|
Yabancıların
toplam sayısı aynı, ama…
AB
üyesi olmayanlara kapılar
artık kapalı
İsviçre’de
1,5 milyon göçmen, yabancı statüsüyle yaşıyor. Mayıs ayında
açıklanan son veriler, ülkedeki toplam yabancı nüfusta sayı
olarak önemli bir artış olmadığını, ancak Avrupa Birliği
üye ülkelerinden gelenlerin oranının yükseldiğini gösteriyor.
Rakamlar, İsviçre’nin AB üyesi olmayan ülke yurttaşlarına
kapılarını kapadığını onaylıyor.
snc/
zafer sayar - sevim civil
BERN.
snc. İsviçre’de yabancı statüsünde yaşayan göçmenlerin
genel nüfus içindeki oranı, binde birlik küçük bir artışla
yüzde 20,3’e ulaştı. Ülkede yaşayan her beş kişiden
birinin İsviçre pasaportuna sahip olmadığını bir kez daha
tekrarlayan rakamlar, yabancı nüfustaki asıl değişimin,
gelinen ülkelere göre bileşimde yaşandığını gösteriyor.
İsviçre
Göçmenlik Dairesi’nin, Mayıs 2004 – Nisan 2005 döneminin
bir önceki yılla karşılaştırmalı verilerini sunduğu
raporuna göre, ülkede yaşayan yabancıların sayısı 17 bin kişilik
küçük bir yükselişle yine 1,5 milyon olarak kaydedildi.
Artışın
Almanya ve Portekiz başta olmak üzere AB üyesi ülke yurttaşlarından
kaynaklandığının belirtildiği raporda, yabancı nüfusun bileşimini
etkileyen bu durumun, İsviçre’nin AB ile serbest dolaşım üzerine
yaptığı ikili anlaşmalardan kaynaklandığı bilgisine yer
verildi.
Yabancı
nüfusun bileşimi değişiyor
İstatistikler,
İsviçre’de yabancı statüsünde yaşayan göçmenler arasında
geldikleri ülkeler bakımından karşılaştırma yapıldığında,
bir önceki yıla göre kayda değer bir değişim yaşandığını
ortaya koydu. Yabancı statüsündeki nüfusu arttıran ülkelerin
başında Almanya (+11’289) gelirken, bu ülkeyi Portekiz
(+8’213) ve Fransa (+1’357) izledi. Buna karşılık İtalya
(-3’911), İspanya (-2674), Sırbistan-Karadağ (-1’472), Türkiye
(-1’339) ve Hırvatistan (-1’108) yurttaşlarının sayısında
ise azalma kaydedildi.
İtalya
birinci, Türkiye beşinci sırada
Yabancı
statüsündeki göçmenlerin en büyük bölümünü yüzde 19,9
oranıyla İtalya’dan gelenler oluşturmaya devam ederken, Sırbistan-Karadağ
(yüzde 13,5), Portekiz (yüzde 10,9) ve Almanya (yüzde 9,9) kökenli
göçmenler diğer büyük yabancı gruplar olarak ortaya çıktı.
Yabancıların geldikleri ülkeler arasında Türkiye yüzde 5,1
oranıyla beşinci sırada yer alırken, sırasıyla İspanya,
Fransa, Makedonya, Bosna-Hersek ve Hırvatistan’ın ilk on ülkeye
göre yapılan listede yer aldıkları görüldü.
Yugoslavya
parçalanmasaydı…
Yabancı
nüfusla ilgili rakamlar, eski Yugoslavya ülkelerinden gelenler
toplu olarak hesaplandığında, sayılarının İtalyanları aştığını
ortaya koydu. Yakın zaman öncesine kadar istatistiklerde eski
Yugoslavya ülkeleri adıyla toplu olarak gösterilen Sırbistan-Karadağ
(199 bin), Makedonya (61 bin), Bosna-Hersek (44 bin) ve Hırvatistan’dan
(41 bin) gelen göçmenlerin toplam sayısı 345 bin kişiyi aşarken,
buna karşılık bugün listede ilk sırada yer alan İtalya’dan
gelenler 299 bin olarak kayıtlara geçti.
Bu
arada eski Yugoslavya ülkelerinden gelen ve İsviçre’de
kalabalık bir grup oluşturan Arnavutlara istatistiklerde yer
verilmeyişi ise, Kosova’nın halen Sırbistan sınırları içinde
kabul edilen uluslararası statüsüne ve Makedonya’nın
durumuna bağlandı. Bu nedenle İsviçre’de yaşayan Kosovalı
Arnavutlar, Sırbistan-Karadağ ve Makedonyalı Arnavutlar da
Makedonya kaleminde değerlendirildi.
Daha
az göç, daha çok yeni yurttaş
Gelinen
ülkelere göre değil de toplam olarak değerlendirilerek bir önceki
yılla karşılaştırıldığında, Mayıs 2004 - Nisan 2005 döneminde,
yabancı nüfusla ilişkili hareketlerde büyük değişimler
olmadığı ortaya çıktı.
Son
bir yıl içinde yabancı nüfustaki doğum, ölüm ve İsviçre’den
göç sayılarında, önceki yıla göre önemli farklılıklar yaşanmadı.
İsviçre’deki yabancı nüfusta Mayıs 2004 - Nisan 2005 döneminde
toplam 18 bin doğum, beş bin ölüm ve 49 bin İsviçre’den göç
olayı kaydedildi.
Aynı
dönem içinde bir önceki yıla göre yaklaşık 6 bin kişilik
azalmayla, toplam 92 bin kişi İsviçre’ye göç etti. Aile
birleşimi ve çalışma yaşamına katılmanın, en önemli iki göç
nedeni arasında yer aldığı gözlendi. Bu zaman diliminde İsviçre
yurttaşlığına geçenlerin sayısı, yaklaşık iki bin kişilik
artışla 35 bini aştı.
Rakamlarla
“yabancı” nüfus
İsviçre’de,
Nisan 2005 sonu itibariyle 1’500’512 göçmen, istatistiklerde
yabancı statüsünde yer alıyor. Yetkililer, bu sayıya,
aileleriyle birlikte sayıları 27’480’e varan uluslararası görevli,
ülkede geçici oturum ve çalışma izniyle 12 aydan daha az süreyle
kalan 50’963 kişi ile 50’842 iltica başvuru sahibinin dahil
edilmediğini belirtiyorlar.
Yabancı
statüsündeki göçmenlerin yüzde 72,7’sini oluşturan
1’090’257’si “sürekli” oturum izni olarak da bilinen
“C Oturumu”, yüzde 25,8’ini oluşturan 387’613’ü ise
“süreli” oturum izni niteliğindeki “B Oturumu” ile ülkedeki
yaşamlarına devam ediyorlar. Bir yıl ya da daha uzun süreli kısa
ve sınırlı oturum izinlerine sahip olanlar ise 22’642 kişiden
meydana gelen yüzde 1,5’lik küçük bir nüfusu oluşturuyorlar.
Yabancı
statüsündeki göçmenlerin yüzde 58,3’ü Avrupa Birliği (AB)
ve Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) üye ülkelerinden
geliyorlar. Toplam 874’080 kişiden oluşan bu nüfus içinde
AB’ye yeni üye olan on ülke gibi, İsviçre’yle birlikte
EFTA’yı oluşturan İzlanda, Liechtenstein ve Norveç yurttaşlarının
sayısı da önemsenmeyecek ölçüde düşük.
Yabancı
olarak değerlendirilen nüfusun yüzde 41,7’lik bölümünü teşkil
eden 626’432 kişi ise AB ve EFTA üyesi olmayan Türkiye ve Sırbistan
gibi ülkelerden geliyor.
Rakamlar
da, ayrımcılığı gösteriyor
İsviçre,
yabancı statüsündeki göçmenleri, yasa ve uygulama düzeyinde
AB-EFTA üyesi olan ve olmayan ülkelerden gelenler şeklinde ayrıma
tabi tutuyor. Açıklanan son veriler de bu durumu bir kez daha gözler
önüne seriyor. İsviçre’de Mayıs 2004 – Nisan 2005 döneminde
yabancıların sayısında kaydedilen 16’756 kişilik artışın
sadece 326’sını, AB-EFTA üyesi olmayan ülkelerden gelenler
oluşturuyor. İsviçre, aile birleşimi ve bazı istisnalar dışında,
bu ülkelerden göçe karşı kapılarını tümüyle kapamış
durumda… Çalışmak için İsviçre’ye gelmek, artık
neredeyse sadece AB üyesi ülke yurttaşları için mümkün.
80
binlerden 70 binlere…
Nüfus
mu eriyor, rakamlarda mı bir hata var?
Mayıs
2004 - Nisan 2005 dönemi verileri, İsviçre’de yabancı statüsünde
yaşayan Türkiye kökenli göçmen sayısının bir önceki yıla
göre 1’339 kişilik azalmayla 76'255’e indiğini gösteriyor.
Rakamlara
yakından bakılmadığında, akla, “İstatistiklere yıllarca
80 binli rakamlarla yerleşen nüfusta, kesin geri dönüşlerle hızlı
bir erime mi yaşanıyor?” sorusunun gelmesi olağan…
Hayır,
nüfus erimiyor, hatta tersine çoğalıyor. Örneğin, 2004 yılında
İsviçre’yle ilişiklerini kesip Türkiye’ye kesin dönüş
yapanların sayısı sadece 1’328, buna karşılık özellikle
aile birleşimi yoluyla İsviçre’ye gelenlerin sayısı ise
2’403. Doğumların ölümlerden çok fazla olduğu ise, rakam
vermeye gerek olmayacak kesinlikle zaten herkesçe biliniyor.
Peki,
hal böyleyken toplam rakamlar nasıl olup da düşüyor?
Bunun
nedeni, İsviçre yurttaşlığına geçenlerin sayısının kayda
değer bir hızla artması... İsviçre resmi istatistiklerinde,
İsviçre yurttaşlığına geçen göçmenler ya da göçmen kökenliler
aynı zamanda bir başka ülkenin yurttaşı da olsalar, yabancı
statüsünde değerlendirilmedikleri için, Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşlarının sayısı da azalıyormuş gibi görünüyor.
Yani Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını korusalar da, İsviçre
vatandaşlığına geçenler, istatistiklerde yabancılar ve dolayısıyla
da Türkiye bölümünden siliniyor, İsviçre kalemine
ekleniyorlar.
İsviçre
yurttaşlığına ilgi
İsviçre
yurttaşlığına geçişlerle ilgili istatistiklere bakmak
tabloyu açık olarak ortaya koyabiliyor. Kayda değer rakamların
ortaya çıkmaya başladığı 1990’lı yıllara bakıldığında,
1991 yılında İsviçre yurttaşlığına geçen Türkiye
Cumhuriyeti yurttaşı sayısının sadece 333 olduğu tespit
ediliyor. Bu sayı sonraki yıllarda istikrarlı bir yükseliş göstererek
1995 yılında bin sınırını aşarak 1’205’e, 1998’de iki
bin sınırını aşarak 2’093’e, 2000 yılında ise üç bin
sınırını aşarak 3’127’ye ulaşıyor ve 2004’te
3’568’e varıyor. Bu rakamlar, bütün yılların toplamını
değil, sadece söz konusu yıllarda yurttaşlığa geçenleri
veriyor.
Türkiye’den
gelen 110 binden fazla göçmenden 30 bini aşkınının, İsviçre’de
yabancı değil İsviçreli statüsünde yaşadığı anlaşılıyor.
Kısacası, rakamlar, nüfusta erime olduğunu değil, Türkiye’den
gelen göçmenlerin artık İsviçre’de kalıcı hale
geldiklerini gösteriyor.
|