yerine, "davetiye" istenmeden Schengen Vizesi vermeyi taahhüt ettiğini onaylıyorlardı. Bütün IMES yetkilileri,  sözlerini, "IMES, bu tür açıklamaları yazılı olarak yapar ve bir hata olsaydı, bunu yine aynı yöntemle düzeltirdi" diyerek tamamlıyorlardı.

"Önce Almanya’ya girilirse, bu, Schengen Vizesi olur"

ya da "bu vizeyle Almanya’ya girebilirsiniz, ama çıkamazsınız"

Ancak IMES yetkililerinin sözleri, IMES açıklamasında kuşkulu görünen bir yanı ortadan kaldırmıyordu. “Bu vizenin, Schengen anlaşmasına taraf olan tüm ülkelere girişte geçerli olabilmesi için, İsviçre’den ilk çıkışın Almanya’ya yapılması gerekir” koşulu, ilk bakışta biraz fazla keyfi geliyordu. Tek bir Schengen Vizesi varken, böyle bir koşulun hangi mantıkla konulduğunu anlamak kolay olmuyordu. Ama, Almanya konsolosluk görevlilerinin, vize almak için aramak zorunda olduğunuz resmi telefon hatlarında, “bu vizeyle Almanya’ya girebilirsiniz, ama Almanya’dan çıkamazsınız” şeklindeki açıklamaları düşünüldüğünde, IMES açıklamasındaki kuşkulu yön fazlasıyla hafif kalıyordu. Akla ister istemez önce, çelişkilerin, Alman makamlarından kaynaklandığı geliyordu.

Ve nihayet Almanya konuşuyor

Almanya Basın Ataşesi Wolfgang Spliesgart, konuyu gündeme gerirdiğimiz için teşekkür ederek başlıyor ve ortadaki karışıklıktan ötürü özür diliyordu. Hatanın kendilerinden kaynaklandığını kabul ediyordu. Yanlış bilgi veren ve dolayısıyla da hatalı uygulamalar yapan konsolosluk görevlilerinin eğitileceğini söylüyordu.

Spliesgart, açıklamasını 8 Haziran tarihinde aynı zamanda yazılı olarak yapıyordu. Alman elçilik sözcüsünün sözlerinden, vizeyle ilgili elçilik görevlilerinin bugüne kadar verdikleri bilgilerin tamama yakınının yanlış olduğu sonucu çıkıyordu. IMES açıklamasının ise, Almanya Büyükelçiliğinin bugünkü görüşlerini tam olarak yansıtmamakla birlikte, esas olarak doğruya oldukça yakın olduğu anlaşılıyordu.

Kimsenin bir türlü doğru olarak anlatamadığı ve anlayamadığı gerçek uygulama ne?

Spliesgart, her şeyden önce, genel olarak Schengen Vizesi ile ilgili koşulların değişmediğine dikkat çekiyordu. Yani, vize almak için, 0901 577 077 numaralı telefondan randevu alınacaktı. Üç ay kadar beklenecek ve detaylar bir yana, vize alabilmek için Almanya’dan bir “davetiye” gelmesi gerekliydi.

Konunun esasını oluşturan sınır kartı ise, yeni başvuru sahiplerine artık verilmeyecekti. Süresi dolan sınır kartları da uzatılmayacaktı. Ama, eskiden verilen sınır kartının üzerinde yazılı geçerlilik süresi halen devam ediyorsa, bunlar bir defaya mahsus olmak üzere 10 yıla kadar uzatılabilecekti.

Peki nereden? Nasıl? Ve ne kadar beklemek gerekecekti? Yazılı açıklamasından sonra, akla gelen bu ilk soruları kendisine yönelttiğimiz büyükelçilik sözcüsü, hemen verdiği yazılı yanıtta, bu işlemin, kantonlarda göçmenlerin oturumlarını düzenleyen ilgili dairelerce sürdürüldüğünü açık olarak ifade ediyordu.

Alman yetkili, tek bir Schengen Vizesi olduğunu, IMES açıklamasında yer alan, “Almanya tarafından sınır bölgelerinde yaşayan AB üyesi olmayan ülke yurttaşlarına verilen vizenin, önce Almanya’ya giriş yapıldığı taktirde diğer AB ülkeleri için de geçerli olacağı” iddiasının da, kendi kimi görevlilerinin verdiği “bu vizeyle Almanya’ya girebilir, ama çıkamazsınız” bilgisinin de yanlış olduğunu vurguluyordu.

Sınır bölgelerinde yaşayanlara, vize için davetiye gerekiyor mu?

Büyükelçilik Basın Sözcüsü Wolfgang Spliesgart, yaptığı ilk açıklamada, Schengen Vizesi verilirken ana prensibin, başvuru sahiplerinin durumlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi olduğunu belirtiyordu. Ancak, bu açıklama üzerine, snc’nin yönelttiği soru üzerine, “sınır bölgelerinde yaşayan göçmenlerden artık davetiye istenmediğini” belirterek yine yazılı olarak şu bilgiyi veriyordu:

“Davetiye yerine süresi dolmuş olan sınır kartı ya da göçmenlerin oturum ikametgah işleriyle ilgili İsviçre resmi kurumundan alınacak kişinin sınır bölgesinde yaşadığını ya da sınır kartının süresinin ne zaman dolduğunu belirtir belge yeterlidir.”

Alman yetkili bu sözlerle, IMES açıklamasında yer alan “basitleştirilmiş Schengen vize uygulamasının, sınır bölgesinde yaşayan göçmenler için başlatıldığı” duyurusunu resmen doğrulamış oluyordu. Yani artık Almanya’dan davetiye gerekmiyordu.

Sonuç: Kaos sona erdi

Almanya Büyükelçiliği tarafından snc’ye yapılan bu resmi açıklamalarla, üç aydır süren kargaşa da noktalanmış oluyordu.

Almanya tarafından resmen açıklanan uygulamadaki son durumu, kısaca bir kez daha tekrarlamak gerekirse:

Almanya’ya sınır yerleşim birimlerinde yaşayan Türkiye, eski Yugoslavya gibi AB üyesi olmayan ülke yurttaşlarına “basitleştirilmiş” Schengen Vizesi verilmeye başlandı. Basitleştirilme, Almanya’dan artık davetiye istenmemesi anlamına geliyor.

Süresi dolan sınır kartının ya da bunun kaybolmuş olması halinde oturum işleriyle ilgili İsviçre resmi makamlarından alınacak “sınır kartının süresinin hangi tarihte dolduğunu” belirten belgenin Alman makamlarına sunulması yeterli bulunacak. Şimdiye kadar sınır kartı almamış göçmenlerinse, yine ikamet işlemleriyle yetkili İsviçre makamlarının vereceği kişinin “sınır bölgesinde oturduğunu” onaylayan belge, Almanya açısından yeterli sayılacak.

Vize almak için, 0901 577 077 numaralı telefon numarasından randevu alma gereği ise halen devam ediyor. Burada, kolaylaştırılmış bir uygulama henüz söz konusu değil, zira, randevu için yaklaşık üç ay kadar beklemeyi göze almak gerekiyor.