snc, sadece günlük haberle

yetinmiyor, İsviçre'deki

önemli gelişmeleri de mercek

altına alıyor.

snc dosyaları >>>

 

Mecliste yasa taslakları üzerine tartışmalar sürerken, sokaklarda

protesto gösterileri vardı. "İsviçre işgücü istedi, insanlar geldi!"

(sayfa fotoğrafları: mazlum kılınç)

 

Ulusal Temsilciler Meclisi, özel gündemle toplandı

İltica yasası sertleştirildi,

yabancılar yasası yaza kaldı

BERN. İsviçre Parlamentosu’nun büyük kanadı Ulusal Temsilciler Meclisi, Mayıs 2004'ün ilk haftasındaki oturumlarında, yeni iltica yasası ve yabancılar yasasını masaya yatırdı. İltica politikasında yeni bir sertleşmeye yasal dayanak sunan pek çok maddeye sahip olan iltica yasası, bütün maddeleri üzerinde görüşmeler ve oylamalar tamamlanarak parlamentonun küçük kanadı Kanton Temsilcileri Meclisi’ne gönderildi. Yabancılar yasası üzerine yapılan ayrıntılı tartışmalar ise, meclisin tüm maddeler üzerine karar almasını engelledi. Yabancılar yasasının oylamaya sunulamayan maddeleri, meclisin haziran ayındaki oturumunda tekrar ele alınacak.

snc türkçe

haber: sevim civil

İltica Yasası

Hızlı bir tempoyla ele alınan yasa, 98'e karşı 49 ve 30 çekimser oyla kabul edilerek Kanton Temsilcileri Meclisi’ne gönderildi. Yasa değişikliklerine karşı oy kullanan milletvekillerinin çoğunluğunu SVP, Yeşiller ve SP üyeleri oluşturdu. Meclisteki hemen bütün oylamalarda karşı saflarda yer alan Christoph Blocher’le birçok solcu parlamenterin, farklı gerekçelerle de olsa, yasaya karşı aynı yönde olumsuz oy kullanmaları ilginç bir gelişme olarak kayda geçti.

Sert tedbiler

Kısmi değişiklikler içeren iltica yasası birçok sert tedbiri de beraberinde getiriyor:

İltica başvurularının işleme konulması için karar süresinin 10 güne indirilmesi ve diğer araştırmaların 3 aylık sürede tamamlanması;

• AB ya da EWR ülkelerine daha önce iltica başvurusunda bulunanların, İsviçre'de iltica talebinde bulunamamaları;

• İltica başvuruları kabul edilmeyenlerin itirazlarını inceleyen komisyonda, üç yerine bir hakimin karar verme yetkisine sahip olması;

• Havaalanlarında iltica başvuruları kabul edilmeyenlerin geçerli olan yasaya göre 30 gün olan itirazda bulunma sürelerinin beş güne indirilmesi;

• İltica başvurusuna olumsuz ilk cevabın gelmesinin ardından, yetkililerin başvuru yapan kişinin geldiği ülkeyle, kimlik araştırma ve yolculuk belgelerinin çıkartılması gibi noktalarda ilişkiye geçebilmeleri ve geri dönme yardımının bu koşula bağlanması.

İnsani nedenlerle geçici oturum

Yukarıdaki katı önlemleri içeren iltica yasası, bu arada insani nedenlerle geçici oturum statüsünü de tanıdı. Buna göre, iltica başvuruları kabul edilmeyenlerden devletler hukukuna göre, ülkelerine geri gönderilmelerinde sakınca görülenlere geçici ya da özel statüde oturum izni verilerek toplumsal ve mesleki uyumlarının sağlanması gözetilecek.

İltica başvurusunda bulunanların, yetkililerle işbirliği yapmamaları halinde hareket özgürlüklerinin kısıtlanmasına dair öneri ise parlamenterlerin çoğunluğu tarafından kabul edilmedi.

Yeni yasayla gelecekte yalnız siyasal nedenlerden dolayı ülkelerini terk etmek zorunda kalanlara değil, örneğin zorunlu evlilik, kadınlarda sünnet gibi nedenlerden ülkelerini terk edenlere de iltica hakkı tanınması ve en azından bu düzenlemeyle, dünya standartlarına uyum sağlanması da planlanıyor.

Yabancılar Yasası

1931 yılından kalan ve İsviçre Hükümeti'ne göre günümüzde birçok eksiklikler içeren yabancılar yasasında yapılması düşünülen değişiklikler, AB ya da EFTA ülkelerine üye olmayan ülkelerden gelenlerin İsviçre'ye alınmalarıyla ilgili koşulların düzenlenmesi, İsviçre'de yaşayan göçmenlerin uyum sağlaması ve yabancılar yasasının kötüye kullanılmasının engellenmesi başlıklı üç ana bölümden oluşmuştu.

İsviçre nüfusunun yüzde 20'sini oluşturan 1,5 milyon göçmeni doğrudan ilgilendiren yabancılar yasası üzerine yapılan ayrıntılı tartışmalar, tüm maddeler üzerine oylamaya gidilmesini engelledi. Böylelikle yabancılar yasasının bir bütün olarak çıkması, meclisin 1-18 Haziran tarihleri arasında düzenleyeceği oturumlara kaldı.

Bu arada, yabancılar yasasının ayrımcılığı körüklediği ve yasal hale getirdiği gerekçesiyle en fazla eleştirilen, göçmenlerin geldikleri ülkelere göre sınıflandırılmasını da içeren madde az bir farkla da olsa kabul edildi. Böylelikle, AB ve EFTA’ya üye olmayan ülkelerden gelen ve yabancı statüsündeki toplam nüfusun yaklaşık yarısını oluşturan göçmenler, yasa metniyle de diğerlerinden açıkça ayrılmış oldu. AB ve EFTA’ya üye olmayan ülkelerden İsviçre’ye işgücü göçü çok özel koşullara bağlandı.

AB ya da EFTA’ya üye olmayan ülkelerden gelenlerin İsviçre'ye kabulü

AB ve EFTA'ya üye ülkelerin yurttaşları için ikili anlaşmalar çerçevesinde serbest dolaşım söz konusu iken, diğer ülkelerden sadece yönetici kadrolar, uzmanlar ya da örneğin tarım, inşaat, sağlık hizmetleri ve turizm gibi alanlarda "özel işler için gereken işgücü" kapsamında değerlendirilen elemanlar İsviçre'ye gelebilecekler. Ancak, öncelik yurtiçi, AB ve EFTA alanlarından gelenlere verilecek. Esasında 1998 yılından itibaren yönetmeliklerle uygulamada olan bu sistem, 75'e karşı 79 oyla kabul edilerek yasal zemine oturtulmuş oldu.

Öte yandan, aile birleşimi olmaksızın 6 ay süreyle yeni bir mevsimlik işçi statüsünü öngören ve yabancı sayısının sınırlandırılmasını savunan önergeler ise reddedildi. Bu arada yasal bir izne sahip olmadan İsviçre'de yaşayanların oturum başvurularının daha titiz bir incelemeyle işleme konmasına yönelik önerge ise kabul edildi.

Hükümet ve komisyon eleştirildi

Ulusal Temsilciler Meclisi’nde uzun tartışmalara yol açan yabancılar yasa tasarısını hazırlayan komisyon ve hükümet, parlamenterlerce eleştiri yağmuruna tutuldu. Görüşmelerin uzaması ve tasarının tümü üzerine yapılacak oylamanın haziran ayındaki oturumlara kalmasında, ön çalışmaların gereğince yapılmamasının önemli payı olduğu çeşitli eleştirilerin ortak noktalarından biri oldu.

Mayıs 2004: Protesto gösterileri

Tüm İsviçre'ye yayılan protestolar, ilginç görüntülere de sahne oldu.

Basel'de Polis ve Ordu Bakanlığı'nın önünü bloke eden göstericilere polis

müdahale etmedi...

2003 yılsonu

rakamlarına

göre

İsviçre'de

yaşayan

yabancı

sayısı:

AB ve EFTA alanından: 

830 bin 486

İsviçre'de

doğanlar: 

211 bin 652

Diğer ülkeler:

640 bin 547

İsviçre'de

doğanlar: 

134 bin 568

İlticaya

başvuranlar:

64 bin 652

Geçici oturuma

sahip: 

24 bin 467

Yabancılar ve ilticacılar yasa tasarıları mecliste görüşülürken protestolar sürdü:

“Bizsiz olmaz“ – 

“Ohne uns geht nichts“

Yeni yabancılar ve ilticacılar yasa tasarıları, Ulusal Temsilciler Meclisi’nin 3-7 Mayıs tarihleri arasındaki oturumlarında görüşülüp maddeler üzerinde oylamaya gidilirken, İsviçre, çeşitli protesto gösterilerine sahne oldu. Göçmenlerin ve ilticacıların haklarına yönelik yeni kısıtlamalara karşı çıkılan gösterilerin en büyüğü, 4 Mayıs’ta, merkezi bir koordinasyonla İsviçre’nin 14 büyük kentinde düzenlendi. Hükümet binaları ve yabancılar polis müdürlüklerinin önünde gerçekleştirilen uyarı eylemlerine İsviçreli ve göçmenlerden oluşan binlerce protestocu katıldı.

haber: mazlum kılınç

BASEL. “Ohne uns geht nichts” (Bizsiz olmaz) koordinasyonu ve sendikaların çağrısıyla organize edilen “4 Mayıs Eylem Günü”nde, sendikaların, insan hakları kuruluşlarının, hümaniter kurumların, dernek ve partilerin önerilerinin yeni yasa tasarıları şekillenirken parlamentonun ilgili komisyonca dikkate alınmaması kınandı. Parlamentoda tasarılar üzerine süren görüşmeleri bir aldatmaca olarak niteleyen sözcüler, SVP başta olmak üzere sağ partilerin, yabancıların ve ilticacıların haklarına yeni kısıtlamalar getirilmesiyle ilgili kararlarını çok önceden vermiş bulunduklarını dile getirdiler.

Amaçlarının parlamenterleri sağduyuyla ve insani değerlere bağlı düşünmeye davet etmek olduğu kadar, halkın da dikkatini çekmek olduğunu belirten eylem temsilcileri, gerici partilerin gerçekleri çarpıttıklarını, sürekli olarak yabancıları hedef göstermelerinin hiçbir mantıki ya da haklı yanının olmadığına dikkat çektiler.

Basel’de Polis ve Ordu Bakanlığı önünde blokaj

İsviçre'nin çeşitli kentlerinde yapılan gösterilerin en ilgi çekici olanlarından birine Basel tanıklık etti. Yabancılarla ilgili işlemlerden sorumlu Polis ve Ordu Bakanlığı ile ona bağlı büroların çalıştığı binanın bulunduğu sokak çeşitli sivil toplum örgütlerinin çağrısıyla bir araya gelen yaklaşık 300 kişilik topluluk tarafından bloke edildi. Çıkarılmak istenen yeni yasaları insan haklarının ihlali olarak niteleyen göstericiler adına konuşan Baselland Sendikalar Birliği Başkanlık Kurulu Üyesi Daniel Müngel ve birleşme kararı alan SMUV, GBI ve Unia adına Sendika Yönetim Kurulu ve Göcmenler Komisyonu Üyesi Gülşen Kılınç, göçmenlerin İsviçre açısından varlıklarının kaçınılmazlığını vurgulayarak parlamentonun görevinin hakların daha da kısıtlanması değil, tersine genişletilmesi olduğunu ifade ettiler.

Daha sonra, hükümet binasının önünden Claraplatz’a doğru yürüyüşe geçen topluluk, burada yapılan konuşmalarla eylemlerini sürdürdüler. Göçmen derneklerinden TIPI ve Gökkuşağı adına söz alan konuşmacılar, gerici partiler tarafından konunun sürekli saptırıldığını ve göçmenlerle yerli halk arasında yapay sorunlar yaratılmak istendiğini, böylelikle de zaten kısıtlı olan hakların iyice budanmak istendiğine dikkat çektiler.

Göstericilerin talepleri

“Bizsiz olmaz” koordinasyonu üyesi Anni Lanz, eylemler sonrasında yaptığı durum değerlendirmesinde, “İsviçre’de binlerce insanın katıldığı bu çok anlamlı protesto gösterileriyle verilen mesajı, umarız parlamenterler de anlamıştır. Aksi taktirde eylemlerimize devam edeceğiz” dedi.

Özellikle aile birleşiminde görüldüğü gibi Avrupa Birliği’ne üye olan ve olmayan ülke vatandaşları arasındaki farklı uygulamaların kaldırılması gerektiğini belirten Anni Lanz, ayrımcılığın her çeşidine karşı olduklarını somut taleplerini şöyle sıraladı:

• Çalışmak isteyen göçmenlere bulundukları konuma göre, bütün iş alanları açık olmalıdır.

• Çifte sömürüye ve tehlikeli iş şartlarına karşı önlem alınmalıdır.

• İşkolu değiştirmenin önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır.

• Bayan göçmenlerin seks pazarında kullanımına karşı önlemler alınmalıdır.

• Burada yaşayan herkesin, kendisi ve ailesi için yaşam hakkının olduğu kabul edilerek, oturum izinleri ellerinden alınmış yabancıların (Sans Papier) sorunlarına toplu bir çözüm getirilmelidir.

• İşsizlik, malulen emeklilik, sosyal yardım, ayrı yaşama, boşanma ve emeklilik gibi durumlarda İsviçre’de kalma hakkı garanti altına alınmalıdır.

• Oturma izni, belli durumlara bağlı olarak verilememeli. Kısa süreli oturma izinleri süresiz oturma iznine çevrilmelidir.

• Göçmenlerin çeşitli nedenlerle İsviçre’yi terk etmeleri halinde, gerektiğinde tekrar geri dönebilmeleri garanti altına alınmalıdır.

• Göçmenleri sanık yerine koyan ceza kanunları kaldırılmalı ve oturma izinleri ellerinden alınanlar, mülteciler ve onlara yardımcı olanlar kovuşturmaya maruz kalmamalıdır.

• İltica talepleri değerlendirilirken, İsviçre’ye geliş yolu ya da yolculuk belgesi dikkate alınmamalıdır.

 

 
 
 
 

 

 

 
 

 

 

 

Gösterilerden: Sendikalar niçin karşı?:

       

GBI, SMUV ve Unia sendikaları adına Gülşen Kılınç’ın

Basel'de yaptığı miting konuşması

Sevgili arkadaşlar

Bugün parlamentoda özel oturumlar başlıyor.

Politikacılar Bern’de yeni yabancılar yasası ve ilticacılar yasası üzerine tartışmalar yapacaklar.

70 yıldan sonra eski yabancılar yasası tümüyle değiştiriliyor. Parlamenterler hatalardan ders çıkarma ve onları düzeltme şansına ve imkanına henüz sahipler.

Peki hükümet ne yaptı?

Merkezi öneriler için, yabancı kuruluşları, sendikaları ve sol partileri hiçe saydı, düşüncelerini sormadı ve bunları dikkate almadı. Halbuki çıkarılacak yeni yasalar en çok bu kesimleri ilgilendiriyor ve en çok bu kesimler etkilenecek.

Durum böyle olmasına rağmen bu kesimler dikkate alınmadı.

İsviçre’deki göçmenlerin yüzde 40’ı aşkın bir kesimi, Avrupa Birliği’ne üye olmayan ülkelerden geliyor. Yeni yasa, uzun yıllardır İsviçre’de yaşayan ve çalışan bu insanları doğrudan ilgilendiriyor. Yasa tasarısı hazırlanırken hükümetin bu önemli gücü ciddiye almadığı açık.

Evet, yasa tasarısı bu şekliyle, yabancılara “hoş gelmediniz” demektedir.

Sevgili bakanlar ve milletvekilleri, bu mu sizin entegrasyon (uyum) politikanız?

Bizleri 2. sınıf insan konumuna koyan böyle bir yasaya karşıyız. Yabancılar, bu yasalarla, yazılı olarak 2. sınıf insan konumuna getiriliyor.

Biz sendikalar, İsviçrelilerin sahip olduğu tüm hakların yabancılara da tanınmasını talep ediyoruz.

Yeni yabancılar yasasının esas karakteri ve özü yabancı düşmanlığı içeriyor. Bu yasayla İsviçre'de yaşayan tüm yabancılar olumsuz yönde etkileneceklerdir.

Yeni yabancılar yasası ayni zamanda yalan şerbeti ile yoğrulmuştur. AB üyesi olmayan ülkelerden gelenlere sınırlar resmi olarak kapatılıyor. Sadece yüksek meslek sahibi olanlar İsviçre’ye gelip çalışabilecekler. Sadece AB ülkelerinden eğitimli insanların gelmesi ve çalışması isteniyor.

Bir şey kesin:

Endüstrinin ihtiyaç duyduğu alanlarda çalışan insanlar artık legal olarak tutulamayacağından, illegal olarak getirip çalıştıracaklar.

Yalan söylüyorlar. AB üyesi olmayan ülkelerden sadece yüksek meslek sahibi insanları istiyorlar. Ve hiç bir sosyal hakkı ve oturumu olmayan yabancılar istiyorlar. Yasalar bu şekilde yeni kağıtsızları, kaçak işçileri yaratacaktır. Sadece AB ülkelerinden eğitimli personel istenmiyor, aynı zamanda yabancıları oturumsuz çalıştırarak var olan haklar da ortada kaldırılmak isteniyor.

Yasadaki geçici oturum müsaadesi, bize nahoş sezon işçiliği statüsü dönemini hatırlatıyor. Bu kuralsızlık dönemine tekrar dönülmek isteniyor.

Bunun için tüm çalışanlar olarak, yabancıların hakları için mücadele etmeliyiz. Sadece birlik olursak  bir şeyler elde edebilir ve başarırız. Bu ülkede yabancıların, İsviçre’deki zenginliğin ve  refah denen servetin yaratılmasındaki belirleyici yeri ve konumunu artık göstermeliyiz. Yalnız  birlik olursak başarırız ve bu ülkede resmi olarak tanınırız. Biz İşçi temsilcileri, yabancıların hakları için mücadeleyi, tüm çalışanların hakları için mücadele olarak görüyoruz. İsviçre pasaportuna sahip olalım ya da olmayalım, hepimiz hep birlikte haklarımıza sahip çıkmalı ve haykırmalıyız: 

Ohne uns geht nicht! Bizsiz olmaz!

Hepinizi sevgiyle selamlıyorum.

Arşivden: İltica yasası: Nereden nereye?

 

 

İltica yasasındaki değişiklikler:

1981-2004

Yasalarının çok uzun sürelerle yürürlükte kalmasıyla ün yapan İsviçre’de, tek istisnanın iltica alanında olduğunu söylemek fazla yanlış olmaz. İltica yasasında 1981 yılından bu yana yapılan değişiklikler o kadar fazla ki, bunu başka hiçbir konuyla benzeştirmek mümkün değil. Geçtiğimiz günlerde parlamentonun büyük kanadında yeniden değiştirilen iltica yasasının 23 yıllık hızlı serüvenine birlikte kısaca göz atalım.

arşiv çalışması: sevim civil

• 1981 • 1981 iltica yasasına göre, her kim ülkesinde ırkı, dini, milliyeti, sosyal kimliği ve siyasal görüşleri açısından ciddi hasarlara uğruyorsa İsviçre'de iltica başvurusunda bulunabilir.

İltica yasasında 1984'te yapılan kısmi değişiklikle iltica işlemlerini hızlandırıldı ve ilticaya başvuranların çalışma haklarına kısıtlamalar getirildi.

• 1988 • Bir diğer değişiklik 1988 yılında yapılarak iltica başvurusunda bulunanların zorunlu olarak bir merkezde toplanması ve 30 güne kadar sürebilen nezaret altına tutulmaları mümkün kılındı.

• 1990 1990'da iltica yasasına yapılan bir başka değişiklik ise "safe-country" yani "güvenli ülkeler" kuralını beraberinde getirdi. Buna göre, güvenli olarak nitelenen ülkelerden gelenlerin iltica başvurularının işleme konma zorunluluğu ortadan kalktı.

• 1995 • 1995’te iltica başvuruları kabul edilmeyen ve "riskli" olarak tanımlanan kişilerin nezaret altında tutulmalarını mümkün kılan yasal düzenleme uygulamaya girdi.

• 1998-1999 • 1998 ve 1999 yıllarında savaş bölgelerinden gelenlerin İsviçre'ye kabul işlemlerinde bazı kolaylıklar sağlanırken, 1999 yılında geçerli belgeleri olmayanların başvurularının işleme konmaması ve sosyal yardımların yeniden düzenlenmesi gibi yenilikler getiren yasa değişikliği referandumda seçmenlerin yüzde 70’i tarafından kabul edildi.

• 2003 • 2003 yılı hükümet tasarruf programı çerçevesinde yapılan kısıtlamalarla, iltica başvuruları işleme alınmayanlar için kantonlara yapılan sosyal yardım kesildi. Böylelikle ilticaları kabul edilmeyenler, artık kendi sorumlulukları dahilinde İsviçre'yi terk etmek zorunda bırakıldılar.

Ve 2004

• Son olarak, parlamentonun büyük kanadı, 3-7 Mayıs tarihlerindeki oturumlarında, aslında dolaylı olarak 2002 yılında SVP tarafından halkoylamasına sunulan ve az bir farkla kabul edilmeyen "iltica hakkının kötüye kullanılması" inisiyatifine karşı öneri olarak ortaya çıkan yeni iltica yasa tasarısı üzerine görüş bildirmiş oldu. Sayfalarımızda ilgili maddeleriyle tanıtılan yeni iltica yasası, parlamentonun küçük kanadı tarafından da bu haliyle benimsenirse, İsviçre yeni sertlikler içeren yeni bir iltica politikasına sahip olmuş olacak. Bundan böyle İsviçre’ye iltica etmek, daha da güç bir hale gelecek.