|
Dil
sosyal iletişimde ne ölçüde ne önemli?
Çeşitli
lisan okullarınca Basel Şehir Tiyatrosu’nda düzenlenen
sempozyumda, «Almanca öğrenmek, niçin?» konusu ele alındı.
snc
sevim civil
foto:
mehmet gürz
Bazı
göçmen örgütleriyle Almanca kurs öğretmenlerinin de katıldığı
toplantının açılış konuşmaları, Basel Şehir Tiyatrosu Müdürü
Michael Schindhelm ve hükümet üyesi Jörg Schild tarafından
yapıldı. İsviçre Yabancılar Komisyonu Başkanı Francis
Matthey ve göçmen yazar Dragica Rajcic’in verdiği
bilgilerin ardından, Dr. Rebecca Ehret’in yönettiği açık
oturumda, göçmenlik ve yaşanılan ülke lisanının öğrenilmesinin
önemi üzerine fikir alışverişinde bulunuldu. Sempozyum, Basel
Entegrasyon ve Göçmenlik Daire Başkanı Thomas Kessler’in «aile
ve çocuk politikasında yapılması gereken reformlar» konusunu
da ele aldığı kapanış konuşmasıyla tamamlandı.
Jörg
Schild: «Entegrasyon bir alışveriş süreci »
Sempozyumun
açılış konuşmasında, «Basel kenti ve toplumuna yakından
bakıldığında başarılı bir entegrasyon tablosunun ortaya çıktığına»
değinen Jörg Schild, «bu noktada Basel futbol takımının oluşumunun
ya da politikadaki isimlerin hatırlanmasının yeterli olacağını»
ifade etti. «Kendisinin de Baselli olmadığını, Bern
Oberland’dan geldiğini» anlatan Schild, «yaşayan mutfak kültürünün
dahi Basel göçmenlik ve uyum tarihinin bir aynası olduğunu ve
onu yansıttığını» sözlerine ekledi.
«Entegrasyonun
karşılıklı gerçekleşen bir alışveriş süreci olduğuna ve
göçmenlerin kültürleri üzerine bilgi sahibi olunmasının
gerekliliğine» vurgu yapan Schild, «kendilerinden önceki kuşakların
göçmenlikle ilgili sorunları devlet koordinasyonu olmaksızın
çözdüklerini, şimdiki kuşağın ise kapsamlı bir çalışma
yürüterek bunu başarması gerektiğini» belirtti.
Basel
Polis ve Ordu Bakanı Schild, «20 yıl önce uygulanan göçmenlik
politikasında eksiklikler vardı. İsviçre’ye gelenler kendi
başlarına bırakıldı. Eski günahların giderilmesi ve yeni
gelen göçmenlerin başarılı bir şekilde buraya ayak
uydurmalarının sağlanması doğrultusunda yürütülen çalışmalar
için göçmen örgütlerine ve lisan kursları
düzenleyenlere yürekten teşekkür ederim» diyerek konuşmasını
noktaladı.
Yabancılar
Komisyonu Başkanı Matthey:
«Dil
yine de en önemli iletişim aracı»
«Anlaşıldığı
gibi, benim ana dilim de Almanca değil ve bundan dolayı bu konu
benim açımdan da büyük bir önem taşıyor. Her ne kadar
zorlansam da, umarım düşüncelerimi anlaşılır bir şekilde
ifade edebilirim».
Sempozyuma,
«dilsel iletişim olanaklarının desteklenmesi ve göçmen örgütlerinin
rolleri» konusunda bilgi sunmak amacıyla katılan İsviçre
Yabancılar Komisyonu Başkanı Francis Matthey, yukarıdaki sözlerle
başladığı konuşmasına şöyle devam etti:
«Toplumumuzda
dil önemli bir iletişim aracı olarak ele alınıyor. Ancak, bu
yetersiz bir ifade. Hepimizin bildiği gibi konuşulan dili
anlamadığımız durumlarda, el hareketlerimiz ve mimiklerimiz
aracılığıyla anlaşabiliyoruz. Bazı durumlarda ise bir lisanı
konuşamadığımız halde, onu yeterli bir şekilde
anlayabiliyoruz.»
Matthey,
«dilin yine de en önemli iletişim aracı olduğunun unutulmaması
gerektiğini» vurgulayarak, «Yapılan anketler, Avrupa Birliği’ne
üye ülke yurttaşlarının sadece üçte birinin, başka bir
dilin, başka bir AB ülkesinde yaşamanın önünde engel oluşturmadığını,
çoğunluğun ise aksi yönde düşündüğünü gösteriyor»
dedi.
«AB
ülkelerindeki araştırmaların, AB dışından gelen göçmenlerin
yeni bir dile karşı isteksiz olduklarını göstermediğini»
dile getiren Yabancılar Komisyonu Başkanı, «dünyada tek dilli
Avrupalılara göre çok sayıda insanın iki ya da çok dilli
olduğunu» hatırlattı.
«Dil
bir entegrasyon aracı»
«Yaşanılan
ülkenin lisanına hakim olmanın entegrasyon sürecinde en önemli
araçlardan biri olduğunu ve bunun belediye, kanton ve İsviçre
düzeyinde herkes tarafından kabul gördüğüne» dikkat çeken
Matthey, «İsviçre’de ikinci bir dil öğrenmek için bir başka
dilin konuşulduğu bölgelere gidilmesinin eskiden çok yaygın
olduğunu, günümüzde ise bu geleneğin giderek yok olmaya yüz
tuttuğunu üzülerek gözlemlediğini» aktarırken de şu örneği
verdi:
«Basit
bir işçi olan babam, 50 yıl önce yaşadığı Fransızca konuşulan
bölgeden, salt Almanca öğrenmek amacıyla ayrılmış. Bir yıl
Almanca konuşulan bölgede yaşamış. Ben ise ne yazık ki, böyle
bir olanağa sahip olamadım ve Almanca konuşmakta halen zorlanıyorum.»
İsviçre
Yabancılar Komisyonu Başkanı, konuşmasını dilin önemiyle
ilgili, «Çok sayıda lisana hakim olmak demek, farklı dillerde
kendini ifade edebilmenin dışında, esnek ve yetkin bir şekilde
çeşitli sosyal alanlarda bulunabilme ve farklı düşünce ve
hareket noktalarını anlama yeteneğini de beraberinde getiriyor»
sözleriyle tamamladı. |