snc, sadece günlük haberle

yetinmiyor, İsviçre'deki

önemli gelişmeleri de mercek

altına alıyor.

snc dosyaları >>>

 

İsviçreli seçmen, 24 Eylül'de "evet" diyerek,  AB üye ülkeleri dışından gelen gelen yabancılara hayır demiş oldu... (foto: snc)

24 Eylül 2006'da halk neyi kabul etti?

Yeni yabancılar ve iltica yasalarındaki kırılma noktaları

Sonuçları 24 Eylül 2006’da kesinleşen halkoylamasıyla İsviçre artık yeni bir yabancılar yasası ile yeni bir iltica yasasına sahip oldu... Peki, bu yasalarda ne gibi maddeler var ve getirilmek istenen yeni düzenleme nasıl bir şey? Bazı ayrıntılar üzerinde kısa bir gezinti...

snc/ Serdal Civil/ 25 Eylül 2006

Zorlayıcı (zecri) tedbirler (bunlar yeni iltica yasası için olduğu gibi yeni yabancılar yasası için de geçerli...)

Eski Uygulama/ Bölge Yasağı: Bir kanton, kamu güvenliği açısından açıkça tehdit oluşturdukları kanısına varılan geçerli bir oturum izni olmayan yabancılara belirli bir bölgeyi terk etmeme ya da girmeme yasağı uygulayabilir.

Hazırlık Hapsi: Bir “sınır dışı edilme” kararıyla ilgili uygulamayı hazırlamak amacıyla yetkili makamlar, ilgili kişinin üç aya kadar tutukluluğuna karar verebilirler. Hazırlık hapsi olarak adlandırılan bu uygulama, kimliğini belgelemeyi reddettiği düşünülen iltica işlemleri henüz sonuçlandırılmamış başvuru sahipleri için de geçerlidir.

Sınır Dışı Edilme Hapsi: Yetkili merciler, bir yabancının sınır dışı edilmemek için izini kaybettireceğine dair somut işaretlerden kaynaklanan bir kuşkuya sahiplerse, ilgili kişinin dokuz aya kadar tutuklu kalmasına karar verebilirler. Ancak üç ayı aşan tutukluluk süreleri, hakim kararıyla mümkün olabilmektedir.

Yeni Uygulama/ Bölge Yasağı: Eski uygulamada belirli bir bölgeyi terk etmeme ya da girmeme yasağının konması için aranan “kamu güvenliği açısından açıkça tehdit oluşturma endişesi” koşulu kaldırılıyor. Buna göre ilgili yasağın kapsamının, geçerli bir oturum iznine sahip olmayan bütün yabancıları kapsayacak şekilde genişletilmesi için hukuki zemin sağlanmış oluyor.

Hazırlık Hapsi: Eski uygulamaya göre üç ayla sınırlanan tutukluluk süresi, altı aya çıkarılıyor. Uygulama, resmi talimatlara uymadıkları ya da iltica başvurularını geç yaptıkları belirlenen mülteci adaylarını da kapsar şekilde genişletiliyor.

Sınır Dışı Edilme Hapsi: Eski uygulamada dokuz ayla sınırlanan “yurtdışı edilme hapsi”, 18 aya çıkarılıyor. Bu süre, 15–18 yaş grubundaki gençler için 12 ayla sınırlanıyor. Tutukluluk halinin üç aydan uzun sürebilmesi için hakim kararı koşulu, yeni yasada da korunuyor.

Ağırlaştırılmış Sınır Dışı Edilme Hapsi: Haklarındaki sınır dışı edilme kararları kesinleşmiş yabancıların, kendilerine tanınan süre içinde İsviçre’yi terk etmemeleri halinde 18 aya kadar tutuklu kalmalarına karar verilebilir. Gençlerde bu süre dokuz ayla sınırlanmaktadır.

Sonuçlar: Halkoylamasında kabul edilerek yürürlüğe girmesi kesinleşen yeni yabancılar ve iltica yasası, zorlayıcı tedbirleri birçok bakımdan sertleştiriyor. Yeni uygulamayla, çeşitli nedenlerle sınır dışı edilme olasılığı bulunan ya da haklarındaki sınır dışı kararı kesinleşmiş olmakla birlikte kendilerine bunun için süre tanınmış yabancıların tutuklanmasıyla ilgili nedenleri çoğaltıyor ve tutukluluk sürelerini ise neredeyse ağır hapis cezası gerektiren suçlar kapsamındaki hapis cezaları kadar uzatıyor. Bu hallerin hiçbirinin olmadığı durumlarda bile, örneğin kimliklerindeki bilgilerin aydınlatılması gibi gerekçelerle yetkili makamlara bir yabancının üç güne kadar “gözaltına” alınması yetkisini tanıyor. “Ağırlaştırılmış sınır dışı edilme hapsi” ise, günlük kullanıma şimdiden “bezdirme hapsi” olarak girmiş bulunuyor.

Ayrı başlıklar altında en fazla 18 ay olarak tanımlanmasına rağmen, yeni uygulamaya göre bir yabancı için bütün hapis sürelerinin toplamı 24 aya varabiliyor. Bu uzun süre, insan hakları savunucusu çevreler tarafından kabul edilemez bulunurken, Adalet Bakanı Christoph Blocher, eleştirilere, bunun uygulamada çok az kişi için geçerli olabileceğini savunarak cevap veriyor.

Geçici Oturum (Yabancılar Yasası)

Eski Uygulama: İltica başvuruları kabul edilmeyenlere, ülkelerinde örneğin iç savaş gibi can güvenliklerini tehdit edebilecek bir gelişme yaşanıyorsa, İsviçre’de geçici oturum izniyle barınma izni verilebilmektedir.

Yeni Uygulama: Eski uygulamanın devamı ilke olarak kabul edilmektedir. Bu durumdaki kişilerin, sosyal yardım almamaları ve konutları elverişli olması halinde üç yıl sonra aile birleşimi hakkından yararlanabilmeleri benimsenmektedir. Kantonlar, geçici oturum sahiplerine iş piyasasının içinde bulunduğu şartlara bakmaksızın çalışma izni verebileceklerdir.

Sonuçlar: Geçici kabulün şartları aynı kalıyor, ancak bu durumdaki kişilerle ilgili uygulamalar yasa düzeyinde tanımlanmış oluyor.

İsviçre’ye Giriş (Yabancılar Yasası)

Eski Uygulama: Bugüne kadar geçerli olan yabancılar yasası İsviçre’de oturma ve çalışma hakkına sahip olmakla ilgili koşulları genel bir çerçevede tanımlamaktadır, uygulamaya yol gösteren ayrıntılar ise kararnameler yoluyla düzenlenmiştir. İşleyiş, AB üye ülkeleriyle yapılan antlaşmaların bağlayıcılığı zeminine dayandırılmakta, parlamento ve hükümetin izlediği yol buna göre şekillenmektedir. Buna göre, İsviçre iş pazarında AB üye ülkeleri yurttaşlarının serbest dolaşımı hedeflenmekte, kontenjan sınırlamalarının bir takvime bağlı olarak bütünüyle kaldırılması hedeflenmektedir. AB üyesi olmayan ülke yurttaşlarına çalışma ve oturma izni verilmesi ise, yüksek kalifiye ve ekonominin ihtiyaç duyduğu alanlara işgücü teminiyle sınırlandırılmıştır.

Yeni Uygulama: Yeni yabancılar yasası, AB üye ülkeleri yurttaşlarına oturma ve çalışma izni verilmesiyle ilgili düzenlemeleri pratikte kapsam dışında bırakmaktadır, zira bu konu serbest dolaşım hakkının bütün AB üye ülkelerini kapsar şekilde 25 Eylül 2005 tarihinde sonuçları kesinleşen halkoylamasında kabul edilmesiyle kapanmış durumdadır. Yeni yasa, AB üyesi olmayan ülke yurttaşlarının durumunu tanımlamaktadır. Burada yapılan yenilik ise, var olan uygulamanın yasal zemine oturtulmasından başka bir şey değildir. Özetle, AB üyesi olmayan ülke yurttaşlarına çalışma ve oturma izni verilmesi, yüksek kalifiye ve ekonominin ihtiyaç duyduğu alanlara işgücü teminiyle sınırlandırılmıştır. Öte yandan, hükümetin, bu ülkelerden gelecek işgücü için sayı sınırlaması koyması yasal düzeyde de benimsenmiş olmaktadır.

Sonuçlar: Yeni yabancılar yasası, İsviçre’de yaşayan yabancıları AB üye ülkelerinden gelenler ve gelmeyenler olarak sınıflandıran merkezi hükümet politikasını ve kararnameler yoluyla sürdürülen uygulamayı yeni ve üst bir hukuki zemine taşımaktadır.

Entegrasyon (Yabancılar Yasası)

Eski Uygulama: Eski yabancılar yasasında bu noktada net bir çerçeve bulunmadığı için entegrasyonla ilgili çalışmalar, kararname ve yönetmeliklerle düzenlenmektedir.

Yeni Uygulama: Bir oturma ve çalışma izninin verilmesi, bir entegrasyon ya da lisan kursuna gidilmesi koşuluna bağlanabilir. Kantonların entegrasyon ile ilgili sorunlarda muhatap alabilecekleri bürolar oluşturmaları istenmektedir.

Sonuçlar: Yeni yasa, yabancıların İsviçre’deki yaşam şartlarına uyum sağlamaları ve öncelikle yaşadıkları kantonlarda konuşulan dili öğrenmeleriyle ilgili düzenlemelerin yapılması gereğine işaret ediyor.

Aile Birleşimi (Yabancılar Yasası)

Eski Uygulama: Günümüzde kısa vadeli geçici izinlerle ya da öğrenim amacıyla İsviçre’de bulunanların ailelerini getirmeleri mümkün değil. Yıllık olarak yenilenen oturma izni (B Oturumu) sahibi yabancıların ailelerini getirebilmeleri konusundaki karar, yetkililerin takdirine bağlı. Ancak sürekli oturum (C Oturumu) sahibi yabancılar, aile birleşimi hakkına sahipler.

Yeni Uygulama: Yaşadıkları konutları elverişli ve yeterli gelirleri olması halinde, ülkede kısa süreli izinlerle kalanların ve öğrenim görenler de aile birleşimi hakkından yararlanabilecekler. Buna karşın sadece 12 yaşın altında olan çocuklara hemen sürekli oturum izni verilebilecek, bu yaş sınırının üstündeki çocuklar ve gençlere ise yıllık olarak yenilenen oturma iznine sahip olabilecekler.

Sonuçları: Yabancılar yasasının bu maddesi, “Entegrasyonun sağlanması için çocuklar mümkün olduğu kadar erken getirilmeli ve okul yaşamlarının bir kısmını burada tamamlayarak bir meslek öğrenmeleri sağlanmalıdır” şeklinde gerekçelendirilmektedir.

Ülke içi işgücü dolaşımı (Yabancılar Yasası)

Eski Uygulama: Yıllık olarak yenilenen oturma iznine sahip göçmenlerin, yaşadıkları kantonu ya da işyerini değiştirebilmeleri koşullara bağlanmış durumdadır.

Yeni Uygulama: İsviçre’ye kabul edilen yabancılar, mesleklerini kanton ya da işkolu sınırlaması olmaksızın İsviçre’nin her yerinde icra edebilirler.

Sonuçlar: İşgücünün ülke içinde serbest dolaşımı kolaylaştırılarak, serbest pazar ekonomisine uygun bir düzenleme hedeflenmektedir.

Suiistimallere Karşı Mücadele (Yabancılar Yasası)

Eski Uygulama: Yasa dışı yollardan insanları ülkeye sokarak çıkar sağlamak isteyen kişiler üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilmektedir. Yasadışı yollardan ülkeye giriş yapan ya da buna yardımcı olan kişiler, altı aya kadar hapisle cezalandırılabilirler. İsviçre’de oturum sahibi olmak için “sahte evlilik” gibi hileli yollara başvuranlar, bunun anlaşılması halinde kazandıkları hakları kaybederler.

Yeni Uygulama: İlgili makam, şayet “sözde evliliğe” dair bir şüphe var ise, nikah işlemlerini sürdürmeyi reddedebilir. Seyahat belgesi olmayan insanları yolcu olarak kabul eden havayolu şirketleri, taşınan kişi başına 5.000 franga kadar para cezasına çarptırılabilirler ve bu insanların yurtdışı edilene kadar yapacakları harcamaları karşılamak zorunda bırakılabilirler. Yasadışı yollardan, para karşılığı ülkeye insan sokanlar beş yıla kadar hapisle cezalandırılabilecekler.

Sonuçlar: Yeni yasa İsviçre’de oturum sahibi olmak amacıyla yapılan yasadışı girişimler için eskiye oranla genelde daha yüksek cezai yaptırımlar öngörmektedir.

Evrak eksikliğinde işleme başlanmaması (İltica Yasası)

Eski yasaya göre: Bir iltica talebi prensipte sadece, iltica başvurusunda bulunan kişinin, 48 saat içinde kimliğini gösterir belgeleri yetkili mercilere sunmasıyla işleme konulur. Bu koşula uygun olmayan kişilerin başvuruları, ancak, talep edilen evrakı teslim edememeleriyle ilgili kabul edilebilir bir mazeret sahibi olmalarına inanılması ve iltica gerekçelerinin asılsız olduğuna dair belirgin göstergeler yoksa incelemeye alınır.

Yeni yasaya göre: Bir iltica talebi prensipte sadece, iltica başvurusunda bulunan kişinin, 48 saat içinde pasaport ya da hüviyet kartını yetkili mercilere sunmasıyla işleme konulur. Ehliyet ya da doğum belgeleri, bunların sahteleri daha kolay yapılabildiği gerekçesiyle, artık geçerli kabul edilmemektedir. Bu koşula uygun olmayan kişilerin başvuruları, ancak, talep edilen evrakı teslim edememeleriyle ilgili kabul edilebilir bir mazeret sahibi olmalarına inanılması ve iltica gerekçelerinin geçerli olduğuna dair belirgin göstergeler varsa ya da alınan ifadesinden ek araştırılmaların yapılması gereğinin anlaşılması halinde incelemeye alınır.

Sonuçlar:

Günümüzdeki uygulamaya zemin teşkil eden yasanın mantığını, yetkili merciin bir iltica başvurusunu inandırıcı bulmaması halinde, şüpheli bulunan noktaların açıklığa kavuşturulmasıyla ilgili işlemlerin sürdürülmesi yoluyla sonuca ulaşılması oluşturuyor. Buna göre, İsviçre’deki iltica başvurularını değerlendiren yetkililerin işlevi, bir iddiayı geçerli bulmamaları halinde, esas olarak, söz konusu iddianın aksinin ispatı ya da inandırıcı bulunmayan noktaların gerekçeleriyle birlikte açık olarak ortaya konulması kıstasına göre belirleniyor.

Halkoylamasında kabul edilmesiyle yürürlüğe girmesi kesinleşen yeni yasa ise hemen tam tersi bir mantıkla hareket ediyor ve yetkililerin işlevlerini de buna göre tanımlıyor.

Böylelikle, iltica başvurusunda bulunan kişi, iddiasının ispatı ya da bunun karşı çıkılamaz şekilde inandırıcı bulunmasını sağlayacak tüm belgeleri yetkili mercilere sunmakla tek taraflı olarak yükümlü kılınıyor. Kararın sunulan bu belgelere bakılarak verilmesi esas kabul ediliyor.

Buna göre, iltica başvurucusu, iddiasını ispat edebilecek belgeleri sunamadığı durumda “haksız” olarak değerlendiriliyor.

İtiraz işlemleriyle ilgili harcamalar (İltica Yasası)

Eski Uygulama: Bir iltica başvurusunun kabul edilmemesi halinde, bir üst mercide buna yapılacak itirazın işleme konması için herhangi bir ödeme yapılması istenmemektedir.

Yeni Uygulama: İtiraz başvurusunu inceleyecek üst merci, bunu işleme koymak için -kural olarak- 1200 franklık ön ödeme yapılmasını talep edebilecek. İtiraz sahibinin bu ön ödemeyi yapmaması, ancak kabul edilebilir gerekçelere sahip olması halinde kabul edilebilecek ve hukuki süreç başlatılabilecek. Ancak, itirazı inceleyen üst merciin de olumsuz sonuca varması halinde, başvuru sahibi söz konusu işlemlerle ilgili masrafları karşılamakla yükümlü olacak.

Sonuçlar: İsviçre Göç Dairesi, 2005 yılında 2235 itiraz başvurusunu karara bağladı. Bunlardan yaklaşık dörtte birine denk gelen 563’ü kabul edilirken, geri kalanlarında alt merciin kararı benimsendi. Yeni uygulamanın karşılaşacağı en önemli açmazlardan biri, “ret” kararının kesinleşmesiyle birlikte yasal olarak İsviçre’de yaşama ve çalışma hakkı kalmayan iltica başvuru sahiplerinin, kendilerinden talep edilen ödemeyi nasıl yapabilecekleri oluşturuyor.

Sosyal yardımın durdurulması: (İltica Yasası)

Eski Uygulama: Başvuruları ilk yetkili merci tarafından işleme konmama kararı alınan mülteci adaylarına, ulusal fonlardan mali yardımda bulunulmamaktadır. Bu konumdaki kişilerin, sınır dışı edilmek üzere İsviçre’de bekletildikleri kabul edilmektedir. Ancak bu kişilerin, yaşadıkları kantonlarda barınma ve beslenme gibi ihtiyaçlarına dair acil yardım talebinde bulunabilmelerine izin verilmektedir. Uygulamada, kantonlar bu talepleri kabul etmektedir.

Yeni Uygulama: Halkoylamasında kabul edilen düzenlemeye göre de, ulusal sosyal fonlardan yardım, artık sadece başvurunun ilk merciden başlayarak işleme konulması koşuluna bağlanacak; başvuruları işleyen hukuki süreç sonucunda “kesin olarak” reddedilen mülteci adayları bu haktan mahrum bırakılacak. Bu belirsiz ve geçici konumda bulunan kişiler, yine kantonlardan sosyal yardım isteğinde bulunabilecekler, ancak halkoylaması sonuçlarıyla ulusal ölçekte geçerli olan yasal düzenleme, hastalılığı, hamileliği ya da çocuk yaşta olmayı ayrıcalıklı bir durum olarak tanımlamamaktadır.

Sonuçlar: İsviçre Göç Dairesi verilerine göre, 2005’te tamamlanan işlemler yaklaşık 10 bin kişinin İsviçre’yi derhal terk etmesi gerektiğini göstermektedir. Halkoylamasıyla kabul edilen yasal düzenleme, gerekli resmi seyahat belgelerine ya da ülkelerine geri dönüş yolculuğunu gerçekleştirecek mali imkanlara sahip olmayanlarla ilgili bir çözüm sunmamaktadır. Uzmanlar, bunun, İsviçre’deki kaçak göçmen sayısının artması anlamına geleceğini peşinen kabul etmektedirler.


İsviçre basınından özetler: "Yabancılara karşı endişeler galip geldi." >>>

Sonuçlar: Yabancılar Yasası >>>

Sonuçlar: İltica Yasası >>>